CUMA HUTBESİ

Hutbe: Rabbiniz’e tövbe edin ve O’ndan bağışlanma dileyin!

03 Ağustos 2016 Kur'an Sayfa Tesbih Turuncu
Kur'an Sayfa Tesbih Turuncu

Muhterem Müslümanlar!
Hangi toplumda olursa olsun, hangi inanca mensup bulunursa bulunsun; uygunsuz işler yapanlar, suç işleyenler ve toplumun kabul etmediği hataya düşenlerin yaptıkları her daim kendilerini takip eder. Bu hatalar hep kayıtlı, belgelendirilmiş olarak kalır. Ama Rabbimiz bizi öyle ümitsiz bırakmaz. Kendisine yalvarıp tevbe ettiğimiz takdirde günahlarımızı bağışlayacağını ifade eder. Zaten Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: “Günahından tam olarak dönüp tövbe eden, onu hiç işlememiş gibidir.”[1]

Aziz Cemaat!
Peygamber Efendimiz’in bu müjdesinin yanı sıra, Rabbimiz de bizi tövbeye çağırır; hem de sonunda değeri ölçülemeyecek bir ödülle birlikte. Hutbemizin başında okuduğumuz ayette Rabbimiz mealen şöyle buyurmakta ve bizi tövbeye davet etmektedir:
“Ey iman edenler! Samimi bir tövbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber’i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, ‘Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin.’ derler.”[2]

Muhterem Kardeşlerim!
Günah dediğimiz şey aslında Allah’ın hududunu aşmak, Allah’a karşı suç işlemektir. İşte o haddi aşmanın insan kalbindeki etkisini Allah’ın Elçisi şöyle tarif eder: “Bir kul günah işlediği zaman kalbinde siyah bir leke meydana gelir. Eğer o kul günahı terk edip bağışlanmayı dilerse bu leke kaybolur. Tövbe etmez de günah işlemeye devam ederse, o zaman bu siyah nokta büyüyerek onun bütün kalbini kaplar.”[3]

Kıymetli Kardeşlerim!
Bu hadisten de anlaşılacağı üzere, kul bir günah işlemişse hemen tövbeye yönelmeli ve tövbeyi geciktirmemelidir. “Daha sonra tövbe ederim.”, “İleride muhakkak tövbe için vakit ayırırım.” gibi sözler ile tövbe geçiştirilmemelidir. Böyle davranmak şeytanın vesveselerine uymaktan başka bir şey değildir.

Samimi bir tövbede kalp işlenen günahın pişmanlığını derinden hisseder. Kişi aynı günaha bir daha düşmeyeceğine dair Rabbi’ne söz verir. İşlediği günahlardan dolayı göğsünde âdeta bir yangın hisseder.

Eğer günahlarımızdan dolayı bir pişmanlık hissetmiyorsak, içinde bulunduğumuz tehlikenin farkına varamamışız demektir. Hatta, eğer hâlâ günah işlemeye devam ediyor isek, “Acaba kalbim mi mühürlendi ki hâlâ pişmanlık duyup bu günahı işlemekten vazgeçemiyorum?” sorusunu kendimize sormamız gerekir.

Değerli Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu bakımdan kendi kendimizi ölçmemiz için bize şu ölçüyü veriyor: “Kim bir iyilik yaptığında seviniyor, bir kötülük yaptığında üzülüyorsa o mümindir.”[4]

Muhterem Kardeşlerim!
Hutbemizi içimizi ferahlatan bir hadisle bitirelim: “Allah tövbe ve istiğfara devam eden kimsenin her sıkıntısı için bir çıkış yolu ve her kederi için bir ferahlık sağlar ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır.”[5]

[1] İbn Mâce, Zühd, H. No: 4391
[2] Tahrîm suresi, 66:8
[3] Tirmizî, Tefsîr, H. No: 3654
[4] Tirmizî, Fiten, 8, H. No: 2165
[5] Ebû Dâvûd, Vitir, 103, H. No: 1518

Hutbe-Rabbinize Tevbe Edin