CUMA HUTBESİ

Hutbe: Ahiret Gününe İman Etmek

03 Mayıs 2018 Takke Tesbih Turuncu
Takke Tesbih Turuncu

Muhterem Müslümanlar!

Hepimiz birer ahiret yolcusuyuz. Hepimiz için yaşanacak iki hayat söz konusudur. İlki yaşadığımız bu dünya hayatıdır. İkincisi ise ebedî mekânımız olacak olan ahiret hayatıdır.

Yüce Peygamberimiz (s.a.v.), “Dünya ahiretin tarlasıdır.”[1] buyurmuştur. Dünyada iken ahiret azığı olacak tarlasını ekemeyen kimse yarın ahiret yurduna mahsülsüz, eli boş gidecektir. Ahirette varılacak iki yurt vardır: Cennet veya cehennem. Orada ise iki sonuç vardır: Yüce Allah’ın rahmeti veya gazabı. Bunun için ahiret hayatımızın mekânını belirlememiz burada neler yapacağımıza bağlıdır.

Aziz Müminler!

Ahiret gününe iman etmek kâmil imanın en temel şartlarındandır. Kim ahirete imanı inkâr eder veya bundan bir kuşkuya düşerse, o kimse imanın bütün hakikatlerinde şüpheye düşmüş olur. Nitekim Yüce Rabbimiz bu noktaya dikkat çekmekte ve uyarıda bulunmaktadır: Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyla yoldan sapmış olur.”[2]

Değerli Cemaat!

Ahiret her şeyin ve herkesin hak ettiğinin karşılığını bulacağı büyük hesaplaşma günüdür. Boynuzsuz koyunun boynuzludan hakkını alacağı, Allah’ın şaşmaz mahkemesinin mutlak hak üzere tecelli edeceği din günüdür. Herkesin hayır ve şer adına her ne yaptıysa, zerre miktarınca dahi olsa karşılığını göreceği, kimsenin kimseden kaçma imkânını bulamayacağı karar günüdür. Karı ile kocanın birbirinden, anne ile babanın evladından, kişinin kardeşinden kaçıştığı o gün insanın tek dayanağı, yol arkadaşı, sağlam sığınağı sadece ve sadece sâlih amelleridir.                           Amelleri bakımından o gün iflas edenler için elim bir azap ve kötü bir son vardır.

Pişmanlığın fayda etmediği o gün gelmeden önce herkes aklını başına almalıdır. Ahiret hesabını kolay kılacak ve kişiyi cennete götürecek amelin dünyadaki yapıp ettiklerinden geçtiğini iyi kavramalı ve hesaba çekilmeden önce her gün kendini mutlaka hesaba çekmelidir.

Aziz Müslümanlar!

Elbette ki dünya hayatı ahiretin yanında daha kısadır. Göz açıp kapanıncaya kadar geçer. İnsanlara verdiği mutluluk sınırlıdır. Fakat kazanmak istediğimiz ahiretin yolu bu dünyadan geçer. Bu yüzden her insan bu dünyada bulunmasının manasını kavramalı ve ona göre yaşamalıdır. Gerçek Müslüman hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışır. Müslüman kişi ahireti kazanacağım diye bu dünyayı, nimetlerini, taşıdığı sosyal sorumluluklarını, aileye, çevreye, topluma, ümmete ve tüm insanlığa karşı mesuliyetlerini asla terk etmemeli, dünyayı kazanacağım diye de ahiret için hazırlık yapmayı ihmal etmemelidir. Ne dünya için ahireti ne de ahiret için dünyayı terk etmelidir. Dünya ile ahiret arasındaki dengeyi doğru kurmalıdır.

Değerli Kardeşlerim!

O hâlde, ahirete iman edişimizin göstergesi olarak hiçbir işimizde doğruluktan ayrılmamalı, her şeyi zamanında ve eksiksiz yapmaya özen göstermeliyiz. Nefsimizle birlikte, ailemize, arkadaşlarımıza, akrabalarımıza, mümin kardeşlerimize, komşularımıza ve tüm insanlara iyilikle muamele etmeliyiz, bunların hepsini kendimize hayat düsturu edinmeliyiz. Bizim ahirete imanımız hem kendimizi hem de etrafımızı güzelleştiren en önemli etkendir. Böylece ahirete imanın hakikatini anlayan ve gereğince amel edenlere müjdelenen cenneti ve Allah’ın cemaline inşallah erişebileceğiz. Bundan öte hangi saadet vardır?

Allah hepimize hayırlı ve sevinçli bir akıbet nasip etsin. Âmin!

[1] Aclûnî, Keşfu’l-Hafa, Beyrut, 1351, I, 412
[2] Nisâ suresi, 4:136

Hutbe-Ahiret Gününe İman

Hutbe-Arapça