İslam, Allah’ın birliğine ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğine iman üzerine kuruludur. “İslam” kelimesi Allah’a teslimiyet anlamına gelir; barış ve esenlik manasını da içinde taşır.
Altı İman Esası
Bir Müslümanın inandığı esaslar altı başlık altında toplanır. Bu esaslara hiçbir şüpheye yer bırakmadan, kalben tasdik ederek iman edilir.

Allah Teâlâ: Bir ve Merhametli
Bütün iman esaslarının temeli tevhiddir: Her şeyi yaratan ve varlıkta tutan yalnızca Allah’tır; O’na hiçbir şey ortak koşulmaz. Allah ile kul arasında bir aracıya gerek yoktur; her insan doğrudan Rabbine yönelebilir.
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَٰنُ الرَّحِيمُ
O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah’tır; duyular ve akılla idrak edilemeyeni de edileni de bilir. O rahmândır, rahîmdir.
Haşr suresi, 59:22
Allah’ın sıfatları Esmâ-i Hüsnâ’da tecelli eder. Kur’an-ı Kerim’de en sık geçen isimleri er-Rahmân ve er-Rahîm’dir. İslam’daki Allah inancı her şeyden önce bu rahmetle şekillenir: Kul, Allah’ın bağışlamasından asla ümidini kesmemelidir (bk. Zümer suresi, 39:53).
Allah kullarına, bu kadının çocuğuna olan merhametinden daha merhametlidir.
Buhârî, Edeb, 18; Müslim, Tevbe, 22
Peygamberler
Allah Teâlâ, insanlığın başlangıcından itibaren peygamberler göndermiştir. Onlar, ilahî mesajı önce kendi hayatlarında yaşayan, sonra insanlara tebliğ eden, güzel ahlakın timsali insanlardır. Kur’an-ı Kerim, aralarında Hz. Âdem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davud ve Hz. İsa’nın (a.s.) da bulunduğu yirmiden fazla peygamberin ismini zikreder. Hepsinin tebliğ ettiği mesajın özü aynıdır: tevhid, ahiret inancı, adalet ve merhamet.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)
Küçük yaşta yetim kalan Peygamber Efendimiz (s.a.v.), önce dedesinin, ardından amcasının himayesinde büyüdü. Daha gençliğinde doğruluğu ve güvenilirliğiyle tanındı ve el-Emîn diye anıldı. 622 yılındaki hicret, hicrî takvimin başlangıcıdır. Kabr-i şerifi Medine’de, Mescid-i Nebevî’dedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), putperestliğin, kabile çatışmalarının ve zayıfların sömürüldüğü bir dönemde yaşadı. Yetimlerin, kadınların, kölelerin ve borçluların hakkını savundu; faize ve zulme karşı durdu. O, peygamberlerin sonuncusu (Hâtemü’l-enbiyâ) ve hayatın her alanında bizim için en güzel örnektir.
Sünnet ve Hadis: İkinci Kaynak
Kur’an-ı Kerim’den sonra dinimizin ikinci kaynağı, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) söz ve fiillerini bize ulaştıran hadislerdir. Bunlar birlikte onun örnek hayat tarzı olan sünneti oluşturur. 8. yüzyıldan itibaren rivayetleri inceleyen müstakil bir ilim olarak hadis ilmi gelişti. Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbn Mâce’nin eserlerinden oluşan Kütüb-i Sitte, en güvenilir kaynaklar arasında kabul edilir. İlk siyer eserini 8. yüzyılda İbn İshak kaleme almıştır.
Ahiret
Ölüm bir son değil, ebedî hayata geçiştir. Her insan yaptıklarının hesabını verecektir; dünyada gizli kalan haksızlıkların da. Adalet en geç ahirette tecelli edecektir. Bu kesin bilgi, müminin ölüme ve dolayısıyla hayata bakışını şekillendirir.
فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ﴿٧﴾ وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ﴿٨﴾
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.
Zilzâl suresi, 99:7-8

İman ve Salih Amel
Amelsiz iman, meyvesiz ağaç gibidir. Sabır, cömertlik, yardımseverlik, tevazu, insanlara ve hayvanlara merhamet gibi güzel ahlak, müminin hayatına yön vermelidir. Mümin, Allah’ın rızasını gözeterek yaşamaya, sorumluluk almaya ve insanlara faydalı olmaya gayret eder. Hayra yönelik bu çok yönlü gayretin adı cihaddır.
İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır.
Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr
Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, aynı imanla ve birbirlerine karşı sorumlulukla bağlı tek bir ümmettir.



