CUMA HUTBESİ

Hutbe: Öncülerin Vasıfları

20 Şubat 2020 Kur'an Sayfa Tesbih Turuncu
Kur'an Sayfa Tesbih Turuncu

Aziz Müminler!

İnsanlığın iyiliğe, doğruluğa ve hayra kavuşması için ömürlerini adamış öncü şahsiyetler tarih boyunca hep olagelmiştir. Bu şahsiyetler, Allah’ın yeryüzündeki halifesi olma bilincine uygun olarak, tüm kâinata ve mahlukata yönelik derin bir sorumluluk hissetmişlerdir. Yeryüzünde karışıklık, kargaşa ve huzursuzluk anlamını içeren fitne mefhumunun ortadan kalkması için mücadele etmeyi, hayatın asli gayelerinden biri olarak kabul etmişlerdir. Hayrın hâkim olması ve şerrin mahkûm olması amacını taşıyan bu mücadelede hiçbir zaman geri durmamışlar ve hep öncü olmuşlardır. Bunlar başta peygamberler olmak üzere, davasına sadık olanlar, değerleri için canla başla mücadele edenler ve salihlerdir.

Değerli Kardeşlerim!

Mensubu olduğumuz İslam dininin 1400 yılı aşan tarihinde de âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz ve sahabesi ile birlikte başlayan öncülük geleneği, çağımıza kadar kesintiye uğramadan devam etmiştir. Kıyamet gününe kadar da insanlığa ve Müslümanlara hayırda öncülük ve önderlik yapacak olanlar, yeryüzünden asla eksik olmayacaktır. Bu öncüleri, yüce Mevlamız şu âyet-i kerîme ile müjdelemiştir; “(İman ve amelde) öne geçenler ise (ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah’a) yaklaştırılmış kimselerdir. Onlar, Naîm cennetlerindedirler. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.”[1]

Muhterem Müminler!

Yaşadıkları dönemde iman, ilim ve amel hususunda önden gidenler, gelecek nesiller için örneklik teşkil etmiştir. Özellikle İslam toplumunun cehaletten kaynaklı problemlerine dikkat çekmişler, ilim ve irfan merkezli bir hayat anlayışını hâkim kılmaya gayret etmişlerdir.
Sahip oldukları ilmî birikim ve irfanî derinlik ile, İslam âlimi kimliğinin timsali olmuşlardır.

Hayatlarında sahip oldukları tutarlılık ve istikrar, ihlas ve samimiyetlerinin bir nişanesi olarak görülmüş ve Müslümanların gönüllerinde taht kurmalarına vesile olmuştur. İdealleri uğrunda çektikleri zahmetlerden dolayı şikâyet etmemişler, bilakis bu zorlukları bir lütuf olarak kabul etmişlerdir. Nurettin Topçu’nun tarifiyle; “Yaşama zevkini bırakıp, yaşatma aşkına gönül vermişlerdir.” Kulluk bilincine ve sorumluluk ahlakına sahip şahsiyetlerin yetişmesine önem vermişler ve buna vesile olmuşlardır. Hak ve adaletin hâkim olduğu bir dünyanın teşekkülü için çıktıkları yolda, her türlü çileyi sabır ve metanetle karşılamışlar, sürgünlere tahammül etmişler ve fakat ideallerinin sürgün olmasına asla müsaade etmemişlerdir. İnsanlığın hayra ve merhamete muhtaç olduğu bu çağda, zamane değerlere teslim olmadan zamanı yönlendirmeye azmetmişlerdir.

Muhterem Cemaat!

Ebedî önderimiz Hz. Muhammed Mustafa ﷺ, bir hadîs-i şeriflerinde; “Her kim İslam’da güzel bir çığır açarsa, onunla her amel edildiğinde sevabının mislini alır. Ancak bu durum, ameli işleyenlerin sevaplarını hiçbir şekilde eksiltmez.”[2] buyurmaktadır. Dünyanın iyiliğe ve güzelliğe hasret kaldığı şu dönemde, hakkın, adaletin ve merhametin tesis edilmesi için çığır açıcı çalışmalar ortaya konulmalıdır. Bu husustaki gayretleriyle gönüllerimizde yaşamaya devam eden öncü ve önderleri, bizler ve gelecek nesiller örnek almalıdır. Onların fedakârlığı ve İslami değerlere yönelik adanmışlığı, bizler için de bir hayat tarzı olarak kabul edilmelidir. Öncülerin ortaya koyduğu çığır açıcı faaliyetleri anmak ve insanlarımıza tanıtmak amacıyla, teşkilatımız “Önden Gidenleri Anma” programları tertip etmiştir. Bu kıymetli faaliyetimize, ailenizle beraber katılmanızı önemle hatırlatmaktayız.

Rabbimiz, İslam’ın davetini kendisine dava edinmiş olan öncülerimizin yolundan gitmeyi bizlere nasib-i müyesser eylesin. Amin.

EK (19.02.2020 tarihinde Hanau şehrinde gerçekleşmiş olan saldırıya dair)

Değerli Cemaat!

Avrupa’da her geçen gün artan ırkçılığın ve ayrımcılığın yol açtığı menfur bir saldırı daha gerçekleşmiştir. Almanya’nın Hanau şehrinde iki işyerini hedef alan ırkçı terör saldırısında, 10 masum insanımız vahşice katledilmiştir. Ölenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa ve yakınlarına başsağlığı dileriz. Yeryüzünde, sevgi, merhamet ve toleransın hakim olmasına gayret etmek hem dini hem de vicdani bir vazifedir. Farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü, ırkçılık ve ayrımcılığın kendisine yer bulamadığı bir Avrupa coğrafyasının teşekkülü, başta siyasiler olmak üzere tüm toplumsal kesimlerin sorumluluğundadır. Bu konuda insanların güvenliğinin sağlanması ve olası ırkçı saldırılara karşı ciddi tedbirlerin alınması, ülke yöneticilerinin ve güvenlik birimlerinin en öncelikli görevleridir. Tekrar vefat edenlerle Allahtan rahmet, yaralananlara acil şifalar temenni eder, yakınlarına başsağlığı dileriz.

[1] Vâkıa suresi, 56:10-14
[2] Müslim, İlim, 6, H.No: 1017

Hutbe-Öncülerin Vasıfları

Hutbe-Arapça