CUMA HUTBESİ

Hutbe: Aşure Gününü Doğru Anlamak

05 Eylül 2019 Kur'an Tesbih Yeşil
Kur'an Tesbih Yeşil

Muhterem Müminler!

Bu hafta idrak edeceğimiz muharrem ayının onuncu gününe tekabül eden Aşure günü, insanlık tarihinde çok önemli olayların meydana geldiği bir gündür. Yüce Peygamberimiz ﷺ’in mübarek torunu Hz. Hüseyin efendimiz, yanındaki 72 kişi ile birlikte zalimler tarafından Aşure günü katledilmiştir. Yine Aşure gününe tekabül eden muharrem ayının onuncu günü Hz. Nûh’un gemisinin tufandan kurtulduğu ve Hz. Mûsâ’nın kavmiyle beraber Allah’ın yardımıyla Kızıldeniz’den geçtiği şeklinde farklı rivayetler de mevcuttur.

Aziz Cemaat!

Aşure gününde meydana gelen Kerbela faciası, üzerinden 1400 yıl geçmiş olmasına rağmen, ümmetin gönlünde kanayan bir yara olmaya devam etmektedir. Zalimlerin siyasi ihtiraslarına kurban edilmiş olan Hz. Hüseyin efendimizin, yanındakiler ile beraber katledilmiş olmasının acısı vicdanlarımızdaki tazeliğini korumaktadır. Kerbela’da yaşanmış olan vahşetten ders çıkarmalıyız ve bu yaşanan hadisenin ümmetin tefrikasına sebep olmasına müsaade etmemeliyiz. Tüm ümmetin muhabbeti ve hürmeti, Hz. Hüseyin efendimizle ve zulme karşı ortaya koyduğu direnişle beraberdir.

Değerli Kardeşlerim!

Tarihimizde yaşanan bu elim hadisenin benzerlerinin, başta İslam toprakları olmak üzere tüm mazlum coğrafyalarda yaşandığına şahit olmaktayız. Üzülerek ifade etmeliyiz ki, neredeyse her gün Aşure’ye ve her yer Kerbela’ya dönmüş durumdadır.
Dünyanın dört bir tarafında, güç sahiplerinin zayıfları ezdiği ve mağdur ettiğine şahit olmaktayız. Ne yazık ki bunu gerçekleştiren zalimler de kendilerini dünya kamuoyuna kaosu önleyici güçler olarak pazarlamak arzusundadırlar. Âdeta bu güncel duruma dikkat çeken Allah (c.c.), Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır. “Kendilerine: ‘Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.’ dendiği zaman, ‘Bizler sadece ıslah edicileriz.’ derler.”[1] Ancak unutulmamalıdır ki, zulüm ile abad olanların ahireti berbat olur. Kur’ân-ı Azîmüşşân da bunu çok net olarak ifade etmektedir: “Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.”[2] Biz müminlere düşen ise, tüm mazlumlara elimizden geldiğince yardımcı olmak ve onların dertleriyle dertlenmektir. Zalimlere ve zulme yönelik hassasiyetimizi muhafaza etmek ve usule uygun bir şekilde direnmektir. Allah tüm mazlumların yâr ve yardımcısı olsun. Zalimleri ise ıslah eylesin.       

Kıymetli Müslümanlar!

Bu günü idrak eylerken, Peygamberimiz ﷺ’in sünnetini de ihya etme fırsatına sahip bulunmaktayız. Hz. Peygamber Medine’ye geldiğinde, Yahudilerin Aşure günü oruç tuttuklarını gördü. “Bu nedir?” diye sordu. “Bu hayırlı bir gündür. Bu, Allah’ın İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardığı, bu sebeple de Mûsâ’nın oruç tuttuğu gündür.” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber ﷺ; “Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım.” buyurdu ve hem kendisi bu günde oruç tuttu, hem de başkalarını oruç tutmaya teşvik etti.[3] Bu mevzudaki diğer hadisleri de dikkate alarak, Aşure günüyle beraber bir önceki veya sonraki günü de dâhil ederek oruç tutarsak büyük bir sevaba nail oluruz.

Rabbimiz, Aşure gününü rızasına uygun bir şekilde ihya etmeyi ve manasına muvafık düşecek bir azme sahip olmayı nasip eylesin.

[1] Bakara suresi, 2:11
[2] İbrâhîm suresi, 14:42
[3] Buhârî, Savm, 69, H.No: 2004; Müslim, Savm, 127

Hutbe-Aşure Gününü Doğru Anlamak

Hutbe-Arapça