Cuma, 1 Nisan 2011

Kommentar
Yine İslam Din Dersi

Almanya, göçmenlikten çıkarak artık yerleşik hale gelmiş milyonlarca Müslümanın varlığına rağmen, İslam’ın Almanya’yaait olup olmadığını tartışırken, devletin resmî okullarında İslam din dersleri verme yarışına girmekten de çekinmiyor. Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları eyaletler, varlığını bir türlü kabullenemedikleri Müslümanların çocuklarına dinlerini öğretme çabasında bulunuyor. Bu bağlamda, Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyaleti, Şubat ayında, mevcut uygulamayı biraz daha ileriye götürmek isteyen bir program açıkladı. Bu programla ilgili bir bildiri Müslümanları temsilen Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) üyelerinin de imzasıyla yayınlandı.

 

Eğitim Bakanı Sylvia Löhrmann’ın imza attığı bildiri sonrasında kamuoyundaki algı ile gerçekler arasında ise önemli farklar var. Kamuoyu bildiriyi, Kuzey Ren Vestfalya’da “Anayasa’nın öngördüğü ilkeler” çerçevesinde atılan önemli bir adım olarak değerlendirmeye başladı. Fakat yine de, bildiriye imza atıp programı destekleyeceklerini bildirmelerine rağmen KRM üyelerinin endişeleri de bertaraf edilmiş değil. Aslında ortak imzalı açıklama, konu ile ilgili olarak Müslüman cenah ile bakanlık arasındaki ihtilafı tesbit ediyor.

 

Aslına bakılırsa, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’ndeki Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyonunun bu yeni çalışması Hristiyan Demokratlar’ın programının yalnızca gündem takvimine alınmış olmasından ibaret. Dahası, bu yöndeki bir çalışma 1. Alman İslam Konferansı’nda ve 2008 yılında aynı bakanlık ile yapılan görüşmelerde de gündeme gelmiş, fakat Müslüman temsilciler böyle bir uygulamayı kabullenemeyeceklerini açıkça bildirmişlerdi. Zira bu konsept, Welt am Sonntag gazetesinde Till-R. Stoldt’un da yazdığı gibi, İslamî kuruluşların, anayasada tarif edilen bir “dinî cemaat” olarak kabul edilmesini öngörmüyor. Stoldt, NRW ile İslamî cemaatler arasındaki görüşme sonrasında böyle bir kabulün gerçekleşmeyeceği konusunda siyasal partilerin hepsinin de görüş birliğinde olduklarına vurgu yapıyor1.


İslamî kuruluşları endişelendiren ana konu, NRW eyaletinin, anayasal çerçevede İslam din dersleri verilmesine imkân tanımak için, din derslerini düzenleyen NRW Okul Kanunu’nun 31. maddesinin yanına geçiçi bir madde ekleyerek, eyaletteki okullarda Müslüman çocuklara İslam din dersleri vermek istemesidir. İslamî kuruluşlar (KRM üyeleri) devletin yürüttüğü politika bağlamında siyaseten henüz bir dinî cemaat olarak kabul edilmedikleri için, oluşturulacak olan bir Danışma Kurulu (Beirat)devletle muhatap olacak. Bu geçici süreç sonrasında ise KRM üyelerinin fiiliyatta var olan dinî  cemaat statüsünün devlet tarafından kabullenilmesi ise belirsiz. Bu da, verilecek olan din derslerinin anayasal temellerini, Müslümanları razı ederek by-pass etme anlamına geliyor. Bu anayasal dayanağın böylece aşılması ise, pratikte, devlet kurumlarının dini şekillendirmeye çalıştığı bir durumu ortaya koyacaktır. Ki bu da, önemli bir anayasa hukuku problemi doğuracaktır.


