Mayıs 2014 - page 47

47
MAYIS 2014 • SAYI 231 •
PERSPEKTİF
*François Foret, Avrupa Araştırmaları Jean Monnet Kürsüsü
ve Libre de Bruxelles Üniversitesi Siyasal Bilimler profesörü-
dür.
Avrupa Birliğinin yetkilerinin ge-
nişlemesi ve birlik hakkında sıkça
tartışılan “demokrasi açığı”, Avrupa
Birliği’nin ajandasına daha fazla
kimlik politikası alması gerekliliğini
de beraberinde getirmektedir.
çok yönlü siyasi ve ulusal aidiyeti olan 170 par-
lamento üyesiyle yapılan söyleşiler sonucunda
Avrupa’nın demokratik temsil organının dinî
profiline dair ilk kapsamlı resim ortaya çıkmış
oldu. Araştırmaya göre din, milletvekillerinin
yüzde 10,5’i tarafından düzenli olarak hesaba
katılırken, milletvekillerinin yüzde 22,9’u bu
soruya “sıkça”, yüzde 47,1’i “çok nadir” ve yüzde
19,6’sı “asla” gibi cevaplar vermektedir.
Araştırmanın temel bulgularına göre din,
ikincil bir konu olmakla birlikte Avrupa Parla-
mentosu üyelerinin politik tercihlerinin teme-
linde yatan etken olarak görünmektedir. Din,
her şeyden önce ilgilenilecek bir konu, ardından
bazı milletvekilleri için kişisel bir ilham kayna-
ğı ve son olarak dinî lobi çevrelerinde politik bir
aktördür. Kısaca din, en başta ifade edilen iki te-
zin söylediğinin aksine Avrupa Parlamentosun-
da ne baskın bir role sahiptir, ne de tamamen
göz ardı edilmektedir.
Yine araştırma sonuçlarından ilhamla din,
Avrupa Parlamentosunda hem yasal gereksi-
nimler hem de siyasi görüş birliği nezdinde se-
küler kurallarla uyum içinde olmak zorundadır.
Dindar aktörler ve referanslar, çoğulculuk pren-
sibine ve değerlerin kişilere göre değişken ol-
duğu gerçeğine teslim olmak durumundadırlar.
Sesini duyurabilmek için temel haklar dağarcı-
ğını kullanmak ve diğer dindar ve dindar olma-
yan aktörlerle koalisyon yapmak gerekliliği de
ortaya çıkmaktadır. Başka bir ifade ile din, oyu-
nu Brüksel merkezli çok katmanlı yönetim ve
katılımcı demokrasi kurallarına uygun oynamak
zorundadır. Bu durum daha fazla çoğulculuk ve
daha fazla farklılık barındıran üye ülkelerde ol-
duğundan farklı bir durum da değildir üstelik.
Bununla birlikte ulusal düzeyde etkin olan no-
minal değerlerin aynı zamanda uluslararası dü-
zeyde de büyük oyuncular olduğunu ve İslam’ın
Francois Foret’in konu ile ilgili diğer çalışmaları için:
Avrupa Birliğinde Din ve Politika. Seküler Gökkub-
be (Religion and politics in the European Union.
The Secular Canopy.) Cambridge, 2014.
Avrupa Siyasetinde Din ve Temel Haklar: Avrupa
Parlementosunda Buluşma ve Ayrışmalar (Re-
ligion and Fundamental Rights in European Politics:
Convergences and Divisions at the European Parli-
ament) Human Rights Review: Volume 15, Issue 1
en etkin lobiler arasında bulunmadığını da söy-
lemek gerekir.
Bu arka plana rağmen Türkiye’nin üyeli-
ği ile ilgili tartışma, Avrupa Birliği için ancak
iki farklı sorunun birbirinden ayrıştırılması ile
netlik kazanabilir: Bu sorunlardan ilki kültürel
farklılıklar açısından bilahare oluşacak sorular-
la büyük, Müslüman bir ülkeyi Avrupa Birliğine
entegre etmektir; ikincisi ise dinle farklı ilişkisi
olan ve Avrupa ortalamasından daha az seküler
olan bir toplumla aynı güvertede yol alabilmek
meselesidir. Belki her iki tarafa da kimliklerin
esaslaştırılmasından kaçınma ve karşılıklı uyum
arayışı konusunda yardımcı olabilecek şey, se-
külerleşme düzeyi ve nominal değerler arasın-
daki ayrımdır.
no
yes
#4 Komisyon Başkanı Seçimi
Avrupa Parlamentosu üyelerinin
çoğunluğuyla (376 vekil) Avrupa
Komisyonu Başkanı seçilir.
#7Yeni Avrupa Komisyonu
Yeni Avrupa Komisyonu, Avru-
pa Parlamentosu önünde gö-
reve başlar.
#5 Komisyoner Duyurusu
Üye ülkeler komisyonerlerin
atanması konusunda Komisyon
Başkanı ile ortaklaşa çalışırlar.
#6 Komisyona Güven Oyu
Avrupa Parlamentosu yeni ko-
misyona oy verir.
Kaynak: Avrupa Parlamentosu
Temmuz
Ağustos-Eylül
Ekim-Kasım
Ekim-Kasım
1...,37,38,39,40,41,42,43,44,45,46 48,49,50,51,52,53,54,55,56,57,...68
Powered by FlippingBook