BASIN AÇIKLAMASI

“Güvenlik Ortaklığı İnisiyatifi® hiç kurulmamalıydı

02 Eylül 2012

“İslamî Cemaatler tarafından bu ortaklığa son verildiğine ilişkin haber sürpriz değildir. Çünkü, tek yönlü bir şekilde, sadece sözde Ê»İslamizm’i  hedef almış, popülizmden ibaret bu mücadeleyi  kamuoyu karşısında meşrulaştırmak için Müslümanları kullanan bir inisiyatifin başarılı bir sonuç vermesi mümkün değildi. Bunun başlıca sebepleri ise şunlardır:

Birincisi, Ê»İslamizm' terimi, radikalizme karşı verilecek bir mücadele  için tamamıyla elverişsiz bir terimdir. Hiçbir İslamî kuruluş kendi cemaatinin karşısına çıkıp da Ê»İslamcılık'la mücadele ediyoruz diyemez. Böyle bir durumda cemaat gerekli tepkiyi gösterir. Bu durumu bütün katılımcılar baştan beri çok iyi biliyorlardı. Zira bu terim ister istemez İslam Dini'ni hedef ve tehdit olarak göstermektedir. Bu ise hiç kimsenin kabul edemeyeceği bir iddiadır.

İkinci sebebe gelince; güvenlik kurumlarının bu terimi tanımlama çabaları kılı kırka yarmaktan öteye gitmemiş olmasıdır. Durum böyleyken, kamuoyu karşısına çıkıp, Müslümanları ve Ê»İslamcıları' birbirinden ayırt ediyoruz demek hiç inandırıcı değildir. Gerçek şu ki, bu Ê»ayırt etme' ile tam olarak ne denilmek istendiğine bugüne kadar hiçbir Müslüman akıl erdirememiştir. Genel algılama ise herzamanki gibi aynı olmuştur: Müslüman eşittir tehlike ve korku. Düzenli aralıklarla Müslümanlara yönelik yapılan anketler de bu olguyu teyit etmektedir. Buna ilâve olarak, İçişleri Bakanlıkları ve bunlara bağlı güvenlik kurumları, konunun kendilerini aşmasından dolayı, mevzubahis terimi öylesine sulandırmışlardır ki, bugün itibariyle bu terim, bilinçli bir Müslümanlığın ve dindarlığın her türlü şeklini içeriyor gibi anlaşılmaktadır.  Böylelikle Federal İçişleri Bakanlığı'nın kurduğu radikalleşme senaryoları ve gelişme öngörüleri, inançlı bir insandan başlayarak teröriste varan bir zincir kurarak Müslümanları topyekün şüpheli konumuna düşürmektedir.

Geleceğe yönelik olarak umudumuz odur ki, İslamî Cemaatler ve kamuoyu, Müslümanları dışlayan ve İslam düşmanı önyargıları halk arasında yayan bu tür aksiyonlara, birlikte, tek sesle ve kuvvetli bir biçimde karşı çıkarlar. Bu, Almanya'da yaşayan milyonlarca Müslümanın, Ê»Kayıp-Afişleri' gibi aksiyonlara maruz kalmamaları için en tabii dilekleridir. Mevcut politika ve politikacılar tarafından,  bu gibi terimleri kabul ettirmeye yönelik yapılan baskılara da haysiyetli bir duruş ve yurttaş hakları bilinciyle karşı çıkılmalıdır. Dindar Müslümanların önünü kesmek amacıyla yürütülmesi istenen bir caydırma politikasına imkan açan ve Müslümanları sürekli olarak tehlike kavramıyla birleştirerek toplumun merkezinden soyutlayan, hukuk devletinin ana esaslarına zıt düşen ve yasal açıdan müphem bu tür terimlere artık fırsat verilmemelidir.

O açıdan, Ê»Güvenlik Ortaklığı İnisiyatifi' adı verilen inisiyatifteki çalışmalara son verilmesini takdir ediyor ve Federal İçişleri Bakanı'nın, esasen gecikmiş olan bu adımın atılmasını adeta terörizme karşı mücadeleden yüz çevirme olarak göstermesini de bir talihsizlik olarak değerlendiriyoruz. Federal İçişleri Bakanı Sayın Friedrich, bu tutumuyla, kendisi için afişlerin Müslümanların kaygılarından ve İslamî Cemaatlerle işbirliğinden daha önemli olduğunu göstermektedir. Ümit ederiz ki, bu fikrini tekrar gözden geçirir.

İslamî Cemaatlerin, radikalleşmenin ve aşırılığın karşısına geçmek için dışarıdan gelen devlet baskısına ihtiyaçları yoktur. Bu, içten gelen bir saikle yapılmaktadır zaten. Cemaatler, kimi hedef aldığını önemsemeksizin  her türlü nefret ve insan düşmanlığına tabii olarak karşı çıkarlar.

Öyle ki, yakın bir zaman önce Berlin'de bir hahama karşı yapılan saldırı, hepimizi en derinden üzen, endişe veren ve bu noktada daha belirgin vurgular koymaya uyaran, tahammül edilemez bir durumdur. Ancak, İslamî Cemaatlerin bunun için Müslümanların ne yapması gerektiğini kendilerine dikte etmeye çalışan bir Ê»bekçiye' ihtiyaçları yoktur. Toplumun birlikteliğini, özgürlükçü anayasa düzenini ve Almanya'nın uluslararası itibarını korumak ve barışçıl bir yaşam birliğine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.®

Başta MAZLUMDER olmak üzere bilhassa insan hakları derneklerinin, dinî cemaatlerin, medyanın ve sivil toplumun çok sayıda temsilcisine, katılan dinî cemaatlerin, Güvenlik Ortaklığı İnisiyatifi ortaklıklarına son vermelerine ilişkin attıkları adımda süreci destekledikleri için teşekkür etmek istiyoruz.

[supsystic-social-sharing id="1"]