BASIN AÇIKLAMASI
Eyaletlerdeki seçimlere dair: Müslüman yaşamı için ışık da var gölge de
22 Eylül 2026
İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Ali Mete Almanya’nın Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde gerçekleştirilen seçimler sebebiyle bir açıklama yaptı. “Seçim sonuçları siyasi çoğunlukları değiştirir, eşit haklara sahip olma hakkını değil. İslam Toplumu Millî Görüş olarak, Müslümanların yaşantılarına yönelik özel standartlar uygulanmaması konusunda uyarıda bulunuyoruz.” diyen Mete sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mecklenburg-Vorpommern’deki seçimler, rahatsız edici bir gelişmeyi açıkça dile getirmeye bizleri mecbur bırakıyor: Yüzde 38,2 oy alarak en güçlü parti hâline gelen bir partinin hükûmet programında, açıkça ‘Müslüman göçünün azaltılması’ talep ediliyor ve İslami cemaatlere özel yükümlülükler getirmek amaçlanıyor. Dolayısıyla bu mesele, bizim için artık sadece göç politikası tartışmalarından ibaret değil. Meselenin özü şu soruda saklı: Müslüman yaşamı bu ülkenin doğal bir parçası olarak mı ele alınacak, yoksa giderek daha çok, farklı ölçütlerin uygulanması gereken özel bir durum olarak mı?
Müslümanlar Almanya’da geçici olarak yaşamıyorlar. Onlar bu ülkenin vatandaşları. Burada çalışıyor; aileler, dernekler ve cemaatler kuruyor, vergi ödüyor ve toplumu şekillendiriyorlar. Bu nedenle, aidiyetleri siyasi çoğunluklar tarafından onaylanmaya muhtaç misafirler değiller. Din özgürlükleri ve eşit muamele hakları anayasa tarafından güvence altına alınmış vaziyette.
Seçimler aynı zamanda Almanya’nın siyasi olarak tek bir yöne doğru ilerlemediğini de gösteriyor. Berlin’de, toplumsal çeşitliliği ve Müslüman karşıtı ırkçılıktan korunmayı açıkça siyasi gündemine alan Sol Parti seçimden zaferle ayrıldı. Partinin adayı, ebeveynleri Türkiye kökenli olan Elif Eralp idi. Bu da toplumsal çeşitliliğin Almanya’da ne kadar uzun zamandır norm hâline geldiğini gösteriyor. Aynı zamanda, Berlin’de aşırı sağ da önemli ölçüde güç kazandı. Bu eşzamanlılık üzerine düşünmemiz gerekiyor. Bu ülkenin dinî ve toplumsal çeşitlilik konusunda nasıl tavır sergileyeceği meselesi artık siyasi arenada giderek daha şiddetli bir mücadele konusu hâline geliyor.
Bu durum bizim için geri çekilmek ya da teyakkuz hâlinde olmak gerektiği anlamına gelmiyor. Aksine, Müslüman yaşamı sadece göç, entegrasyon veya güvenlik konuları konuşulduğunda değil, toplumsal tartışmanın daha görünür ve doğal bir parçası olmalı. Milyonlarca Müslüman, Almanya’nın sosyal, ekonomik ve kültürel gerçekliğinin bir parçasıdır. Bu ülkenin geleceğinden bahsedenler, dolayısıyla onların geleceğinden de bahsediyorlar.
Seçimler çoğunlukları değiştirir. Ancak seçimler, kimin Almanya’ya doğal bir şekilde ait ve kimin aidiyetini sürekli olarak kanıtlamak zorunda olduğunu belirlememelidir. Tüm siyasi sorumlulardan bu ayrımı gözetmelerini bekliyoruz. İslam Toplumu Millî Görüş, gelecekte de Almanya’daki bir İslami cemaat ve bu ülkenin bir parçası olarak, toplumsal tartışmalara özgüvenle katılmaya devam edecektir.”










