CUMA HUTBESİ

Hutbe: Kamu Hakkı

06 Ağustos 2020 Mimber Lambalar
Mimber Lambalar

Aziz Müminler!

İslam dini, insan hayatını kutsal saymış ve yaratılmışların en şereflisi olma özelliğini insana bahşetmiştir. Dünya hayatı tüm insanlığın ortak paydasıdır. Din, dil ve ırk ayırmaksızın herkesin dünya nimetlerinden eşit derecede faydalanma hakkı vardır. Bu hakkı gözetip, her türlü haksızlık ve hukuksuzluk karşısında yer almak Müslümanlığın gereğidir.

Değerli Müminler!

İnsan, fıtrat gereği sosyal bir varlıktır. Hayatını idame ettirmek için her zaman iletişim hâlindedir. Bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak insanlar arasında bir hukuk meydana gelmektedir. Bizler, yaşadığımız coğrafyalarda hak ve adaletin timsali olmak için gayret göstermeliyiz.

Ahlaki değerler toplumları var eder ve ayakta kalmalarını sağlar. Kamu hakkına riayet etmek, hiç şüphesiz bu değerlerin başında gelmektedir. Günümüzde yanlış beyanlarla haksız kazanç elde etmek, hakkı olmadığı hâlde sosyal yardım fonlarından faydalanmak genel ifadeyle kamu hakkını ihlal etmek ve gerçek ihtiyaç sahiplerinin hakkına girmek anlamına gelmektedir. Allah Teâlâ bir âyet-i kerîmesinde bizleri şu şekilde uyarmıştır: “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.”[1]

Değerli Cemaat!

Yaşadığımız coğrafyalarda her daim temsil ettiğimiz değerlere uygun hareket etmekle mükellefiz. İnsan empati kurarak, “Sana yapılmasını istemediğini başkasına reva görme.” prensibini şiar edinmelidir. Müslümanlar olarak kamu düzenine ve hukukun öngördüğü tüm kaidelere uyarak çevremize ve gelecek nesillere öncü olmak  en asli vazifemizdir.

Aziz Müminler!

Bir gün Peygamber Efendimiz ﷺ ashâb-ı kirâma: “Müflisin kim olduğunu bilir misiniz?” diye sormuştu. Onlar “Biz, ne parası ne malı olan kişiyi müflis sayarız.” diye cevap buyurduklarında Peygamber Efendimiz ﷺ müflisin gerçek manasını şu şekilde açıklamıştır: “Ümmetimin gerçek müflisi, kıyamet gününde namaz, oruç ve zekât ile gelip, ancak buna sövdüğü, şuna iftira attığı, bunun malını haksız yere yediği, şunun kanını döktüğü ve bunu dövdüğü için sevaplarının bir kısmı buna, diğer kısmı şuna dağıtılandır. Sevabı kalmaz ise (zulüm ettiği) kişilerin günahları ona yüklenip cehenneme atılacaktır.”[2]

Öyleyse, kulakları sağır eden o ses geldiğinde, kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı o güne hazırlanmak lazımdır. Mümin için dünya, ahiretin tarlasıdır. Dünya hayatının geçici zevklerine aldanmadan, Allah’a kulluktan ve adalet anlayışımızdan taviz vermeden huzûr-u ilahîye ulaşmanın yollarını aramalıyız.

Allah Teâlâ bizleri o günde yüzleri ışık saçan, güleç ve müjdelenmiş olan insanların zümresine dâhil eylesin. Amin.

[1] Bakara suresi, 2:188
[2] Müslim, Birr, 15, H.No: 2581

Hutbe-Kamu Hakkı

Hutbe-Arapça