İRŞAD

Bayram Hutbesi: Bayramlar Kaynaşma Günleridir

14 Haziran 2018 Tesbih Yeşil Siyah
Tesbih Yeşil Siyah

Muhterem Müslümanlar!

Bizi bir bayram sabahına daha ulaştıran Rabbimize hamd-u senalar olsun. Cenâb-ı Hak, cennette cemalini gösterdiği günün bayramını da bizlere yaşatsın inşallah.

Aziz Müminler!

Ramazan ayında Allah’ın emrini oruç tutarak gönül hoşnutluğuyla yerine getirmiş olan; teravih namazlarını kılıp geceleri de kıyam ile geçirip uykusuz kalan; fitre, zekât ve sadakalarını başa kakmadan ve severek veren müminler olarak bayram sabahına ulaşmış bulunuyoruz. Yüce Rabbimiz, bu ayda özenle gözettiğimiz kulluk gayretimiz ve nefsimize O’nun rızası için gem vurma çabamızdan dolayı bizlere bu bayramı hediye etmiştir. Zira Allah, kulları olarak bizlerin gayretlerini hem dünyada hem de ahirette karşılıksız bırakmayacağını defaatle müjdelemiştir.

Değerli Kardeşlerim!

Bayramlar kardeşliğin, birlik ve beraberliğin perçinlendiği, sevinç ve mutlulukların dolu dolu yaşandığı günlerdir. Bayramlar kaynaşma günleridir. Diğer taraftan bayramlar, İslam’ın vakar ve şahsiyetini, olgunluk ve yüceliğini gösteren müstesna günlerdir.

Bayramın bu manevi havasından yararlanmak için yapılması gereken bazı şeyler vardır ki, bunların başında şayet hayatta iseler anne, baba, dede ve ninelerin gönüllerini almak gelir. Aslında ana, baba ve yakınlar da evlatlarını yakınlarında görmek isterler. Çünkü onların hak ve hukuklarına riayet ederek onları memnun etmek dinimizin emridir. Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana-babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı ‘of’ bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin.”[1] İşte bu bayram sabahında ilk görevimiz büyüklerimizi aramak ve gönüllerini almak olmalıdır.

Kıymetli Müminler!

Bayramların kardeşlik bağlarını güçlendiren özel günler olduğunu ifade ettik. Bunun için kırgın ve küskün kardeşleri barıştırmamız gerekir. Nitekim Efendimiz şöyle buyurur: “Birbirinizle buğz (ve düşmanlık) yarışına girmeyiniz, birbirinize haset etmeyiniz, birbirinize arka dönüp ayrılmayınız. Ey Allah’ın kulları, birbirinizle kardeşler olunuz. Bir Müslüman’ın din kardeşini üç günden fazla bırakması (küs durması) helal olmaz!”[2] İnsanlar her zaman kendi problemlerini kendileri çözemezler. Diğer Müslümanların küs ve kırgın kardeşlerinin arasını bulmaları da bir kardeşlik görevidir. Zira Cenâb-ı Hak, “Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle anlaşmazlığa düşerse aralarını düzeltiniz.”[3] buyuruyor. Çünkü dargınlık toplumun birbirine olan manevi bağlarının kopması demektir. Hâlbuki toplumun beraberliğine muhtacız.

Muhterem Kardeşlerim!

Bu mübarek bayram sabahı aynı zamanda dua ve niyazların da kabul edildiği en faziletli vakitlerdendir. Bir taraftan ibadet ve salih amellerimizin kabulü için dualar etmeli, diğer taraftan da ümmetin sıkıntılarının yok olması, akan kan ve gözyaşlarının dinmesi için Rabbimize yalvarmalıyız. Evet, bugün biz belki birçok Müslüman’ın yaşadığı sıkıntıları yaşamıyoruz. Fakat yeryüzünde birçok İslam ülkesinde Müslümanların en tabii insan hakları dahi yok sayılıyor, sırf Müslüman oldukları için zulüm ve işkencelere maruz kalıyorlar. Bu kardeşlerimizin imdadına cemaat olarak zekât ve fitre gibi mali ibadetlerimizle ulaşmaya çalışırken, diğer taraftan da dualarımızla onlarla beraber olmaya gayret edelim.

Fitre ve zekâtlarını ödemeyen kardeşlerimiz bugün de ödeyebilirler. Tekrar bayramınız mübarek olsun, daha nice bayramlara ulaşmayı Cenâb-ı Hak nasip eylesin.

 

Bildiğiniz üzere Türkiye’deki seçimler için yurt dışındaki seçmenler de oy kullanma süreci içerisinde bulunmaktadır.

Teşkilatımız, mensuplarının bulunduğu her ülkedeki seçimlerde oy vermeyi, yani siyasi katılımı teşvik etmektedir. Çünkü oy kullanmak aktif katılımın ilk ayağıdır. Kişi oy kullanarak yaşadığı ya da köklü bağlantılarının bulunduğu ülkenin geleceği ile ilgili en önemli karara katılmaktadır.

Fakat kıymetli kardeşlerim, şunu hatırlayalım ki camilerimiz ve kurumlarımız siyasi tartışmaların ya da seçim kampanyalarının yapıldığı yerler değildir, olamazlar. Kaldı ki bu tip davranışlar bu mekanların ruhuna, amacına, mabetlerin kutsallığına uymaz.

Her birimiz bu bilinçle hareket ederek vatandaşlık görevimizi yerine getirelim. Cenab-ı Hakk’tan hem yaşadığımız ülkelerdeki seçimlerin hem de Türkiye’deki seçimlerin bütün yurttaşlarımız için hayırlar getirmesini temenni ediyoruz.

[1] İsrâ suresi, 17:23
[2] Buhârî, Sahih, 19/9, H. No: 5605 (Mektebetu Şamile)
[3] Hucurât suresi, 49:9

Hutbe-Ramazan Bayramı

Hutbe-Arapça