Mayıs 2014 - page 16

Gündem
PERSPEKTİF
• SAYI 231 •
MAYIS 2014
16
Avusturya’da bir İslam Yasası’na duyulan
ihtiyaç, sistemsel bir nedenin yanı sıra tarihî
bir arka plana da dayanmaktadır. Tarihî sebep,
Boşnakların Avusturya-Macaristan İmparator-
luğu’na 1908 yılında dâhil oluşudur; sistemsel
sebep ise tarihî ve toplumsal açıdan önemli
kilise ve dinî kuruluşların Kamu Hukuku’nda
yer edinmesini sağlayan Avusturya Din Huku-
ku’dur.
1878 yılında Bosna ve Hersek’in işgaliyle
Habsburg Monarşisi ilk kez Müslüman bir hal-
kı hâkimiyeti altına almıştı. Böylelikle İslam’a
ilişkin bir din siyaseti başlamış oldu. Bu din si-
yaseti daha sonra Bosna ve Hersek’in Avustur-
ya-Macaristan’ın bir parçası olmasının ardın-
dan (1908) Monarşi’nin Avusturya bölümünde
yaşayan Müslümanlara, Avusturya geleneğine
uygun, özel bir Din Hukuku’nun sunulması ge-
rekliliğini de ortaya çıkarmıştı. Bu gerekliliğin
sonucunda oluşan düzenleme 1912 yılındaki
İslam Yasası idi. O zamanlar çeşitli organizas-
yonların mevcudiyetinin eksikliği nedeniyle
Avusturya’da ve daha sonra Macaristan’daki
yasayla birlikte Bosna’da anayasal olarak ta-
nınmış Hanefi Fıkıh Ekolü, Katolik, Protestan,
Ortodoks ve Yahudilerle eşit bir statü kazandı.
O zaman bu dine mensup kişilerin sayısının
azlığından ötürü herhangi bir dinî cemaat ya da
dinî bir kuruluşun oluşması mümkün olmamış-
tı. Bu yüzden 1912 İslam Yasası içerik olarak ol-
dukça kısaydı; gelecekteki muhtemel gelişme-
leri kapsayacak düzenlemeleri ve bu anlamda
İslamYasası’nda
Yenilenme İhtiyacı
RICHARD
POTZ
*
»
Avusturya’da 100 senelik tarihe sahip olan İslam Yasası’nın yenilenmesi tartışılı-
yor. Farklı bir sosyal ve tarihî yapı içerisinde oluşmuş olan yasada henüz somut
olarak hangi noktalarındeğişeceği bilinmese de, manevi rehberlik ve destek hiz-
metleri noktasında yenilemeye ihtiyaç duyulduğu açık. Yasanın hangi yönde
değişeceği ve Müslümanların beklentilerine uygunluğunu zaman gösterecek.
gerekli bir takım maddeleri henüz içermiyordu.
İlk kez 1960’larda ülkeye gelen Müslüman
öğrenci, sığınmacı, diplomat ve işçilerin sayısı-
nın artmasıyla, nihayet bu tanınmanın kurum-
sal olarak perçinlenmesi adına gerçekleştiri-
len çabalar da arttı. Müslüman Sosyal Hizmet
Derneğinin temsilcileri 26 Ocak 1971 tarihin-
de bu minvalde bir talepte bulundular. Devlet
indindeki kültür ve eğitim işlerinden sorumlu
birimler ile yapılan uzun süreli pazarlıklar son-
rasında 20 Nisan 1979 yılında yenilenmiş bir
anlaşma hazırlandı.
İslamYasası’nın Hukuki Çerçevesi
Avrupa’da Din Hukuku’na dayalı sistemler
içinde en yaygın olanı, dinî cemaatler ve devlet
arasında iş birliği öngören sistemdir. Sekülarist
ayrıştırıcı sistem ve hâlâ yürürlükte olan “Dev-
let Kilisesi” sistemleri azınlıktadır.
Din ve devlet iş birliğinde dinî cemaatlere
özel hukuki formlar öngörülmektedir. Avus-
turya’da bu anlamda karakteristik olan, yasal
olarak tanınan kilise ve dinî cemaatlere kamu
hukuku içerisinde bir konum sunmak ya da özel
bir hukuki konum olan “resmî kayıtlı dinî cema-
at” statüsünü mümkün kılmaktır.
Kamu Hukuku içerisindeki bu konum, devle-
tin dinî cemaatlere sunduğu bir ortak çalışma ve
iş birliği imkânıdır. Fakat bunun yanında bu aynı
zamanda, dinî cemaatlerin edinmek istedikle-
ri tanınmayla yakından ilintili olan, devletin
1...,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15 17,18,19,20,21,22,23,24,25,26,...68
Powered by FlippingBook