CUMA HUTBESİ

Hutbe: Dünyadaki Cennetimiz: Aile

30 Temmuz 2020
Rahle Kur'an

Değerli Müminler!

Aile kurumu, Hz. Âdem ve Hz. Havva ile başlayan ve insanlık tarihinde bu zamana kadar hiç değişmeyen sabit bir değerdir. İnsanın yeme, içme ve barınma gibi fiziki ihtiyaçları olduğu gibi, manevi ihtiyaçları da vardır. Bu manevi ihtiyaçların en önemlilerinden birisi de şüphesiz ki aile kurmaktır. Bu hakikati Rabbimiz, bize şu âyet-i kerîmede hatırlatmaktadır: “Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de Onun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.”[1]

Farklı anne-babadan ve çevreden iki yabancı insan, usulüne göre bir nikâh akdi gerçekleştirdikleri andan itibaren birbirilerine helal olur. İki yabancı aile birbirinin akrabası hâline gelir ve aile kurmuş olurlar. Kalplere hükmeden Allah (c.c.), iki farklı insana kalbî ülfet vererek, onları dünyada birbirine en yakın kişi, yani eş kılmaktadır. “Nikâhta keramet vardır.” sözü, muhtemeldir ki bu harikulade olayı bize tasvir ediyor.

Aynı birlik ve beraberlik nikâhsız bir şekilde gerçekleşse, bunun aksine helal ve sevap değil, haram ve günah işlenmiş olunur. Rahmet değil felaket, huzur değil dargınlık, sevinç değil pişmanlık olur. Bugün ise, özellikle gençler arasında bu gayrimeşru birlik ve beraberliklerin yaygın olmasının birçok sebebi vardır. Toplumda ortaya çıkan ve gelenek hâline dönüşmüş olan gereksiz masraflar ile, evliliğin mali bir yüke dönüştürülüp zorlaştırılması, bunların arasında en fazla göze batanıdır.

Aziz Cemaat!

İnsanoğlu unutmaya mahkûmdur. Bir evlilikte çoğu zaman taraflar eşlerinin güzel hasletlerini göz ardı eder, kötü huylarını göz önüne getirir. Genelde kendi haklarını düşünür ve karşı tarafa bu hususta baskı yapar. Hâlbuki, karşı tarafın haklarına odaklanıp onları yerine getirmeye gayret etsek ve eşlerimize karşı daha müsamahakâr davransak, evlerimizde sevgi ve saygının hâkim olmasına katkı sağlamış oluruz.  
Bu şekilde aile içi çatışmaların ve son zamanlarda daha yaygın hâle gelen boşanmaların önüne geçilmiş olur. Efendimiz ﷺ’in, aile fertlerinin birbirlerine hayırlı davranmalarını emreden şu hadîs-i şerifi kulağımıza küpe olsun: “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı davranandır. Ben de aileme karşı en hayırlı davrananınızım.”[2]

Muhterem Müslümanlar!

Aile hayatımızı, Allah’ın izniyle dünyadaki cennetimize çevirebiliriz. Bu ulvi maksada ulaşabilmek için şu hususlara dikkat edilmeli:

  1. Dindarlık; 2. Fazilet; 3. Muhabbet; 4. Merhamet; 5. Sadâkat.[3] Ancak bu çaba tek taraflı olursa tatmin edici bir neticeye varılamaz.

Dindarlık ve fazilet diğer tüm güzel vasıflar için bir temel oluşturur. Çünkü din olarak İslam, insana güzel vasıflar kazandırır. Mevlana Hazretlerinin şu temsili bu hakikati ne güzel ifade eder: “Aklım kalbimin kulağına eğildi ve sordu: ‘Din nedir?’ Kalbim de şu cevabı verdi: Din, edepten ibarettir.”

Muhabbet ise ailenin mayası ve gıdasıdır. Ne vakit azalırsa dünyadaki cennetimiz olan ailemiz sallanmaya başlar. Yani muhabbet, iki insanın kalpleri vasıtasıyla birbiriyle kurduğu bağdır, “Kalpten kalbe yol vardır.” sözü de işte bunu ifade eder.

Merhamet ölçülü olmalı. Aşırısı zaafa düşürür. Merhametin azlığı ise kalbe katılık ve kabalık verir, nezaketsizlik veya geçimsizliğe sebep olur. Kıvamında olan merhamet ise yuvaya saadet getirir.

Sadakat ise eşlerin birbirine hem sözlerinde hem de fiillerinde doğru ve itidalli olmalarını gerektirir. Yalan ise ailedeki sadakati bitiren çirkin bir huydur. Bu sadakat aynı zamanda eşlerin kayınpeder ve kayınvalidelerine karşı gösterilmeli. Her eş kendi anne-babasına karşı nasıl davranılmasını arzu ediyorsa, aynı şekilde kendisi de kayınpeder ve kayınvalidesine karşı güzel bir ahlak sergilemeli. Büyüklerimizin “Eden bulur.” sözünü aklımızda zinde tutarak davranışlarımızın karşılığını da göreceğimizi unutmamalıyız.

Hutbemizi, bize dünyadaki cenneti kazandıracak şu veciz beyitle bitirmek istiyorum:

“Edep bir tâc imiş nûr-i Hudâ’dan
Giy ol tâcı, emîn ol her belâdan…”

[1] Rûm suresi, 30:21
[2] Tirmizî, Menâkıb, 3895
[3] Bkz. Osman Nûrî Topbaş, Dünyadaki Cennet Huzurlu Aile Yuvası, İstanbul, 2006, S. 91 – 92.

Hutbe-Dünyadaki Cennetimiz: Aile

Hutbe-Arapça