Hutbeler

Dinimiz hayat tarzımız olsun!

Muhterem Müslümanlar! Bugün, bayram bayram üstüne geldi. Bu sabah Ramazan Bayramını kıldık, şimdi ise cuma bayramında bir aradayız. Rabbimiz’e sonsuz hamdü senâlar olsun.

Kadir Gecesi’ni bin aydan değerli kılmak

Muhterem Kardeşlerim! 13 Temmuz Pazartesi günü, Rabbimiz’in ifadesi ile bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir Gecesi’dir. Geceniz mübarek olsun! Allah tuttuğunuz oruçları, kıldığınız namazları ve ettiğiniz duaları kabul buyursun!

Kur’an müminler için şifadır

Aziz Kardeşlerim! İçinde bulunduğumuz şu ramazan ayında indirilmeye başlanan Kur’ân-ı Kerîm biz müminleri tüm hastalıklardan kurtaracak olan asıl şifa kaynağımızdır. Bu hakikati Rabbimiz şu şekilde ilan etmektedir: “Biz Kur’an’dan müminler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Kur’an zalimlerin ise ancak zararını artırır.”[1]

Ramazanı fırsat bilmek

Muhterem Müslümanlar! Rabbimiz’in bizlere sonsuz hazinesinden ihsan eylediği şu rahmet, bereket ve mağfiret ayının ikinci haftasındayız. Rabbim oruçlarımızı, ibadetlerimizi ve taatlerimizi kabul eylesin.

Zekât ibadeti

Muhterem Müslümanlar! Büyük bir heyecanla idrak ettiğimiz şu ramazan ayında tuttuğumuz oruçların yanı sıra ve geceleyin kıldığımız teravih namazlarına ilaveten bir başka temel ibadetimizi daha hatırlatmak istiyoruz. Bu ibadetimiz zekâttır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadesi ile İslam; namaz, oruç ve hac gibi ibadetler ile birlikte zekât ibadeti üzerine kuruludur.

Oruç sadece aç ve susuz kalmak mıdır?

Muhterem Müminler! Rabbimiz nasip ederse, önümüzdeki perşembe günü oruç ayı olan ramazan ayına bir kez daha gireceğiz. Rabbimiz’den şimdiden tutacağımız oruçları kabul buyurmasını niyaz ederiz.

Sıla-i rahim/akraba ve dost ziyareti

Muhterem Müminler! İzin günlerimiz yaklaşıyor. Birçoğumuz ana-babamıza, akrabalarımıza ve dostlarımıza kavuşmak üzere yola çıkacağız. İzin için memleketine gidemeyenlerimiz olursa mutlaka, en azından bir telefon ederek yakınlarımızın hâllerini, hatırlarını sormalı, giderebileceğimiz ihtiyaçlarını öğrenmeliyiz. Rabbimiz defaatle Kur’an’da, Peygamber Efendimiz ise hadislerde bizlere bunu emretmektedir. Bu meyanda, hutbemizin girişinde okuduğumuz şu ayet üzerinde dikkatlice düşünelim: “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, idare ve himayeniz altında olanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.”[1]

Berat Gecesi

Muhterem Kardeşlerim! Üç aylar içinde bizi şereflendiren mübarek gecelerden bir tanesi de şaban ayının 15. gecesidir, ki biz bu geceye Berat Gecesi deriz. Bu seneki Berat gecesi, önümüzdeki pazartesi gününü salıya bağlayan gece olacaktır. Şimdiden bütün kardeşlerimiz için hayırlı ve mübarek olsun.

Zulüm, Büyük Günahtır!

Muhterem Kardeşlerim! Allah’a eş koşmak, O’nun emirlerine karşı gelmek nasıl bir zulüm ise, Allah’ın yarattıklarına karşı yapılan haksızlıklar da zulümdür. Allah ise zulümden ve zalimden hiç bir şekilde hoşlanmaz. Zalimlerin amellerini hem bu dünyada hem de ahirette boşa çıkardığı gibi, yaptıkları o kötülüklerin de cezasını eksiksiz verir.

İsrâ ve miracın hikmeti

Muhterem Müslümanlar! Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), Medine’ye hicretten bir yıl önceki Recep ayının 27. gecesinde Mekke’den Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere doğru çıkarılmıştır.

Bu hadisenin İsrâ denilen birinci bölümü, Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya kadar olan bölümdür. İsrâ hadisesi bize İsrâ suresinin ilk ayetiyle bildirilmektedir. Ayette şöyle buyurulur: “Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Harâm’dan etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O’dur.”[1]

Kul hakkı

Muhterem Müslümanlar! Dinimiz İslam “kul hakkı” kavramı ile çok geniş bir hukuk çerçevesi çizmiş, bu hukukun ihlal edilmesi durumunda ise ahirette acıklı bir azabın beklediğini bildirmiştir. Üstelik Allah çok merhametli ve çok bağışlayıcı olmasına rağmen, kendi katında kul hakkının affının mümkün olmayacağını da bildirmiştir.

İnsana ancak çalıştığı vardır!

Muhterem Kardeşlerim! Bugün, yani 1 Mayıs günü, artık pek çok ülkede iş ve emek bayramı olarak kutlanıyor; işçiler işverenlerden, işverenler de işçilerden beklentilerini dile getiriyorlar. 1 Mayıs gününün bu şekilde bir emek bayramı ve resmî tatil olması ise o kadar rahat olmadı. İşçiler, emeklerinin karşılığı verilmediği ve çalışma şartları çok zor olduğu için eylemler ve gösteriler yaptı. Pek çok işçi hayatını kaybetti. İşverenler bu eylemlere katılan işçilerin bir kısmının işine zaman zaman son verdi. Burası işin tarihte kalan yönüdür. Ama şu anda bizi ilgilendiren, gelecekte de ilgilendirecek olan yönü ise: İşe, emeğe, işçiye, ustaya, işverene ve üzerimizde iş sebebiyle emanet olan şeylere olan bakışımızdır.