BASIN AÇIKLAMASI

IGMG Kadın Kolları Başkanı Zehra Dizman “Dünya Kadınları Günü” dolayısıyla bir mesaj yayınladı

08 Mart 2006

Hiç kuşkusuz 8 Mart 1857 yılında New York’ta gerçekleşen hareket, insanlık tarihi boyunca yapıla gelen hak arama mücadelesinin sadece belli bir kesitidir. Tam 142 yıl önce bir tekstil fabrikasında çalışan kadınlar, “düşük ücret, uzun çalışma süreleri ve insan onuruna aykırı çalışma ortamları”na karşı başkaldırıp, bir direniş başlattılar.

Netice itibariyle kadın hareketinin sınıflar ve kıtalararası siyasallaşmasına yön veren bu olaydan 53 yıl sonra, 1910 yılında Kopenhag’da toplanan Uluslararası Kadın Konferansı’nda, 8 Mart günü, “Dünya Kadınlar Günü” olarak ilan edildi. Bu günün Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesi ise 1975 yılında olmuştu.

Ancak günümüzde Dünya Kadınlar Günü ilk taleplerinden daha farklı, kadınların sorunlarının ve temel taleplerinin dile getirildigi bir gün olmuştur. Bununla birlikte kadına verilen haklar ve uygulamaları ile ilgili eksiklikler, eleştirileri ve tespitler gündeme getirilirerek dünya kadınlarının konumu ile ilgili muhasebe yapmaya fırsat olusur. Bu bağlamda “Dünya Kadınlar Günü” kadına verilen hakların sembolü haline gelmiş olsa da, halen kadınlarımızın bir cok sorunlarla karşı karşıya kaldıkları bir gerçektir. Özellikle eğitim , istihdam ,sağlık ve eşit hukuki haklara sahip olma alanında, yani en temel insan haklarından istifade etme ve yararlanmada, kadınlarımızın tam bir sorunlar yumağıyla baş başa kaldıkları da gözlenmektedir.

Özellikle dini inançarından dolayı, eğitim, çalışma, kariyer sahibi olma vb. haklarına yapılan çeşitli müdahaleler, kadınları ve genç kızları bu sorunlarla mücadeleye zorlamaktadır. Daha da ileriye gidilerek, kadınları, dini inançlarından dolayı, kendi içerisinde kategorize ederek ve sınıflara ayırarak, eğitim ve calışma gibi temel haklardan yoksun bırakılmaları endişe ve üzüntü oluşturan bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Temel hak ve özgürlüklerini elde etmek için çaba sarf etmek zorunda bırakılan, kadın ve genç kızlarımızın, enerjilerinden ve sinerjlerinden yararlanmak yerine, gücleri heba edilmektedir, potansiyellerinden faydalanılma maktadır.

Bunun yanı sıra dindar kadının toplumdaki fonksiyonu, görevleri, sorumlulukları, hakları, maddi ve manevi degerlerin üretimi sürecindeki konumu, kişilik özellikleri gibi unsurlar, yine toplumdaki kadin portresi algilamasina ve cinsiyete göre şekillendirilmektedir. Özellikle dindar ve basörtülü kadinlari dislayan geleneksel egitim ve resmi ideolojiler, toplumda kadinin yerini sarsmis ve kadini evinin icinde bir role uygun görmüstür. Bunun sonucunda kadınların topluma katılımları kısıtlanarak, etkileri engellenmekte ve yetkileri snırlandırılarak, kadın özel alana (ev ve aile) yönlendirilmektedir. Bu durumda tarihi süreçte ve günümüzde de oldugu gibi toplumsal cinsiyet eşitliğinden de öte, kadınlar arası eşitliğin de mutlaka mücadelesi verilmelidir.

Dolayısıyla kadınların hukuksal ve toplumsal statülerinin güçlendirilmesi ve kalkındırılması için var olan tüm kadın katmanlarının eşit haklara ve özgürlüklere sahip olması gerekmektedir.

Kadınların pozitif katkıları ile topluma katılımlarını sağlamak icin kadınların gelişmesini desteklemek, aralarındaki dayanışmayı, bilgi ve tecrübelerini artırmak ve ayırımcılığa uğramış bütün kadinlara gerekli yardımları ulaştırmak temel prensip haline gelmelidir.

  • Eğitim şansı tanınmayanlara bu imkanın verilmesi
  • Evde ve işyerinde kadınlara yönelik ayrımcılık kapsamına giren uygulamaların önlenmesi ve
  • Tüm ülkelerde, bütün kadınların toplumsal ve siyasal etkinlik kazanması ve ekonomik güce kavuşmalarına destek verilmesi temel hedefler olarak sadece sözde kalmamalı ve mutlaka uygulamaya konmalıdır

Bireylerin, ailelerin ve toplumun yaşam kalitesini geliştirmek için gerekli olan şartlar tüm kadınların eşit haklara sahip olmasıyla gerçekleşir. Bu kapsamda sosyal, ekonomik, politik sorunlara yol açabilecek, kadınların maruz kaldığı olumsuz yaşam koşulları kalkacak ve kadınlar daha faydalı bireyler olarak, toplumun gelişmesine ve hayat kalitesine katkıda bulunabileceklerdir.