CUMA HUTBESİ

Hutbe: Ömrün Bereketi Sıla-i Rahim

27 Haziran 2018 Mimber Lambalar
Mimber Lambalar

Muhterem Müslümanlar!

İnsan tek başına değil, cemiyet içinde yaşamaya elverişli olarak yaratılmıştır. Biz insanlar etrafımızda ailemiz, çocuklarımız, akraba ve dostlarımız olmadan yaşamaya uzun süre tahammül edemeyiz. Kullarına karşı merhameti bol olan Rabbimiz bizleri birbirimize muhtaç olarak yarattı ve birbirimize karşı bizleri merhamet ve sevgiyle donattı. Bu meyanda, Kur’ân-ı Kerîm’de eşler arası sevgi ve merhamet ilişkisi şu şekilde tarif edilmiştir: Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.”[1] Dolayısıyla insanların, bilhassa çiftlerin birbirine olan bağları fıtridir, yani insan olmanın bir gereğidir. Aynı şekilde akrabalık ilişkileri de Yüce Yaratıcı’nın hikmetlerindendir. Kadın-erkek arasındaki sevgi ve merhamet bağı ne ise akrabalar arasındaki bağ da odur. Nitekim Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Allah (c.c.) buyurdu ki: Ben Rahmân’ım, akrabalığı, rahimi ben yarattım ve ismim olan Rahmân’dan ona isim verdim. Kim akrabaya iyilik ederse, ben de ona iyilik ederim. Kim de ondan ilgiyi keserse, ben de ondan ilgiyi keserim.”[2]

Değerli Kardeşlerim!

Eş ve akraba arasındaki bağlar fıtridir ve Rabbimiz tarafından korunması emredilmiştir. Ancak bu her zaman için kolay değildir. Zaman zaman eşler ve akrabalar arasındaki tatsızlıklar ve sürtüşmeler vuku bulabilmektedir. Biz müminler biliyoruz ki, bunlar hayatın gerçekleridir. Neden? Çünkü insanın zayıf, aceleci ve sabırsız olması onun imtihanının bir parçasıdır. Bunun içindir ki, bizi bizden iyi tanıyan Rabbimiz, “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin.”[3] buyurarak akraba bağlarını korumayı Allah’a ve ahiret gününe iman ile ilişkilendirmiştir. Bu sıkı ilişki, akrabalara karşı ilgi ve alakanın ne denli önemli olduğunun apaçık göstergesidir. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”[4]

Muhterem Müslümanlar!

Akrabalarımıza karşı merhamet, ilgi ve alaka, yani sıla-ı rahim Rabbimizin bir nimeti ve imtihanıdır. Nimetidir, çünkü merhamet merhameti doğurur, iyilik iyiliğe vesile olur. Bu yönüyle sıla-i rahim ömrün bereketi, ailenin neşesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) akrabalık bağlarını kesmeyeni cennetle müjdelemiştir. Ama bu aynı zamanda imtihandır, çünkü sabır, af ve süreklilik ister. Bu ilişkiyi kesmek ise haramdır. Bu sebeple, değerli kardeşlerim, akrabalarımızı mümkün oldukça ziyaret edelim, az da olsa arayıp hâl hatırlarını soralım, maddi ve de manevi dertlerini gücümüz nispetinde gidermeye çalışalım. Böylece çocuklarımıza da iyi birer örnek olalım ve bu Rahmânî bağın ve sevap kaynağının korunmasına vesile olalım inşallah.

Rabbimiz bizleri akrabalık nimetini değerlendirmesini bilenlerden eylesin, imtihanı kazananlardan kılsın! Âmin.

[1] Rum suresi, 30:21
[2] Tirmizî, Sünen, 7/137, H. No: 1830 (Mektebetu Şamile)
[3] Buhârî, Sahih, 19/105, H. No: 5673 (Mektebetu Şamile)
[4] Buhârî, Sahih, 18/437, H. No: 5559 (Mektebetu Şamile)

Hutbe-Ömrün Bereketi Sıla-i Rahim

Hutbe-Arapça