Mayıs 2014 - page 33

33
MAYIS 2014 • SAYI 231 •
PERSPEKTİF
Sayın Schulz, Mayıs ayında Avrupa Parlamen-
tosu Seçimleri yapılacak. Sosyal Demokratlar,
hangi temel konularla Avrupa Parlamentosun-
daki muhafazakâr çoğunluğu sona erdirmeyi
planlıyor?
Sosyalistler ve sosyal demokratlar olarak
tarafsız ve katılımcı Avrupa politikası istiyo-
ruz. Son beş yılda süregelen politikalar kıtanın
sosyal dokusunu aşındırarak insanlar, bölge-
ler ve ülkeler arasında bölünmelere yol açtı ve
milyonlarca Avrupalı’ya acı ve kararsızlık ge-
tirdi.
Resesyondan en az sorumlu olanlar, reses-
yondan en büyük zararı gördüler. Batan ban-
kaları kurtarmak için gerekli olan milyarlarca
Euro’nun, vergisini ödeyen vatandaşın cebin-
den çıkmaması için gerekli ekonomik reform-
ları yapmaya devam edeceğiz ve bu vatandaş-
lara her sene bir trilyon Euro’ya mal olan vergi
kaçakçılığı ve vergi dolandırıcılığına karşı Av-
rupa çapında savaş açacağız. Parlamentoda
sosyal demokrat komisyon başkanının da da-
hil olduğu ilerlemeci bir çoğunluk tüm Avru-
pa vatandaşlarının güvenini tekrar kazanmak
ve onları, Avrupa’nın problemlerini çözmenin
daha iyi bir Avrupa için kararlılıkla çalışmak-
tan geçtiğine ikna etmek için çabalamaktadır.
İnsanların güvenini tekrar kazanabilmek için
atılması gereken ilk adım başta gençlerin-
ki olmak üzere istihdamı ivedilikle arttırmak
olmalıdır. Büyümeyi devam ettirmek ve tüm
vatandaşların ekonomiye katkısını sağlamak
ana hedefimiz olacaktır. Avrupa genelinde
üzerinde uzlaşılacak bir asgari ücret sunarak
her çalışan bireyin rahatça geçinebilmesi sağ-
lanmalıdır.
Bu seçimler ayrı bir öneme sahiptir. Verdi-
ğiniz oyla sadece Avrupa Parlamentosundaki
temsilcinizi değil, AB’nin politik yönünü de
belirleyecek olan Avrupa Komisyonunun Baş-
kanını da seçebilirsiniz.
1979’daki ilk Avrupa Seçimlerinde katılım
oranı yüzde 63’tü. Son üç seçimlerde ise katılım
oranı sadece yüzde 45 civarındaydı. Bu gelişme-
yi nasıl yorumluyorsunuz; seçmenlere Avrupa
siyaseti yanlış mı anlatıldı sizce?
2009’daki büyük krizin ortalarında Avrupalı
seçmenler oylarının birşeyleri değiştirebilece-
ğine inanmadılar. Öyle ki eğer oy vermeyen ke-
sim parlamentoda aynı oranda temsil edilebil-
seydi, büyük bir çoğunluğa sahip olabilirlerdi!
Bu konuda seçmenin pek suçu yok. İnsan-
lar şeffaf ve anlaşılabilir olan ve ayrıca olumlu
bir değişiklik yapacağına inandıkları kurum-
lara yönelirler. İnsanları oy kullanmaya teşvik
etmek için Avrupa Parlamentosunun bu stan-
dartları karşılamasını sağlamalıyız. İnsanları
oy vermekten alıkoyan başka bir sebep de Av-
rupa Parlamentosunun, Avrupa insanının ve
kültürünün çeşitliliğini yansıtmadığı düşün-
cesidir. Sosyal Demokratlar, üyeleri ve adayları
farklı farklı kültürlerden olan ve temsil kabili-
yeti yüksek bir partidir. Bu yüzden Avrupa seç-
meni için en iyi seçim olduğumuza inanıyoruz.
Avrupa tarihinde ilk defa Avrupa Komis-
yonunun bir sonraki başkanının, yani Avrupa
Birliğinin başının kim olacağını vatandaşlar
belirleyecek. Bu muazzam bir fırsat ve gittik-
çe azalan katılım oranlarının değişeceğinden
ümitvar olmamın sebeplerinden birisi de bu.
Avrupa partilerinin ve adaylarının prensipleri
ve idealleri, seçmenin sınamasına tabi tutulu-
yor ve ben özellikle sonuçları görmek için sa-
bırsızlanıyorum. En önemlisi de Avrupalılara
güveniyorum.
Almanya Federal Anayasa Mahkemesi Şu-
bat ayında Avrupa Parlamentosu Seçimleri için
yüzde 3’lük barajı iptal etti. Bu karar özellikle
de sağ kanat popülist partilerin işine yaradı.
Araştırmalar da sağ kesimin parlamentoda bu
seçimlerden güçlenerek çıkacağını ortaya koyu-
yor. Avrupa, bu anlamda ne ile karşı karşıya?
Yüzde üç barajının kaldırılmasının benim
gözümde olumlu bir yanı oldu, bu karar Avru-
pa’daki seçimlerin daha da hararetli tartışıl-
masına sebep oldu. Umarım bu kararla aşırı uç
partilere kapı açılmaz; fakat bunun gerçekleş-
me riski de mevcut. Bu yüzden tüm demokratik
güçleri harekete geçirerek mümkün olduğunca
çok destekçimizi sandığa çekmeliyiz.
Elbette aşırı partilerin demokratik sürece
yapabilecekleri etkiden endişeliyim. Bazı Av-
rupa vatandaşlarının neden kırgın olduğunu
anlıyor ve üzüntülerini paylaşıyorum. Fakat
1...,23,24,25,26,27,28,29,30,31,32 34,35,36,37,38,39,40,41,42,43,...68
Powered by FlippingBook