CUMA HUTBESİ

Hutbe: Ramazan: Muhasebe ve Tezkiye Ayı

23 Mayıs 2019 Tesbih Yeşil Siyah
Tesbih Yeşil Siyah

Muhterem Müslümanlar!

Son on gününe gireceğimiz mübarek ramazan ayı, Müslümanlar için nefsin muhasebesi ve arınma adına büyük bir fırsattır. Geçim ve maişet derdiyle monoton bir hâle gelen hayatımız, bize manevi durumumuzla ilgilenme fırsatını vermemektedir. On bir ayın sultanı olan ramazan, modern hayatın günlük telaşından sıyrılma imkânı vermesi hasebiyle, ayrı bir öneme sahiptir.  Yüce Peygamberimiz ﷺ; “Ramazan ayı başladığında cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur.”[1] diye buyurmaktadır. Dolayısıyla bu ayı, nefsimizi hesaba çekmek ve tezkiye etmek için değerlendirmeliyiz.

Kıymetli Müminler!

Allah ﷻ Kur’ân-ı Kerîm’de tezkiye kelimesini, itikadımıza, tefekkürümüze ve amellerimize bulaşmış kirlerden arınma anlamında kullanır: “(Andolsun) nefse ve onu düzenleyen; ona fücurunu da takvasını da ilham etti; onu tezkiye eden muhakkak kurtuldu; onu kirletip örtense muhakkak kaybetti.”[2] Müslümanlar olarak ramazanda muhasebesini yapmamız gereken en önemli hususlardan biri, itikadımızın, fikirlerimizin ve amellerimizin ne kadar Kur’an ve sünnete uygun olduğudur. Kur’an ve sünnet ile irtibatımızı sağlamlaştırmak, itikat ve amel arasında kopmaz bir ilişki olduğunu bilmek; ibadetlerimizi asıl hikmetlerine uygun olarak gerçekleştirmek ve arınma idrakimizi besleyerek, sorumluluk bilincimizin gelişmesine katkı sağlamaktır.

Aziz Cemaat!

Yüce Rabbimiz, hutbemize başlarken okuduğumuz âyet-i kerîmede; “Ey iman edenler, Allah’tan korkun. Herkes yarın için önden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır.”[3] diye buyurmaktadır. Nefsimizi muhasebe ederken, dünya hayatının ahiret yurdu için bir tarla olduğunu unutmamalıyız. Dünyada ektiğimizi, ahirette biçeceğiz. Yapıp ettiğimiz her söz ve fiilin, ahirette hesabını vereceğiz. Geleneğimizde sıkça kullanılan “Ölmeden önce ölünüz.” sözünün hikmetine uygun olarak, ölmeden önce uyanmamız, hayatımıza çeki düzen vermemiz gerekmektedir.

Değerli Kardeşlerim!

Bildiğiniz üzere Kadir Gecesi ramazan ayın son on gecesinde saklıdır.[4] Dolayısıyla sadece 27. gecesine odaklanıp diğer geceleri ihmal etmek doğru olmaz. Hz. Âişe validemiz (r.a.) tarafından rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz , ramazan ayının son on günü girdiğinde bütün gayretini ibadete yöneltir, gecelerini ihya eder ve ailesini (ibadete teşvik amacıyla) uyandırırdı.[5] Bizler için kıyamete kadar örnek olmaya devam edecek olan Hz. Peygamberimiz ﷺ’in bu hassasiyetine, bizler de sahip olmalıyız. Bu geçireceğimiz ramazan-ı şerifin son on gününde, nefsimizi arındırmalı ve manevi anlamda güç depolamalıyız. Akrabalarımızı ve çevremizi de bu yönde teşvik etmeli ve hasıl olacak sevaptan pay almalıyız.

Ayrıca ramazan ayının son on gününde eda edilecek en büyük sünnetlerden biri, ibadet niyetiyle camide bulunmak anlamına gelen itikâf ibadetidir. Müsait olan kardeşlerimizi camimizde bu sünneti yaşatmaya davet ediyoruz. Hafta içi müsait olmayan kardeşlerimizi en azından bu ve gelecek hafta sonlarını bu bağlamda değerlendirmeye çağırıyoruz.

Yüce Mevlamız bizleri, ramazan ayının son on gecesinin hakkını veren, nefsini her daim kontrol eden ve kötülüklerden kendisini arındıran temiz kullar zümresine dâhil etsin. Amin.

[1] Buhârî, Savm: 5; Müslim, Siyam: 2
[2] Şems suresi, 91:7-10
[3] Haşr suresi, 59:18
[4] Muvatta, İtikâf, 11, H. No: 701
[5] Buhârî, Kadir Gecesinin Fazileti, 5, H. No: 2024

Hutbe-Ramazan Muhasebe ve Tezkiye Ayı

Hutbe-Arapça