CUMA HUTBESİ

Kur’an müminlere yol göstericidir. Biz bu yolu bulabiliyor muyuz?

05 Aralık 2014

Muhterem Müminler!
Bugünkü hutbemiz, Kur’an’ın yol göstericiliği hakkında olacaktır.

Muhterem Kardeşlerim!
Rabbimiz, bize Kur’an’ı birçok özellikleri ile tanıtırken, Kur’an’ın yegâne hidayet rehberi ve yol gösterici olduğunu şöyle anlatıyor: “Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”[1] Bir başka ayette ise Kur’an’ın bu yönüne şöylece işaret buyurulur:”Allah, sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.”[2]

Bu ayetlerde, Kur’an’ın hidayet rehberi olduğu belirtilmekte; ondan istifade eden insanlar övülmekte; ona karşı sorumluluk bilinci ile hareket etmeyip, karşı koymak için elinden gelen her şeyi sarf eden insanların da sonlarının hüsran olduğu anlatılmaktadır.

Aziz Kardeşlerim!
Sözlerin en güzelini Allah (c.c.) indirmiştir. Kur’an’ın en güzel söz olması, onun Allah katından gelmiş olmasının en önemli delilidir. Çünkü Kur’an indiği zaman, edebiyatın zirvesinde olan Arap edip ve şairleri onun üslubu karşısında şaşırıp kalmışlardır. Ona inanmamakta direnenler dahi Kur’an’ın hiçbir insan sözüne benzemediğini itiraf etmiş ve hayranlıklarını gizleyememişlerdir. Kur’an, cehaletin koynunda debelenen topluma indiğinde öylesine etkili olmuştur ki, onunla tarihin seyri değişmiştir. Câhiliye toplumu olarak ünlenen, yol kesen, basit gerekçelerle başkasının canına kıyan, her türlü kötülüğü işleyebilen bir toplum; Rabbimiz’in insanlara uzattığı kurtuluş ipi olan Kur’an’a sarılıp onu öğrenince, en hayırlı toplum hâline gelmiş ve başkalarına yol gösterir olmuşlardır. Cehalet toplumundan insanlığın bir benzerini tanımadığı altın nesil ortaya çıkmıştır.

Değerli Kardeşlerim!
Bu gün de Rabbimiz’in göndermiş olduğu bu kutlu kitap Kur’ân-ı Kerîm elimizdedir. Cahil ve müşrik insanlar topluluğunu âlimler, adiller ve mutlu insanlar hâline getiren Kur’ân-ı Kerîm, sahabenin duyguları ile kendisine sarılan, onu anlamaya ve yaşamaya çalışan insanları da doğruya ve hakka ulaştırır, Allah’ın razı olduğu kullar hâline getirebilir, onları dünya ve ahirette mutlu kılar. Yeter ki ona yönelebilelim.

Çünkü Allah, onunla doğruya yönelmek isteyip bunun için gayret sarf edenleri onda muvaffak kılar; hidayet ve nimetine ulaştırır. Dolayısı ile, Kur’an’ın hidayetinden nasiplenebilmek için, ona yönelmeli, takvaya sarılmalı, neyin hak neyin batıl olduğunu onunla tefrik etmeye çalışmalıyız. Kur’an’la aramızı düzeltmeliyiz. Kur’an’la arasına mesafe giren Müslümanların bugünkü durumlarının tedavisinin de yine Kur’an’la mümkün olacağını bilmeliyiz.

[1] İsrâ suresi: 17:9[2] Zümer suresi, 39/23

pdf Hutbe: Kur’an müminlere yol göstericidir. Biz bu yolu bulabiliyor muyuz?

[supsystic-social-sharing id="1"]