Mayıs 2014 - page 40

Avrupa politikası hangi temel üzerine bina edil-
miştir ve bu politikanın nasıl bir gücü vardır?
Avrupa politikası İkinci Dünya Savaşından
sonra bir barış projesi olarak inşa edilmiştir. Ba-
rışı sağlayabilmek için yıldan yıla artan iş birliği
metodu uygulanmıştır. Bu iş birliği önce “Mon-
tan Birliği” adı altında demir-çelik sanayilerinin
birleşmesi ile başlamış, ardından ekonomik bir-
lik olarak ortak bir pazara çevrilmiştir. Öte yan-
dan Avrupa Birliği, ortak değerler üzerine kurul-
muştur. Demokrasiyi temel alarak herkese aynı
imkânları sunmak üzere kanunlar geliştirilmiş,
temel haklar, serbest dolaşım ve yerleşim, ortak
para birimi gibi olmazsa olmaz standartlar koyul-
muştur. Bu standartları yerine getiren her Avrupa
ülkesi için kapılarını açan bir AB, şimdiye kadar
28 ülkeyi tam üye yapıp, o ülkelerin gelişmeleri-
ne ve refahlarına önemli katkılar sağlamıştır.
Parlamentonun, bütçe belirlemek dışında nasıl
bir işlevselliği var ve şimdiye kadar parlamento ta-
rafından ne tarz somut başarılara imza atıldı?
Avrupa Parlamentosu Lizbon Antlaşmasın-
dan sonra Bakanlar Konseyi ile aynı seviyede,
aynı haklara sahip bir yasama organı hâline gel-
miştir. Diğer bir deyişle AB’de Avrupa Parlamen-
tosunun onayı olmadan hiçbir kanun yürürlüğe
giremediği gibi, tarım politikalarında Avrupa
Parlamentosu tam yetki hakkına sahiptir. Üye ül-
kelerin tek taraflı çıkarlarına karşı koyan bir Av-
rupa Parlamentosu halkın temsilcilerinden oluş-
maktadır. Parlamento özellikle tüketici hakları ve
temel haklar konusunda önemli kazanımlar elde
etmiştir. İçtiğimiz çeşme sularının kalitesi, yedi-
ğimiz ürünlerin sağlık açısından kontrollerden
geçmesi, çocuklarımızın oyuncaklarındaki zehir-
İsmail Ertuğ: “Düşük Katılım
Aşırı Sağa Yarar.”
Avrupa Parlamentosundaki Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubunun
üyesi olan İsmail Ertuğ, aynı zamanda parlamentodaki çok az sayıda Müslü-
man milletvekilinden biri. Ertuğ’la yaklaşan seçimler ve Avrupa Parlamentosu-
nun sahip olduğu önemhakkında konuştuk.
siz maddeler, ciddi ameliyatlarda kullanılan mal-
zemelerin (stent, protez, implant vs.) kontrolden
geçirilmesi, kişisel bilgilerimizin üçüncü kişi ve
şirketlerin kullanımlarından korunması, ırk ve
din ayrımcılığının cezalandırılması, iş yerinde ve
günlük hayatta kadın ve erkek eşitliliğin sağlan-
ması gibi düzenlemeler bunlar arasındadır.
Avrupa Parlamentosunda geçirilen bir günü bi-
zimle paylaşabilir misiniz?
Parlamentoda her gün çok yoğun. Yılın 40
haftasını Brüksel veya Strasbourg’da geçirmek
zorundayız. Ben pazartesi günleri Münih’ten
Brüksel’e gelip, Perşembe günleri seçim bölgeme
dönüyor ve orada cuma, cumartesi ve pazar gün-
leri çalışıyorum. Hayatımın bir bölümü uçakta,
trende ve arabada geçiyor diyebilirim. Görevimiz
özel hayatımızı oldukça yıpratıyor. Brüksel’de
Ulaştırma Komisyonu üyesi olduğum için özel-
likle ulaştırma ve altyapı kanunları ile ilgileniyo-
rum. Onun yanında grup toplantılarımız ve Al-
man delegasyon toplantılarımızda atılacak ortak
adımlar tartışılıyor; yol haritası çiziliyor. Bunun
dışında kanun sunma yetkisi bulunan Avrupa Ko-
misyonu ile çok sık görüşmelerimiz oluyor.
Birçok Avrupa ülkesi sosyodemografik bir dö-
nüşüm geçirerek çoğulcu, çok dinli bir yapıya bü-
rünüyor. Avrupa Parlamentosu Avrupa’daki bu
gerçekliğe uyum sağlıyor mu? Örneğin parlamen-
toda Müslümanların ilgileri ne kadar temsil edile-
biliyor?
AB’de Müslüman-Hristiyan gibi bir ayrım
yapılmasa da insanlar üye ülkelerde günlük ha-
yatta ayrımcılıkla karşılaşabiliyorlar. AB bu-
nunla mücadele için kanunlar oluşturmaktadır.
Dosya/Söyleşi
40
PERSPEKTİF
• SAYI 231 • MAYIS 2014
1...,30,31,32,33,34,35,36,37,38,39 41,42,43,44,45,46,47,48,49,50,...68
Powered by FlippingBook