BASIN AÇIKLAMASI

Almanya’daki Müslümanların çoğunluğu dinî cemaatlerin kendilerini temsil ettiklerini düşünüyor

29 Nisan 2021
Basın Açıklaması

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş Almanya İslam Konferansı (DIK) adına yapılan “Almanya’da Müslümanların Yaşamı 2020 (Muslimisches Leben in Deutschland 2020)” konulu araştırma münasebetiyle bir açıklama yaptı. Altaş, “Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) bünyesinde bulunan İslami cemaatler Almanya’daki Müslüman nüfusun ilgi ve menfaatlerini temsil etmektedir. ‘Almanya’da Müslümanların Yaşamı 2020’ isimli araştırmanın ortaya koyduğu en merkezî sonuç budur. Hem Federal Hükûmet hem de eyalet hükûmetleri, Almanya’daki Müslümanları dikkate almadan yürüttükleri siyaseti tekrar gözden geçirmelidir.” dedi.

Söz konusu araştırmada ortaya çıkan sonuçlara göre Almanya’daki Müslümanların çoğunluğu Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) bünyesinde bir araya gelen İslami cemaatler tarafından temsil edildikleri kanaatinde. En kalabalık kitleyi temsil eden Türkiye kökenli Müslümanların %80’inden fazlası KRM bünyesindeki İslami cemaatlerin kendilerini temsil ettiğini düşünüyor. Tanınma oranı ise çok daha yüksek seviyede. Her dört Türkiye kökenli Müslüman’dan biri IGMG’nin kendisini temsil ettiğini düşünürken, IGMG’nin tanınma oranı %33’ün üzerinde.

Altaş’ın açıklamaları şu şekilde: “Araştırmanın ortaya çıkardığı sonuç gayet açık: KRM bünyesinde bir araya gelen İslami cemaatler Almanya’da bulunan 5,6 milyon Müslüman’ın çoğunluğunun ilgi ve menfaatlerini temsil ediyor. Araştırma ayrıca cami ziyareti bağlamında hem IGMG’nin hem de KRM’de bulunan diğer dinî cemaatlerin yüksek bir tanınma oranına sahip olduğunu tespit ediyor. Böylelikle KRM’nin temsil gücünün eksik olduğu masalı artık tarihe karışmıştır.

Araştırmada Almanya’daki Müslümanların, camilerin doğrudan dinî pratik olarak sayılmayan hizmetlerini ne derece kullandıkları maalesef tespit edilmiyor. Araştırmayı gerçekleştirenlerin belirttiklerine göre İslami cemaatler genç nesilleri kendilerine bağlamayı ‘başarmış’ durumdalar. Bu da çok sayıda camide hem çocuklara hem de gençlere yönelik, din dersi ya da ibadetle sınırlı kalmayan mekânların tahsis edilmiş olmasının bir neticesi. Bu hizmetler boş zaman aktiviteleri, eğitim, danışmanlık, spor vb. alanları kapsıyor.

Almanya’daki Müslümanları ilgilendiren toplantı ve süreçlere KRM’nin dâhil edilmeyişi her zaman KRM’nin temsil yönünün eksik oluşuyla gerekçelendirilmekteydi. Hem Federal Hükûmet hem de eyalet hükûmetleri eğer takip ettikleri siyasetin daha fazla kabul görmesini bekliyorlarsa, Müslümanların kimler tarafından temsil edildiklerini bundan sonraki süreçte çok daha fazla dikkate almak zorundalar. Müslüman nüfusun dikkate alınmadığı bir siyaset rahatsızlıklara ve güven kaybına sebep olur.

Araştırma ayrıca endişe verici birtakım gerçekleri de gün yüzüne çıkarıyor: Almanya’daki başörtülü olmayan Müslüman kadınların üçte birinden fazlası başörtüsü takmama gerekçelerinden biri olarak, eğer başörtüsü takarlarsa karşılaşacakları dezavantajlar ve sataşmaları gösteriyorlar. Bu hususta araştırmayı gerçekleştiren bilim insanlarının kanaatlerini bizler de paylaşıyoruz: ‘Almanya’da inanç özgürlüğü bağlamında bu durumun iyi düşünülmesi gerekiyor.’”