Cemiyet Haberleri

BİF Teşkilatlanma Başkanları Anvers’te Toplandı

18 Aralık 2009

Bu toplantı sayesinde hem bilgi alış verişi, hem evrakların takibinin yapılacağını, hem de iyi bir eğitim olacağının altını çizen BİF Teşkilatlanma Başkanı Mustafa Akyüz, konuşması esnasında bir teşkilatlanma başkanının kendi teşkilatına faydalı olabilmesi için bu görevde ciddi bir şekilde en az üç sene kalması gerektiğini, bir teşkilatın iyi bir şekilde işleyebilmesi için teşkilatlanma başkanlarına çok iş düştüğünü ve teşkilat başkanından sonra en önemli birimin teşkilatlanma başkanlığı birimi olduğunu açıkladı. Akyüz ayrıca, bir teşkilatın yönetim kurulunun takibinin de teşkilatlanmanın ana görevlerinden birisi olduğunun da üstüne basa basa söylerken, bir yönetim kurulunun en az haftada bir kez toplanması gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin teşkilat üyelerini ciddi bir şekilde takip etmeleri gerektiğini hatırlattı. Teşkilata gelmeyen üyelerin ise genellikle takipsizlikten kaynaklandığını, bir üyeyi atmanın kolay ancak kazanılmasının zor olduğunu, üye silmede harcanan çabanın üye kazanılmasında gösterilmediği gibi bunun da vebalinin çok büyük olduğunu da sözlerine ekledi. Toplantının devamında ise, salonda hazır bulunan teşkilatlanma başkanları ile evrakların takibi yapıldı ve evrakların nasıl doldurulması gerektiği uzun uzun anlatıldı.

IGMG Teşkilatlanma Başkanı Yardımcısı Halil İbrahim Kaygısız ise toplantının gayesini, hem eğitim, hem görevimizi öğrenme, hem de çalışma takibi amaçlı diye özetlerken, bu görevin kutsal olduğunu, bu görevin bir emanet olduğunu ve idareciğin püf noktasının idare kurulu olduğunu konuşmasında belirtti. Ayrıca, salonda hazır bulunan teşkilat başkanlarına görevlerini projektör ile anlatan Kaygısız teşkilatlanma biriminin tarifini yaparken, üç önemli ana hususun burada önemli rol oynadığını, bu hususların da, “Birincisi, teşkilatımızın hizmetlerini en geniş tabana yayarak en iyi sonucu alması, yaptığımız işleri kuralına uygun yapmamıza bağlıdır. İkincisi, biz mensuplarımıza ve tüm insanlara hizmet etmeye talibiz. İnsanlara bu hizmetleri vermek  aynı zamanda bizim dini vazifemizdir. Üçüncüsü ise, yeni vatan edindiğimiz bu ülkede barış içerisinde ve barışık olarak yaşamamız, kendisi de 'barış' olan İslam dinini, doğru anlamamıza, yaşamamıza ve anlatmamıza bağlı” olduğunu ifade etti.(ik)

[supsystic-social-sharing id="1"]