BASIN AÇIKLAMASI

Avrupa Parlamentosu Seçimleri: Kullanılmayan her oy aşırı sağı güçlendirmektedir

21 Mayıs 2014

“Avrupa’nın birçok ülkesinde Avrupa Parlamentosu seçimleri için seçim barajı bulunmamaktadır; Almanya Federal Anayasa Mahkemesi’nin Şubat 2014 tarihinde aldığı kararla Almanya’da da seçim barajı kaldırılmıştır. Karar, genel olarak şu anlama gelmektedir: Avrupa Parlamentosuna girmek daha önce hiç olmadığı kadar kolaylaşmıştır. Parlamentoya bir vekil gönderebilmek için Almanya’da 130.000 oy almak yeterlidir, hatta küçük ülkelerde 35.000 oy parlamentoda bir sandalye sahibi olmak için yeterli olacaktır.

Bu rakamlar, seçime katılım oranı düşük olduğunda çok daha aşağılara inmektedir ki, zaten Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılım oranı genel itibariyle düşüktür. Katılım oranı 1979 yılında %63 iken, 2009 yılına kadar bu oran Avrupa Birliği genelinde ortalama %43’e düşmüştür. Bu durumdan ise en çok aşırı sağcı ve sağ popülist partiler istifade etmektedir. Bu partiler, seçime katılım oranının düşük olmasından faydalanarak Avrupa Parlamentosuna girme ümidi taşımaktadır.

Bu durum karşısında sorumluluk sahibi her seçmenin, seçim sandığına giderek bu partilerin parlamentoya girmelerini karşı oy kullanması gerekmektedir. Çünkü kullanılmayan her oy aşırı sağcı partileri güçlendirmektedir. Bu partiler, farklı kültürlerin, dillerin ve dinlerin barış ve uyum içerisinde, birlikte yaşamalarını istememekte, aksine toplumu bölmeyi arzulamaktadır. Ayrıca, bilinçli yapılan bir seçimle, parlamentoda çoğulcu bir Avrupa kurmak mümkün olabilir ve azınlıkların haklarını korumak için mücadele eden kesimler güçlendirilebilir. Dolayısıyla seçimlere katılmak birçok açıdan önem arz etmektedir.

IGMG bu hususta üzerine düşen görevi yerine getirmektedir. Avrupa genelinde cemaat ve toplum, partiler hakkında bilgi edinmeye ve oyunu kullanmaya çağrılmaktadır. Bu bağlamda ‘Perspektif’ dergisi, partilerin liste başı adaylarıyla yapılan röportajlar, partilerin kendilerinden beklenenler karşısında verdikleri cevaplar ve Avrupa Parlamentosunda yer alan parti gruplarını tanıtan makaleler eşliğinde kapsamlı bir seçim dosyası hazırlayıp okuyucularının takdirine sunmuştur. Bizler Avrupa toplumunun bir parçasıyız ve bu sebeple 22 ile 25 Mayıs tarihleri arasında tüm Avrupa’da seçime katılarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz.”