CUMA HUTBESİ

Hutbe – Ramazan Bayramı

03 Kasım 2005

Muhterem kardeşlerim,

Sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde kavuştuğumuz rahmet, mağfiret, bereket ve ihsan ayı, Ramazan’ı inşaallah hayırlı ve bereketli bir şekilde uğurlayarak işte bu gün bayram sabahına ulaşmış bulunmaktayız. Bütün sayılı günlerin çabucak gelip-geçtiği gibi, bir aylık süre de rüzgar gibi geldi ve geçti. Şartlarına riayet ederek oruçlarımızı tutmuş, teravihlerimizi kılmış ve mali ibadet ve sorumluluklarımız yerine getirmiş, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini de ihya edebilmiş isek, ne mutlu bize!

Ramazan ayı boyunca camilerimiz cemaatlarla doldu doldu taştı, yeni yeni yüzler cemaatımıza katıldı, nice güzellikler yaşandı, birlik-beraberlik ve kardeşlik manzaraları oluştu. Aslında bereket ayı olan Ramazan ayı hertürlü bereket ve manevi hazların da yaşandığı kutlu bir dönem oldu. Rabbimiz teala hz.lerine niyaz ediyoruz, bütün ümmet””i muhammedi daha nice ramazanlara ulaştırsın.

Muhterem kardeşlerim,

Camilerimizde bu güzellikler yaşanırken, bir taraftan da bu Ramazan ayı, beşeri ve tabii sebeblerden kaynaklanan bir çok imtihanların da yaşandığı bir ay oldu. Ortadoğudaki savaş hali devam ederken, Pakistandaki kardeşlerimiz deprem felaketiyle sarsıldı, yoğun mal ve can kayıpları yaşandı. İşte bu gün bayram sabahını yaşıyan bizler bu acı manzara karşısında buruk bir bayram havasını teneffüs etmekteyiz. Dileriz Rabbimiz, hem Ümmet-i Muhammedi hem de bütün insanlığı böyle afetlerden beri ve muhafaza buyursun.

Hersene olduğu gibi bu sene de müslümanlar olarak, oruçlarımızı tutup, teravihlerimizi kılmak suretiye, bedeni iabdetlerimizi yerine getirirken, öbür taraftan da yukardaki manzarının ortaya çıkardığı durum sebebiyle, mali ibadetlerimizi yerine getirme noktasında biraz daha duyarlıklı davrandık ve elhamdulillah, yardımımıza muhtaç olan bütün kardeşlerimizin imdadına gücümüz nisbetinde yetişmeye gayret ettik. O kardeşlerimizin de yalnız ve yardımsız olmadıklarını ihsas ettirmek istedik. Rabbımız bu manada yapmış olduğumuz çalışmalarımızı da dergahı izzetinde kabul buyurur, inşaallah..!

Aziz kardeşlerim,

Ramazan ayında, sair zamanlarda yapamadığımız birçok güzelliklere hayatımızda yer verdik. Kimi kötü alışkanlıklarımıza karşı sabretmeyi öğrendik, iftar sofralarında yeni dostluk ve kardeşliklere koştuk, zekatlarımızla, fıtralarımızla, mazlum ve mağdurlara yardımlarımızla, yardıma muhtaç kardeşlerimizle dayanışma ruhunu yeniden canlandırdık, güzel ameller hanemizde pırıl pırıl tertemiz sayfalar açtık. Bütün bunlar Oruç Ayı olan Ramazan ayının bereketleriyle oldu. Bir ay süren bir edep ve erkan okulundan mezun olarak bu sabaha ulaştık. Bundan böyle bize düşen edinmiş olduğumuz bu güzellikleri bir ömür boyu geliştirerek hayatımzı süslemek olmalıdır. Sevgili Peygamberimiz (sav) “Allah’ın en sevdiği ibadet az da olsa devamlı olanıdır“ ( Buhari, iman, 32 ) buyuruyor. İşte bir ramazan boyu edindiğimiz bazı güzel huy ve alışkanlıklarımzı bundan sonra da devam ettirirsek, inşaallah Allah’ın sevdiği güzel amelleri yapan güzel insanlardan olmuş oluruz. Çünkü görevimiz şu Kur’an ayetinde de olduğu gibi ölünceye kadar salih ve güzel amellerin peşinde koşan müminler olmaktır. Rabbimiz Teala hz.leri buyuruyor ki: “Ölüm gelinceye kadar Rabbine işbadet et!” ( Hicr Suresi: 99 )

Muhterem Kardeşlerim,

Bu bayram sabahında bile ifa edilmesi gereken bazı görevlerimiz daha vardır: Bildiğiniz gibi, üzerimize vacip olan Fıtır Sadakalarımız bu sabaha kadar verilmeli idi. Eğer halen sadaka-i fıtırlarını vermemiş olan kardeşlerimiz varsa hemen eda etsinler! Zekatlarını vermemiş kardeşlerimiz varsa onlar da bu farizayı derhal yerine getirsinler! Mazlum ve Mağdur kardeşlerimiz için yapılan infak çalışmasına herhangi bir sebeple iştrak edememiş olanlarımız varsa onlar da halen bu çalışmaya katılarak, kendilerini bekleyen mazlum ve mağdur kardeşlerini memnun edecek bu kampanyada yer almış olsunlar. Bayram günlerini vesile bilerek, küçükler büyükleri ziyaret etsin, küskünler barışsın, unutulanlar hatırlansın, yeni teknolojik imkanlar kullanılarak sıladaki yakınlarımız aransın ve böylece bayram, hikmeti gereği kardeşliklerin yenilendiği günler olsun. Bütün bunları çoluk-çocuklarınıza da örnek olacak şekilde yerine getiriniz ki, aynı zamanda eğitim şeklini alsın… Bu duygu ve düşüncelerle önce siz kardeşlerimizin sonra da bütün Ümmet-i Muhammedi’n ramazan bayramlarını tebrikle, bu mübarek günleri asıl yevm-i kıyamette sürur ve sevinç günlerimizin müjdecisi kılmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz.

[supsystic-social-sharing id="1"]