Hutbeler

Ümmetin Selâmı

Muhterem Mü’minler! Esselâmu Aleykum! Bu selâm, ümmetin size selâmıdır. Dun yaptığımız bayram için kendileri gönderdiğiniz Kurbanları kestiler. Bugün ve yarın da kesmeye devam edecekler. Sizler ki, Kurbanlarınızı onlar için gönderdiniz, onlara elçi olarak kardeşlerinizi ve selâmlarınızı gönderdiniz, onlar da sizlere en içten ve gönülden gelerek selâmlarını gönderdiler. Esselâmu Aleykum!

Vakit kurban vaktidir…

“Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.” (Hac suresi, 22:28) Muhterem Müslümanlar! Dünya bir durak, bizler ise birer yolcuyuz. Yeryüzündeki hayatımız, bu yolculuğun sadece bir bölümünden ibarettir. Ortaya koyduğumuz eylemler dünyada bir sonuç doğurduğu gibi sonraki süreçler için de belirleyici öneme sahiptir. Bu manada güzel bir akıbet için iyi tohumlar ekmek gerekir dünya tarlasına.

Vakit kurban vaktidir…

“Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.” (Hac suresi, 22:28) Muhterem Müslümanlar! Dünya bir durak, bizler ise birer yolcuyuz. Yeryüzündeki hayatımız, bu yolculuğun sadece bir bölümünden ibarettir. Ortaya koyduğumuz eylemler dünyada bir sonuç doğurduğu gibi sonraki süreçler için de belirleyici öneme sahiptir. Bu manada güzel bir akıbet için iyi tohumlar ekmek gerekir dünya tarlasına. Ahlaki davranmak, erdemli olmak insan...

Mülteciler kardeşlerimizdir

“Daha önceden Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Haşr suresi, 59:9)

Mülteciler kardeşlerimizdir

“Daha önceden Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Haşr suresi, 59:9) Muhterem Müslümanlar! Yaşlı dünyamız tarih boyunca birçok zulme şahitlik etti. İhtiras sahibi, kalbi taşlaşmış, geleceklerini mazlumların sömürülmesine...

Günah Gizli de Olsa Günahtır!

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, yaptığımız amellerin günah olup olmadığını sorgulamak hiç aklımıza gelmiyor. Bunu bırakın, günahlar ve günahlara çağrı meşru görülüyor. Günahı açıktan işlemekten çekinenler ise, gizili yapıldığında bir sakıncası olamayacağı gibi bir hataya düşüyorlar. Bu aslında şeytanın yolundan bilerek ya da bilmeyerek gidenlerin kendilerini aldatmasından başka bir şey değildir. Çünkü hiç bir düşünce ve eylem gizli de yapılmış olsa Allah’a saklı kalmayacaktır. Hiç bir güç, bu gizli günahları Allah’ın bilmesine engel olamayacaktır.

Allah, iman edenlerin velisidir

Bizleri yaratan, bizlere bu dünyada sonsuz rızıklar ihsan eden Rabbimiz bizimle dost olabilmektedir. Onun içindir ki, “Allah dostu, veli” gibi tanımlamaları duyar, işitiriz. Ama aklımızdan çıkarmayalım ki, gerçek Allah dostunu, gerçek veliyi ancak Allah bilir. Buna rağmen Rabbimiz, kendisinin nasıl dost edinileceğini açıklamış, tüm kullarını kendisini dost edinmeye davet etmiştir. Bakara suresinde veliliğin ilk şartı şu şekilde açıklanmıştır: “Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.

Hakkı ve sabrı tavsiye etmek

Asr suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: “Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler başka.”[1]

Hakkı ve sabrı tavsiye etmek

Muhterem Müslümanlar! Asr suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: “Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler başka.”[1]

İman ve sâlih amel

Muhterem Cemaat! Allah Kur’ân-ı Kerîm’de, “İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükâfatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez.”[1] buyurarak, kullar tarafından yapılan her sâlih amelin karşılığının eksiksiz olarak o kullara geri ödeneceğini vadetmektedir.

İnsanlarla ilişkilerimizi düzenlerken

Muhterem Müminler! İnsanlarla ilişkilerimiz, diğer insanların sadece bireysel olarak bize değil, aynı zamanda mensubu bulunduğumuz kimlik grubuna bakışını ve tavırlarını da belirler. Şahıs olarak ben, ben olabilirim ama davranışlarım, zaman olur ki, tüm Müslümanlara yönelik nefretin ya da sempatinin nedeni olabilir. Yani bizler yaptıklarımızla, davranışlarımızla sadece kendimiz değiliz, Müslümanlığımızı da ortaya koymak durumundayız.

Kâbe ve haccın manası

Muhterem Cemaat! Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Doğrusu insanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev, Mekke’de bulunan, âlemlere doğru yolu gösteren Kâbe’dir. Orada apaçık deliller vardır; İbrâhim’in makamı vardır; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kâbe’yi haccetmesi farzdır. Kim inkâr ederse bilsin ki, doğrusu Allah âlemlerden müstağnidir.”