Hutbeler

Yediklerinizden yedirin!

Muhterem Müslümanlar! İnsan eşrefi mahlukattır. Yaratılmışların en şereflisidir. Dolayısı ile yaratılmışlar içerisinde müstesna bir konuma sahiptir. Allah insanı yeryüzünün halifesi kılmıştır. İnsan, sahip olduğu yeteneklerle dünyayı çekip çevirmekte, fiziksel olarak kendisinden kat kat güçlü varlıkları dahi dize getirebilmektedir.

Vedâ Hutbesi’nin temel mesajları

Muhterem Müslümanlar! Peygamber Efendimiz (s.a.v.) vefat edeceği yıl hac ibadetini yerine getirmiştir. Hac esnasında Arafat, Müzdelife ve Mina gibi çitli yerlerde insanlara hitap ederek hutbeler irad etmiştir. Bu hutbelerden birisinde: “Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.” buyurduğu için Müslümanlar artık Efendimiz’in son günlerini yaşadığını anlamışlar ve bu hutbelerin hepsine birden Vedâ Hutbesi demişlerdir.

Üç aylar ve Regâib Kandili

Verehrte Muslime! Am Montag, den 20. April, beginnen die gesegneten Drei Monate und am Abend des 23. April ist die Regâib-Nacht. Möge unser Herr diese Zeit für die Muslime und die ganze Menschheit zu einer Zeit voller Glück und Segen werden lassen. Inschallah wird jeder dieser Monate und Nächte zur Quelle für inneren Frieden werden. Liebe Geschwister! Allah hat manche Tage und...

Hz. Muhammed’in ümmetinden olabilmek

Muhterem Müslümanlar! Allah Teâlâ bizzat kendisine itaatin yanında elçisi Hz. Muhammed Mustafa’ya da itaati emretmiştir. Nisâ suresinde şöyle buyurulur: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.”[1]

Nimetlere şükür gerekir

Muhterem Müslümanlar! Her türlü varlığı yaratan Allah, yemek ve içmek gibi her gün nice nimetten yiyerek, içerek hayatını sürdüren varlıklara da, rızıklarını vermiş ve pek çok çeşitli nimetler ihsan etmiştir. Allah, aklı ile iş yapan, iyiyi kötüden ayıran insandan da bu nimetleri karşılığında şükür beklemektedir. Tabii ki Allah bu şükre muhtaç değildir. Ama bu şükür karşılığında kulunu daha fazla nimetlendirmek ve bağışlamak ister. Pek çok ayet bizlere bu nimetleri hatırlatır.

Camilerin imar ve ihyası müminlerin vazifesidir

Değerli Kardeşlerim! Yeryüzünde ilk inşa edilen mekân, tüm camilerin merkezi ve kıblegâhımız olan Kâbe’dir ve her bir cami Kâbe’nin şubesidir. Bunun için camiler de Allah’ın evi kabul edilmektedir. Cami yapmanın birinci maksadı Allah’a kulluğumuzu ifa etmek, yani ibadet etmek için bir yer tahsis etmektir.

Allah her türlü kötülüğü ve ahlaksızlığı yasaklar

Muhterem Müminler! Nahl suresinde şöyle buyurulur: “Allah şüphesiz, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder. Hayâsızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.”[1]

İnandığımız gibi yaşamak

Muhterem Müslümanlar! Bu haftaki hutbemizde inancımız doğrultusunda hayat sürmenin ve konuşmak yerine, inandıklarımızı yaşamanın ehemmiyeti üzerinde duracağız.

İrşad, terk edilemez bir görev ve sorumluluktur!

Muhterem Müminler! Olgunluk manasındaki “rüşd” kelimesinden türeyen “irşad” tabiri; bir kimseyi eksiklerini gidermek ve hatalarını düzeltmek suretiyle olgunlaştırmak, doğru yola sevk etmek, nasihat etmek anlamlarını taşımaktadır.

Umre ve önemi

Muhterem Müminler! İslam’ın beş büyük ibadetinden birisi olan hac ibadetinin yanında kendisine “küçük hac” denilen bir ibadet daha vardır ki, biz bu ibadete umre ibadeti diyoruz. Umre ibadetinin farz olduğuna hükmeden ulemanın yanında onun müekked sünnet olduğunu ifade eden âlimler de vardır.

Allah için infak ederek cennete koşmak!

Değerli Kardeşlerim! Allah bu dünyayı ahiret hayatının tarlası yapmış, ahirette elde edeceğimiz ürünleri bu dünyada iken ekmemiz gerektiği ikazını hep yinelemiştir. Rabbimiz, Âl-i İmrân suresinde bir cennet koşusundan bahseder. Bu cennet koşusunu da, aralarında, hem bollukta hem de darlıkta Allah rızası için infakta bulunan kimselerin kazanacağını bildirir. Bu ayetin meali şu şekildedir: "Rabbiniz'in bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olup, genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun! O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever."

Çocuklarımız bizim imtihanımızdır!

Muhterem Müslümanlar! Çocuklar, Allah'ın lutfu, fani dünyanın süsü, ailenin çimentosu, ana ve babanın göz bebeğidir. Çocuk, âdeta kalbin bir parçasıdır. Allah Teâlâ; neseplerin korunmasını ve neslin tevhid üzere yetiştirilmesini emretmiştir. Özellikle yeni yetişen çocuklara her şeyden önce öğretilmesi gereken şey tevhid inancıdır. Yani Allah Teâlâ sıfatlarıyla birlikte tanıtılmalı; hiçbir şekilde O'nun ortağı ve yardımcısının olmadığı, insanların O'nun hükümlerine, emir ve yasaklarına...