Almanya Anayasası’na göre, okullarda verilecek olan din derslerinin içeriği, dinî cemaatlerin düsturlarına göre belirleniyor. NRW’de planlanan geçici bir düzenleme ile bu ilke, Müslümanlar için askıya alınıyor. Dolayısıyla, dinler karşısında tarafsız olması gereken devlet, İslam dini söz konusu olunca, taraf haline gelmiş oluyor. Kısacası İslam, hukuken diğer dinlerle eşit görülmüyor. Hâlbuki, devletin dinler karşısındaki tarafsızlığı/nötraliteliği İslam dini ve Müslümanlar için de geçerli olmak durumundadır2Anayasanın dinler arasındaki bu eşitlik ilkesinin siyaseten ve fiilen kabullenilmemesinden dolayı, Müslümanların, İslam din dersleri konusundaki endişeleri de ortadan kalkmayacaktır. Zaten aynı eyalet, çok sayıdaki okulda Müslüman çocuklara, anayasaya tam ters bir şekilde geçici proje adı altında on senedir İslam din dersi vermektedir.


Her ne kadar, hükümetle muhatap olmak üzere NRW’de oluşturulacak olan Danışma Kurulu üyelerinin KRM onayı ile tesbit edileceği ortak açıklamada vaad edilmiş olsa da, anayasal güvenceden yoksun olacak bir uygulama, devletin, Müslümanların din anlayışına müdahale imkânını da kolaylaştıracaktır.

Müslümanların endişelerini izah etme bakımından, bu arada, devlet okullarındaki din dersleri uygulamasındaki geçerli kuralları da değerlendirmekte fayda vardır. Almanya’da din dersleri, aynı dinî anlayışa sahip üyelerin oluşturduğu dinî cemaatler ile birlikte verilir. Öğretmenler de öğrenciler de, dinî cemaatin dinî anlayışına sahip biri olarak bu dersleri verir ve katılırlar. Müfredat bakanlık ile dinî cemaatin prensiplerine göre  düzenlenir; fakat, burada devlet, dinî konuların içeriğine müdahale etmez. Dolayısıyla, devlet veya okul, müdahil taraf değil, anayasaya göre verilecek olan din derslerine uygulama imkânlarını sunan ve icrasını yapan bir organdır. NRW’nin yeni programında, devletin İslamî kuruluşları dinî bir cemaat olarak kabullenmesi söz konusu olmadığına göre, burada sayılan geçerli kuralların pratiğe dökülmesinde oluşacak olan problemlerde, devleti kurallara uymaya zorlayacak hukukî bir dayanak da söz konusu olmayacaktır. Üstelik Bakanlık, KRM üyesi İslamî cemaatlerin, din derslerinin verilebilmesi için zorunlu şart olan dinî cemaatlik statüsünü de kabullenmek istemiyor. Bakanlık bu kuruluşları sadece, dinî cemaat olma yolunda olan kuruluşlar olarak görüyor. Bu da, okullardaki din derslerinde Müslümanların din algısının dikkate alınmayacağı yönündeki endişelerimizi artırıyor.


Bu şekilde derin anayasal problemlerin yaşanma ihtimali olan bir projenin uygulanması, Müslümanların da devlete olan güvenini sarsacaktır. Zira Müslümanlar, devletin gerekli görmesi halinde, ileride daha hangi alanlarda ne kadar istisnaî bir hukukî zemin hazırlayıp hazırlamayacağından emin değildir. Çünkü, yabancılar, güvenlik politikaları, helâl et kesimi ve hayvanları koruma yasası gibi pek çok alanda, genel geçer hukukî kuralların Müslümanlar aleyhine hükümler getirecek şekilde değiştirilmesi örnekleri ortada iken, Müslümanların bu ülkeye ait olduğunu kabullenemeyen CDU’nun programının uygulunmasından öteye gitmeyen bu yeni programın Müslümanlara güven telkin etmesi mümkün değildir.

 

 

1  www.welt.de/print/wams/nrw/article12798175/Eine-Chance-fuer-den-Islam.html

http://www.faz.net/


Camia Sayı 19

Perspektif Haziran 2013

Sabah Ülkesi Nisan 2013

Üyelik

İslam Toplumu Milli Görüş'ün ve www.igmg.de sitesinin çalışmalarına destek vermek istiyormusunuz? Ekteki Üyelik Formu'nu doldurup imzaladıktan sonra, bize göndermeniz yeterli.

 

Startet den Datei-DownloadÜyelik Formu.PDF

Social Networks


Anasayfa Arama Künye Intranet Sayfa Agaci