Cemiyet Haberleri

IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan’ın Mevlid Kandili Mesajı

08 Nisan 2006

9 Nisan Pazar gününü, 10 Nisan Pazartesi gününe bağlayan gece, lisanımızda Mevlid Kandili diye bilinen, Peyygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav)’in doğum günü olması itibariyle, İGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan bir tebrik mesajı yayınladı. Karahan mesajında özetle şunlara dikkat çekti: “Hakkında Cenab-ı Hakkın: “(Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” “Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O’nun gücüne giden, size pek düşkün, mü’minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.” buyurduğu Peygamber Efendimiz (as)’a başta biz olmak üzere bugün yine bütün insanlık muhtaçtır. Rabbimiz Teala hz.leri, O’nu bütün âlemlere ve özellikle akıl sahibi varlıklara bir rahmet olarak göndermiştir. Çünkü O, iyilik ve kurtuluş yolunu göstermiş; her iki dünyada mutluluk getiren dini öğretmiş ve bütün âlem bundan istifade etmiştir ve de istifade edecektir. Ancak O’ndan uzak duran ve nura karşı gözlerini kapatan bedbahtlar olmuştur ve de olacaktır.

Hz. Muhammed’in -salât ve selâm üzerine olsun- rahmet olması itibariyle getirmiş olduğu din, hem kendi toplumu için, hem de ondan sonra, tüm insanlık için, rahmet kaynağı olmuştur. Dolayısı ile bütün insanlık, isteyerek veya istemeyerek bilinçli ya da bilinçsiz, Hz. Muhammed (sav)’in getirdiği sistemden etkilenmiştir. Bu rahmetin gölgesi halâ devam etmektedir. Bugün insanlık her zamankinden çok bu rahmeti duyumsamaya muhtaçtır. Çünkü insanlık, büyük bir bunalım ve şaşkınlık içinde yaşamaktadır. Madde hırsının bataklığında, savaşların cehenneminde kıvranıp durmaktadır. Kalpler ve ruhlar adeta kaskatı kesilmiştir.

İşte insanlığın böyle bir rahmet ve şefkat elçisine her zamankinden daha çok muhtaç olduğu bir dönemde, O’nun değer ve kıymetini takdir edemeyen bahtsızlar da vardır. Tarih boyunca bunlara rastlanmış ve O’nun şanı ile mütenasip olmayan durumlar söz konusu olmuştur. Ama O’nun şeref ve şanına en küçük bir halel gelmediği gibi, O’na saldırma talihsizliğinde bulunan insanlar için de rahmet olmaya devam etmiştir.

Eğer O’nun getirdiği nizam üzerinde selim akılla düşünülürse, en son örneğini densiz ve edepsiz karikatür krizi ile yaşadığımız, bu çirkin saldırıları, bizim Peygamberimiz hak etmiyor. Hem bu densizliklere son vermek, hem de evvela biz müslümanlar olarak O’nu daha iyi tanımak ve getirdiği hayat nizamını iyice özümsemek için, hem de O insanlık güneşini insanlığa daha iyi tanıtmak üzere, doğum gününe denk gelen nisan ayının tamamını O’nu tanıtıcı proğramlarla süsledik. Adına “Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (as)” dediğimiz bir proğramlar dizisi hazırladık. Efendimiz (as)’ı yazılı ve görsel çeşitli yayınlarla tanıtacağız; diğer taraftan ilim adamlarımızın hazır bulunacağı konferanslarla bilgilerimizi yeniden tazeleyeceğiz, Kur’an Ziyafetleri ile yeniden hayat bulacağız.

Bugün yeryüzünde insanlık onuru ile bağdaşmayacak olaylar yaşanıyor. Hergün hepimiz bunlara yenilerinin eklenişine şahitlik ediyoruz. Aydınlanma çağı diye iddia edilen bu dönemde bile, hakkın, adaletin ve hürriyetin hançerlendiği, mal, can, nesil, akıl ve din emniyetinin büyük yaralar aldığı bir zamanı yaşıyoruz. Barış ve insan haklarına saygı sözleri her ne kadar dillerden düşmese de insanlığın büyük bir kısmı maalesef bunlardan gereği gibi nasiplenemiyor. İnsanlığın bir kısmı, adına barış ve insan haklarını yerleştirme mücadelesi denilen, zulüm savaşlarıyla adeta beraber yaşar hale gelmiştir. Diğer taraftan insan, kendine bile yabancı ve yalnız, hemcinslerinden uzak, biri diğerini anlama yerine, önyargı ile mahkum etme yarışında. Biz kimden gelirse gelsin, kimi hedef alırsa alsın, ne adına olursa olsun ve ne biçimde yapılırsa yapılsın her türlü zulmün ve terörün karşısındayız.

Müslüman olmak bize, sadece zulüm karşısında durmayı değil, adaletin tesis edilmesi için çalışmayı da bir görev olarak yüklemektedir. Ayrıca söz düzeyini aşıp, emek ile, iş ile yeni bir hayat kurma gayretini de İslam, bizden beklemektedir. Bugün biz karşı olduklarımızı sayıp dökerek sorumluluklarımızdan kurtulamayız. Slogan düzeyinde çıkışlarla dünya karşısında bir yer edinmeye çalışmak, bizi amaçlarımızın çok uzağına iter. Milli Görüşçü olmak bize, hayatın tam da kendisi olma görevini yüklemektedir. Bizler yaşadığımız toplumun dışında olamayız. Yaşadığımız toplumun dışında olmak demek, hayatın dışında olmak demektir.

Bütün din kardeşlerimin mübarek kandil gecesini tebrik eder, bu mübarek gecenin bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını, Rabbimiz Teala Hz.lerinden niyaz ederiz.

Yavuz Çelik Karahan
IGMG Genel Başkanı