BASIN AÇIKLAMASI

IGMG Genel Başkanın Hicri Yılbaşı Mesajı 2011

25 Kasım 2011

İslam Toplumu Millî Görüş Genel Başkanı Kemal Ergün, 26 Kasım 2011 Cumartesi gününe tevafuk eden 1 Muharrem 1433 tarihinin Hicri Yılbaşı olması münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Genel Başkan Ergün, mesajında şu konulara dikkat çekti:

“Hicret hadisesi, İslâm tarihinde vuku bulmuş önemli dönüm noktalarından biridir. Bu tarih, sahip olduğu ehemmiyet sebebiyledir ki, İslam dünyasının takviminin başlangıcı olmayı fazlasıyla hak etmiştir.

Hicret, kişinin herhangi bir şeyden veya bir yerden bedeniyle, kalbiyle, diliyle ya da her üçüyle birden uzaklaşmasıdır. Hicret, lügat itibariyle zikredilen anlamlara gelse de Müslüman toplumlarda hicret denildiğinde akla ilk gelen hadise, Peygamber Efendimiz (sav)’in Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye göçme etmesi olmuştur.

Müşriklerin, Mekke-i Mükerreme’de Müslümanlara zulmün her çeşidini reva görmeleri, hususiyetle işkence, cana kıyma ve ekonomik ambargo gibi insan haysiyetine yakışmayan baskılara maruz bırakmaları neticesinde hicret gündeme gelmiş ve Müslümanlar önce Habeşistan’a göçmek mecburiyetinde kalmışlar. Ancak zulüm ve baskıların arkası kesilmeyince ve baskıların ucu Peygamberimizin hayatını kaste kadar varınca, artık göç etmek Peygamber Efendimiz (sav)’e de farz olmuş; dolayısıyla bi’setin onüç yıllık Mekke dönemi sona ermiş ve on yıllık Medine dönemi başlamıştır. Efendimiz (sav) önce ashabını, daha sonra da kendisi ve en yakınlarını Medine-i Münevvere’ye intikal ettirmiştir. Hem Peygamber Efendimiz (sav), hem de ashab-ı kiram, bu hicretle inkarcıların yurdundan inananların yurduna, yalandan doğruya, haramdan helala, haksızlıktan hakka, zulümden adalete ve fuhşiyattan iffete hicret etmişlerdir.

Fiziki anlamda hicret tamam olmakla beraber manevi anlamda hicret kıyamet gününe kadar devam edecektir. Söz gelimi, cimrilikten cömertliğe hicret, israftan iktisada hicret, isyandan itaate hicret; kibirden tevazuya hicret, insanları tavır ve sözlerle alaya alıp şahsiyetini yaralamaktan, onurlarını korumaya hicret, mal alıp satarken, konuşurken, gülerken, ağlarken, severken, nefret ederken ölçü ve tartıya dikkat etmeyip haddi aşmaktan dengeli davranışa hicret, haram paradan helal paraya hicret, günah sokaklarından sevap caddelerine hicret, karanlıktan aydınlığa hicret, inkardan imana hicret ya da yalandan doğruya hicret hep devam edecektir.

Bu minvalde, Müslümanlar olarak hicreti çok iyi anlamak durumundayız. Hicret öncesi ve sonrası yaşanmış olan olayları iyi kavrar ve özümsersek, hem insanlığın hem de müslümanların beraberce yaşamakta oldukları birçok hayati problemi çözüme kavuşturabiliriz. Çünkü geçmişte bu böyle olmuş ve insanlık asırlar boyu mutlu bir dünyanın atmosferini teneffüs etmişlerdir. Günümüzde de insanlık yine, dünyada ve ahirette mutluluğu aramaktadır ve hicretle gelen hayat nuruna muhtaçtır. İhtiyacı hissedilen bu nur, Kur’an ve Sünnet’ten oluşan İslam nizamında mevcuttur ve samimi alıcılarını beklemektedir.

Bu vesile ile ben de bütün kardeşlerimizin Hicri yılbaşlarını tebrik ediyorum. Bizleri bekleyen bu yeni yılı, zulüm, kıyım ve haksızlıkların sona erdiği, insan hakkı ihlallerine nihayet verildiği, kan ve gözyaşlarının dindiği bir yıl kılmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.”

Kemal ERGÜN

Genel Başkan