Hutba – Zum Ramadan-Anfang

Muhterem Mü’minler!

Nefsin iyiliğe de kötülüğe de meyli vardır. Eğer insan, ilahi emirlere kulak verir ve o istikamette hareket ederse, Allah’ın rızasına ulaşır. Eğer nefsanî arzularına göre bir yol tutarsa, o yol insanı sefahate ve günah bataklığına düşürür. Allah-u Teala mü’minlere Namaz, Oruç, Zekat ve Hac gibi ibadetleri farz kılmakla, kullarının, şeytanın ve nefislerinin esiri olmamalarını murad etmiştir. Örneğin Oruç, nefsin, insana zorluk çıkaran arzularına karşı bir kalkandır. Oruç sabrı geliştirir. Nefsi terbiye eder, günah işleme temayülünü önler; insanı iyiliğe yönlendirir ve güzel ahlaka ulaştırır.

Muhterem Müminler!

Mü’minlerin gayesi, Allah’ın rızasına ermektir. Bu rızaya ulaşmak için bedenle, malla ve hem beden hem de malla yapılan ibadetlerle elde edilir. Namaz ve Oruç bedenle, zekat malla, hac ise hem malla hem de bedenle yapılan ve her birinin mükemmel hikmetleri olan ibadetlerdir. Bu haftaki hutbemizde kısaca, ilahi rızaya ulaştıracak amellerden biri olan hac ibadetinden bahsedeceğiz. Hac, gücü yeten müslümanların ömürde bir def’a yapması gereken bir ibadettir. Hz. Peygamber (s.a.v.), bir hadis-i şeriflerinde: “Günahdan ve noksanlıklardan uzak makbul bir Haccın karşılığı, ancak cennettir” ( Riyazus Salihin sh. 757 Hadis No: 1272 ) buyurmuştur.

İslam dininin beş temel esasından biri olan Hac, Hicretin 9.yılında farz kılınmıştır. Oruç sadece bedeni bir ibadettir; buna mukabil, hac, hem mali hem de bedeni bir ibadettir. Bu ibadet, ergenlik çağına gelmiş, akıllı, sağlıklı, hür ve gücü yeten her Müslümana farzdır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Gücü yetip de, oraya ulaşabilen insana Allah için Beytullah’ı (Kabeyi) haccetmesi gereklidir” ( Al-i İmran, 3/97 ) buyurmaktadır.

Muhterem Mü’minler!

Dünyanın dört bir yanında yaşayan, renkleri, ırkları, dilleri, kültürleri ve âdetleri farklı binlerce Müslüman, Hac sayesinde bir araya gelir. Aynı ibadeti yapmanın ve tevhid inancına sahip olmanın mutluluğuna erer. Hac, bir Müslüman’ın, malını ve canını Allah rızası için feda edebileceğini gösteren büyük bir kulluk göstergesidir. Elbiselerini çıkararak ihrama giren bir Mümin, Hac ibadeti esnasında dünyanın geçici olduğunu, makam, mevki gibi bütün varlığını burada bırakacağını, ahirete sadece kefenle gideceğini yaşayarak hisseder.

Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.); “Kim Allah için hacceder de bu sırada kötü söz ve davranışlardan sakınırsa (kul hakları hariç) annesinden doğduğu gün gibi (temiz ve günahlarından arınmış olarak evine) döner” ( Buhari, Sahih, Hac, 4; Müslim, Sahih, Hac, 438 ) buyurarak, haccın günahlara keffaret olacağını açıklamıştır.

Muhterem Müminler!

Henüz hacca gidemeyenlerin karar vermeleri için henüz imkanlar ve fırsatlar son derece müsaittir. Bu mübarek yolculuğa çıkmak isteyen kardeşlerimizin bundan dolayı acilen kararlarını vermelerini ve IGMG cemiyetlerimize başvurmalarını özellikle tavsiye ediyoruz.. Hutbemi Peygamber (s.a.v.)’in bir hadis-i şerifi ile bitiriyorum: “Ey insanlar! Allah (c.c.) haccı üzerinize farz kıldı. Öyleyse haccediniz” ( Riyazü’s-Salihin, sh. 756, hadis no, 1269)

IGMG İrşad Başkanlığı

Weitere Freitagspredigten