CUMA HUTBESİ

Hutbe: Çocuklarımızın Hakları

08 Temmuz 2020 Mimber Lambalar
Mimber Lambalar

Muhterem Müminler!

Allah Teâlâ’nın biz kullarına verdiği nimetlerin en kıymetlilerinden birisi de evlat nimetidir. Her nimet kadir ve kıymeti takdir edilirse nimet olur. Aksi takdirde nimet olmaktan çıkar, neticesi hüsran olan bir bela ve musibet hâline gelir. Allah (c.c.) nimet verir ve kulunu dener. Denemede başarıyı yakalayan dünya ve ahirette mesut ve bahtiyar olur. İşte az önce lafzını okuduğumuz âyet-i kerîme bunu ifade ederek bizi şöylece uyarır: “Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.”[1] Öyle ise, bahşedilmiş olan evlat nimetinin kıymetini idrak etmeli ve büyük mükâfata nail olmak için gayret etmeliyiz.

Değerli Kardeşlerim!

Allah’ın nasip etmesiyle sahip olduğumuz çocuklarımızın üzerimizde birer ebeveyn olarak ifa etmemiz gereken hakları vardır. Bu hakların başında onların helal yollardan yedirilmesi, içirilmesi ve giydirilmesi gelir. Çocuk sahibi olan bir Müslüman, kendi şahsi geçimini sağlamada helallere dikkat edeceği gibi, ailesi için de aynı hassasiyeti sergilemelidir. Çünkü kendi şahsının yanında bir de aile fertlerinin sorumluluğunu taşımaktadır. Onlara dair de kendisinden hesap sorulacaktır. “Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.”[2] ayeti bunu ifade etmektedir.

Aziz Kardeşlerim!

Çocukların korunması gereken haklarından bir tanesi de şüphesiz onların terbiyelerinin güzel yapılmasıdır. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur: “Bir babanın, çocuğuna verebileceği en güzel hediye iyi bir terbiyedir.”[3]

Dolayısıyla çocuklarımızın yiyecek, içecek ve barınma ihtiyaçlarının helal yoldan karşılanması gibi, onların Müslümanca bir ahlakla yetiştirilmeleri üzerimizde olan haklardandır. Bunun içindir ki, çocuklarımızı Müslüman olarak yetiştirmeli, temel ihtiyaçlarını sağlamalı, geçimlerini helal yoldan kazanmalı, onlara helal kazanç yolları göstermeliyiz. Daha küçük yaştan itibaren Allah inancı, kulluk bilinci, hayır ve takvada yarışma şuuru aşılamalıyız. Dinî tahsillerinin yanında dünyalarını da kazandıracak güzel birer meslek edindirmeliyiz. İslam toplumunun mümtaz birer ferdi olma bilincini onların mizaçlarına yerleştirmeliyiz. Nerede bir hayır varsa orada hazır olma, nerede bir şer varsa ona engel olma duyarlılığı ile hareket eder hâle getirmeliyiz.

Değerli Kardeşlerim!

Bütün bunların yapılabilmesi için ebeveynler olarak, biz kendimiz bir cemaat yapısı içinde olmalıyız. İşte şu çatısı altında bulunduğumuz cemiyet ve camilerimiz, bize bu imkânları sunan kutsal mekânlardır. İçinde yaşadığımız bu ortamda çocuklarımızın ve gençlerimizin üzerimizde olan haklarını bihakkın yerine getirmek için hem kendimiz hem de yavrularımız kendi toplumumuz içinde ve mabetlerimizde cemaat olmaya devam etmeliyiz. Çocuklarımızı camilerimizde verilen Kur’an ve din derslerinden uzak tutmamalı ve konuyu ciddiye almalıyız. İslami edep ve terbiyelerini alabilmeleri için bütün gücümüzle gayret etmeliyiz. Böyle yaparsak Rabbimiz, dünya nimeti olan evlatlarımızdan ve bizlerden razı olacaktır inşallah.

[1] Enfâl suresi, 8:28
[2] Tekâsür suresi, 102:8
[3] Tirmizî, Bir, 33

Hutbe-Çocuklarımızın Hakları