CUMA HUTBESİ

Hutbe- İslamda kardeşlik ve dayanışmanın önemi

26 Mayıs 2006

Muhterem Kardeşlerim!

Cenab-ı Hakk’ın Kur’an-ı Kerim’inde: “Mü’minler ancak kardeştirler.” (Hucurat Suresi:10) buyurduğu bir bağ ile kardeşler kılınan Müslümanlar, bağların en sağlamı olan, din kardeşliği bağı ile birbirlerine bağlanmışlardır. Bu bağ kadın erkek bütün müminleri sarsılmaz iman ipiyle birbirlerine raptetmiş, onları ayrılmamacasına bir araya getirmiştir. Bu kardeşlik bağı sebebiyledir ki, dünyanın neresinde olursa olsun Müslümanlar kardeşler olduğunu unutmayacaklar ve sevinçleriyle sevinecekler, üzüntüleriyle de hüzünleneceklerdir. Peygamberimiz efendimiz (sav), müminlerin bu durumlarını şöylece tarif buyurmuştur: “Mü’minleri kendi aralarındaki merhametleşmelerinde, sevişmelerinde, yardımlaşmalarında bir vücud gibi görürsün. Ki vücudun bir organı ağrırsa, vücudunun kalan kısmı uykusuzluk ve humma ile o organın problemine ortak olur.” (Müslim, H.No: 2585)

Hadis-i şerif müminleri böyle tarif ederken aslında müminlerin bu incelik ve anlayışta olmaları gerektiğini ifade ediyor. Şayet İslam dünyasının bir kısmında meydana gelen bir acı olay, diğer Müslümanlara, o acıyı hissetme duygusu vermiyorsa veya güzel bir olay, diğer Müslümanlara o sevinci, bütün iliklerinde hissetme duygusunu vermiyorsa, yukarıdaki ayet ve hadiste ölçüleri verilen kardeşlik portresine uygun düşmüyor demektir. Bundan dolayı da her mümin ve Müslümanım diyen kişi, dünyada olan-biten olaylar karşısında kendilerini bir daha yoklamalı ve kalplerini kontrol etmelidirler.

Aziz kardeşlerim!

İçinde bulunduğumuz çağda yaşayan insan nüfusunun, neredeyse dörtte birini Müslümanım diyen insanlar oluşturuyor. Aynı inancı paylaşan bu kardeş insanlar, kardeşliklerinin değerini bilerek, gereğini yerine getirmiş olsalar, önce kendi aralarında birlik olmanın sağlayacağı avantajla gerçek barışa ulaşmış olacaklar. Böyle barış toplumunu oluşturan ve bütün insanlığın çeyreğine sahip olan bu barış potansiyeli, bütün insanlık için de rahmet olacaktır. Nitekim bindörtyüz küsur sene önce, İslam Dini ile şereflenmiş, hemen hepsi son derece cahil ve vahşi bir topluma mensup, adeta canavar insanlar, İslam sayesinde, önce kendi aralarındaki düşmanca davranışları sona erdirmişler, sonra da insanlığa kâmil insan haklarını tanıyarak, yeryüzünü barış yurdu haline getirmişlerdir. O altın çağın insanlarının serüvenini anlatan şu Kur’an ayeti, bu söylediğimiz şeyi en açık bir şekilde ifade buyuruyor. Rabbimiz buyuruyor ki: “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.” (Al-i İmran Suresi: 103)

Muhterem Kardeşlerim!

Ayette de belirtildiği gibi, yıllar yılı birbirini yiyen iki kardeş kabile Evs ve Hazreç, İslam sayesinde kan davalarını sona erdirmişler, bununla da kalmayarak, daha hicri ilk çağın ilk çeyreğinde, eski dünyanın medeniyet merkezi, Ortadoğu coğrafyasında diğer din ve kültürleri oluşturan insanları, kardeşlik potasında eriterek tek millet haline getirmişlerdir. Çünkü insanlığa, barış içinde merhametli bir toplum oluşturma geleneğini İslam sağlamıştır. Her ne kadar bu gün, İslam ve Müslümanların imajı, yine Müslümanların bazılarının sebep olduğu, çirkin olaylar sebebiyle çok pozitif olmasa da, ideal hedef barış ve kardeşlik olduğu ve bunun da elde edileceği yegâne kaynağı İslam olduğu için, iş yine Müslümanlara düşmektedir. Önce kendi içlerinde birlik ve kardeşliği sağlayacaklar, sonra da bu kardeşlik nimetini bütün, insanlar arasında yerleştirmek için gayret edeceklerdir.

Aziz kardeşlerim,

Kuruluş gayesi insanlığı barış toplumu haline getirmek olan Teşkilatımız, bu misyonuna bir çentik daha atmak üzere, 04.06.2006 pazar günü, Belçika’nın Hasselt şehrinde adına Kardeşlik ve Dayanışma günü dediği bir program hazırladı ve bütün Avrupa genelinde ne kadar Müslüman varsa hepsini bir araya getirmek istedi. Teşkilatımız, bu çalışmayı yaparken sadece şu gaye ile hareket etmektedir. O da evvelemirde, Müslümanlar arasındaki kardeşlikler büyüsün, gelişsin ve kök salsın; ikinci olarak ta bütün dünyayı barış, kardeşlik ve dayanışma dalgaları sarsın. Neticede bu güzel örnek, bütün diğer insanlığın ortak karakteri haline gelsin, insanlık birbirine düşman değil, kardeş olsunlar. Böyle bir çalışmaya bütün insanlığın ihtiyacı vardır. Hayırlara motor, şerlere fren olma misyonunu kendisine görev kabul eden teşkilatımız, bu bir günlük toplantıya, istisnasız bütün insanlığı davet etmektedir. Böyle son derce önemli bir günde, hem kardeşliklerimizi yenilemek hem de kardeşlerin dayanışmasını bütün insanlığa göstermek için, Kardeşlik ve Dayanışma günümüzde hazır olacak din kardeşlerimiz, yüklenmiş oldukları misyonlarının hakkını vermiş olacaklardır. Ne mutlu Belçika’nın Hasselt şehrine akın edecek, gönülleri kardeşlik duygularıyla dopdolu, kalpleri kıpır kıpır, kollarını kardeşleriyle kucaklaşmak için sonuna kadar açarak seğirten gerçek dava erlerine!

04.06.2006 Pazar günü Belçika’nın Hasselt şehrinde Kardeşlik ve Dayanışma gününde buluşmak üzere”¦

IGMG İRŞAD BAŞKANLIÄžI