Fetva

Helal Kesim

23 Aralık 2014

Haram gıda insanın şahsiyeti ve dinî kimliği üzerinde etkilerde bulunur. Şahsiyetli bir toplum oluşturmak, gelecek nesilleri haram gıdaların olumsuz etkilerinden korumak ve helal gıda şartlarını hazırlamak Müslümanların önemli sorumluluklarındandır. Bu nedenle Müslümanlar, hayvanın beslenmesi, boğazlanması ve gıda olarak sofraya gelmesine kadar geçen aşamalarda helal ve harama dikkat etmek zorundadırlar.

Eti helal olan hayvanların dinî açıdan yenmesinin helal olması ancak ulemanın ittifak ile kabul ettiği “şeri tezkiye”nin (dinî kesim) uygulanması ile gerçekleşebilir. Şeri tezkiyede kesen kişi besmele çekerek kesmiş olmak şartıyla; Müslüman, akıl-baliğ, temyiz gücüne sahip erkek ve kadınlardan olabilir.

Şeri tezkiye ikiye ayrılır:

İhtiyari tezkiye (isteğe bağlı boğazlama), büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarının çenesi altından yemek ve nefes borusu ile kan taşıyan iki büyük damarının (atardamar ve toplardamar) kesilmesi ile gerçekleşir. Buna “zebh” denir. Develerde ise boğazla göğüsün birleştiği yere bıçak saplamak suretiyle olur ki, buna da “nahr” denir.

Iztırari tezkiye (zorunlu boğazlama) ise hükmi kesimdir. Eti yenen yabani av hayvanları ile ehlî (evcil) olduğu hâlde yakalanamayan veya yatırılıp boğazlanması mümkün olmayan hayvanları herhangi bir yerinden yaralayarak kan akıtmak suretiyle başvurulan boğazlamaya denir. Bu boğazlama şekline aynı zamanda “el-’akr (yaralama)” da denir. Eti yenmeyen hayvanlar -domuz hariç- şeri tezkiye ile boğazlanır ve tabaklanırsa derisinden yararlanılabilir.

İslam’da asıl olan hayvanın kesiminde, hayvana eziyet etmeden kanını akıtmaktır. Bu nedenle, kesimde kullanılacak aletin gerekli azaları kesecek ölçüde kesici olan demir, ağaç, taş ve cam gibi maddelerden olması gerekir. Diş ve tırnak gibi şeylerle kesim yapılmış sayılmaz.

İslami helal boğazlama kurallarının dışında başka yöntemler kullanılarak hayvan kesilmemelidir. Buna göre günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde kullanılan elektrik şoku, tabanca, karbondioksit gazı verme, başına çekiç veya tokmakla vurma, omuriliğine şiş sokma gibi tekniklerin kullanılması, her ne kadar hayvanı teskin edici olarak kullanılıyor olsa da hayvana verdiği eziyet sebebiyle kabul edilemez. Nitekim bayıltıldıktan sonra kesilen hayvanlar, sanki bayıltmadan kesilen hayvanlar gibi çırpınmaktadırlar. Bu da gösteriyor ki, hayvan bayıltma yöntemi ile kesildiğinde iki defa acı hissetmek durumunda kalmaktadır.

Bununla birlikte, yasal ve benzeri zorunluluk olan ülkelerde bayıltma ve sakinleştirme metotları kullanılarak boğazlamaya “umumi ihtiyaç zarureti”nden dolayı -yasal şartlar elverinceye kadar- cevaz verilebilir. Ancak bayıltılarak kesilen hayvanın, mutlaka hayat-ı müstekirre ile (tam manasıyla canlı olma) şartının muhafazası ve şeri kesim şartlarının mutlaka gözetilmesi gerekir.

Tavukların makina ile kesimleri sırasında da makina çalıştırılırken besmele çekilerek düğmeye basılmalıdır. Makina duracak olursa yeniden çalıştırırken besmelenin yenilenmesi gerekir. Tavukların makine ile kesiminde hata olmaması için ekstra bıçaklarla desteklemeli veya hata hâlinde müdahale edecek kasaplar bulundurulmalıdır.

Bu zaruretlerin ortadan kaldırılması için bilhassa mezbahalar kurulması, standartlarının oluşturulması, sertifikası kurumlarının ikame edilmesi gibi hususlarda Müslümanlar söz birliği içinde hareket etmelidir.