Ana SayfaİrşadHutbelerMazlum Coğrafyaların Mesajı

Mazlum Coğrafyaların Mesajı

Aziz Müminler!

Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de “Müminler ancak kardeştirler.”[1] buyurarak bizlere aynı inancı paylaşmanın oluşturduğu hukuku ve birbirimizin derdiyle dertlenmenin sorumluluğunu hatırlatmaktadır. İslam, insanları ırkına, diline, coğrafyasına ve makamına göre birbirinden üstün görmez. Rabbimizin katında üstünlüğün ölçüsü takvadır. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde savaş, zulüm, yoksulluk ve zorunlu göçle karşı karşıya kalan kardeşlerimizin feryadı, hepimizin vicdanına ulaşmaktadır. Filistin’den Sudan’a, Yemen’den Suriye’ye, Arakan’dan dünyanın farklı mazlum coğrafyalarına kadar yaşanan acılar, ümmet bilincinin ne kadar önemli olduğunu bizlere yeniden göstermektedir. Uzakta yaşanan bir acıyı yalnızca haber olarak görmek yerine, oradaki insanların da bizim gibi can taşıdığını, sevinçleri ve hüzünleri olduğunu unutmamalıyız.

Kıymetli Müslümanlar!

Ümmet bilinci duygusal bir bağlılıktan ibaret değildir. Yüce Peygamberimiz (s.a.v.) “Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir.”[2] diye buyurmuştur. Ümmet olmanın gereği, kardeşimizin hakkını ve hukukunu gözetmektir. Resûlullah (s.a.v.) müminleri birbirine kenetlenmiş bir binaya benzetmiştir.[3] Bir başka hadisinde de müminlerin birbirlerine karşı merhamet ve şefkatte tek bir beden gibi olduğunu bildirmiştir.[4] Öyleyse bize düşen, çekilen acılara duyarsız kalmamaktır. Kin ve düşmanlık diline de teslim olmamak, zulme karşı dururken adaleti ve insan onurunu esas almaktır. Mazlumun kimliğine, diline veya mezhebine bakmadan onun yanında olabilmek, İslam’ın evrensel merhamet anlayışının icabıdır.

Aziz Kardeşlerim!

Mazlum coğrafyalardan yükselen mesaj, bizlere sahip olduğumuz nimetlerin kıymetini bilmeyi ve sorumluluklarımızı hatırlatmaktadır. Evimizde huzur içinde soframıza otururken açlık çekenleri, güven içinde yaşarken evini terk etmek zorunda kalanları, çocuklarımızı geleceğe hazırlarken eğitim ve sağlık imkânlarından mahrum bırakılan çocukları düşünmeliyiz. Bunun için dua etmeli, imkânlarımız ölçüsünde maddi ve insani yardımlarda bulunmalı, HASENE gibi güvenilir yardım kuruluşları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine destek olmalıyız. Aynı zamanda çevremizdeki muhtaçları görmeli, komşumuzun derdiyle ilgilenmeli, yetimin başını okşamalı, yoksulu gözetmeliyiz. Çünkü ümmet bilinci yanı başımızdaki insanın hâlini fark edebilmekle oluşmaya başlar.

Muhterem Müminler!

Rabbimiz bizleri zulme sessiz kalanlardan değil, adaleti ayakta tutanlardan eylesin. Savaş ve çatışmaların sona erdiği, insanların güven içinde yaşadığı, çocukların korku ve endişeden azade olduğu bir dünya nasip eylesin. Mazlumlara yardım eden, muhtaçları gözeten, kardeşlik hukukunu yaşatan kullarından eylesin.

Allah’ım! Dünyanın bütün mazlumlarına yardım eyle. Gönüllerine sabır ve huzur ver. Bizlere de onların acılarını unutmayan, elimizle, dilimizle, malımızla ve duamızla iyiliği çoğaltan kullarından olmayı nasip eyle. Amin!

[1] Hucurât suresi, 49:10

[2] Ebû Dâvûd, Edeb, 60

[3] Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr 65

[4] Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr, 66

Hutbe – Türkçe

Hutbe – Almanca

Hutbe – İngilizce

Hutbe – Arapça

Hutbe – Fransızca

Hutbe – İsveççe

Hutbe – Danca

Hutbe – Felemenkçe

Teilen

Schwerpunkt

Weitere Beiträge