EĞİTİM

İslami İlimler Yarışması sonuçlandı

09 Mayıs 2019

20 Nisan’da gerçekleştirilen İslami İlimler Yarışmaları, Bilgi Yarışması, Hitabet Yarışması ve Temalı Sergi Yarışması olmak üzere üç ayrı kategoride düzenlendi.

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Eğitim Başkanlığı’nın düzenlediği İslami İlimler Yarışması’nda Temalı Sergi Yarışması’nın konusu ahlaki değerler oldu. Yarışma programında IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün ile Eğitim Başkanı Dr. Abdulhalim İnam birer selamlama konuşması yaptı. İslami İlimler Kurslarının yöneticilerini ve bu yarışmaya katılan öğrencileri tebrik eden Kemal Ergün ve Abdulhalim İnam konuşmalarında ilmin önemini vurguladı. Programın ön konuşmasını ise Eğitim Başkanlığı İslami İlimler Sorumlusu Sultan Balkaya yaptı.

Genel Başkan Kemal Ergün, öğrenilen bilginin bir aidiyet kazandırması gerektiği üzerinde durdu ve teşkilatın idarecileri olarak kendilerine gelen bazı yakınmaları değerlendirdi. “Bir toplum, aidiyet bilinci var ise var olur, geleceğe bu bilinçle hazırlanır. Lakin insan unutkandır. Eğer bilgi sadece ezber olarak alınırsa takdir edersiniz ki unutulur. İnsan amele, eyleme dönüşmeyen bilgiyi unutur, zaman içinde de benliğinden uzaklaşır. Eyleme dönüşen bilgi insana aidiyet kazandırır, gelecek nesillerimiz için bu aidiyet kazanma çok büyük ehemmiyet taşımaktadır.” şeklinde konuşmasına başlayan Ergün İslami İlimler Kurslarının müdireleri, hocaları ve öğrencileri olarak bu aidiyet bilincini unutmaya karşı panzehir olarak çalışmaları gerektiğini söyledi.

Bazen “Ben bu teşkilatın şu kursundayım ama bu teşkilat beni temsil etmiyor.” şeklinde ifadelerle muhatap olduğuna dikkat çeken Genel Başkan Ergün bu ifadelere şu cevapları verdi: “Bu nasıl bir şey? Demek ki, anlatamıyoruz. Avrupa’nın ortasında bana Kur’an’ı öğretecek, hadisi öğretecek, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) öğretecek, İslam medeniyetini öğretecek kursları açmış, camileri açmış, okullar açmış, üniversiteler açmış böyle güzel bir teşkilat beni temsil etmiyor!?? Bu ne demek? Demek ki, biz dersi vermişiz ama ruhu vermemişiz. Cehdi kazandıramamış, aidiyet hissettirememişiz! O zaman yeni bir heyecan ve yeni bir ruhla bu çalışmaları tekrar ele almamız gerekmektedir.”

Bilgiyi aksiyona dönüştürmek şart

Genel Başkan Kemal Ergün, bilginin amele ve aidiyet bilincine dönüşmesi gerektiğine dair verdiği örneklemede Cuma suresindeki “Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir (Cuma suresi, 62:6).” ayetini gündeme getirdi ve şöyle devam etti: “Rabbimiz hiç bir örneği boşuna vermez. Kitap yüklü merkepler benzetmesi işte tam da budur. Bilgiyi yüklenmek, ama onu eyleme dönüştürmemek. Bilgiyi yüklemek yetmez, onu aksiyona dönüştürmek, tebliğ ve davete dönüştürmek, ete kemiğe bürüyerek şahsiyet ile sokağa götürmek, anlaşılır olmaya çalışmak, önyargılı algılara karşı insani karşılık vermek. İşte yüklenilen bilginin eyleme dönüşmesi budur.”

Ergün konuşmasını 14 Nisan günü Avrupa’nın 210 şehrinde Buyrun, ben Müslüman’ım aksiyonuna katılan İslami İlimler Kurslarına katılan öğrencileri özellikle tebrik ederek şöyle bitirdi: “Eğer İslami ilimlerde olmasaydınız, bu tebliği nasıl yapacaktınız? Almış olduğunuz bilgiyi eyleme dönüştüreceksiniz, hoca hanım olacaksınız, ablalık yapacaksınız. Nerede olduğumuzun ve ne yapacağımızın misyonunu unutmadan, sorumluluklarınızı üstlenerek ilim yolunda olacaksınız. İlim talebesinin yemesi, içmesi, uykusu ve yolculuğu bir ibadettir, cihattır. Bunu bize Peygamber Efendimiz (s.a.v.) müjdelemiştir. Bu yolda cehdedenlerden olacağız. Bilgimizi bu yolda kullanacağız, tebliğ edeceğiz. En büyük tebliğ, şahsiyetli tebliğdir.”

“Yolumuz uzun, azığımız az.”

IGMG Eğitim Başkanı Dr. Abdulhalim İnam da bir selamlama konuşması yaptı. İslami İlimler Kursları ile bu yarışmayı düzenleyen ve katılan öğrencilere teşekkür eden İnam, İslami İlimler Kurslarının dört ana hedefi bulunduğunu şu şekilde açıkladı: 1. Her esen rüzgara kapılmayan nerde durması gerektiğinin farkında olan bilinçli üyeler yetiştirmek. 2. Teşkilatımızın kademelerinde yönetici olarak görev yapacak İslam’ı bilen idareciler oluşturmak. 3. Öğrendiği bilgilerle amel eden ve başkalarına tebliğ eden irşadcılara sahip olmak. 4. Eğitim kadememizde eğitmen olarak görev yapacak eğitimciler yetiştirmek.

Bu hedeflerin, İslami İlimler Kurslarının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha ortaya koyduğunu söyleyen İnam, eğitimlerin bu hedeflere göre şekillenmesi gerektiğini belirtti. Yarışmaların da bu hedeflere uzanmada birer kaldıraç görevi gördüğünü söyleyen İnam şöyle devam etti:

“Bu kurslar için çok büyük çabalar gösteriliyor imkânsızlıklar içinde tarih yazılıyor. Emeği geçen herkes yarınlarda yetişen öğrencilerimizin hizmetlerini gördükçe mutlu olacak ve ind-i ilahide de büyük mükâfatlar alacaklardır. Biz hayatın iman ve cihattan ibaret olduğuna inanıyoruz. Biz sarp yokuşa talip olanlarız. Biz kulları kullara kulluktan kurtarmak için yola çıkmışız. Köle azad etmek, insanlığın kıtlıklarına alternatif olmak, yetime ve hiçbir şeyi olmayan yoksula sahip çıkmak için yola çıkmışız. Biz biliyoruz ki yol uzun, azık azdır. İşte bu yolda yılmadan yıkılmadan yorulmadan yürümek için donanımlı olmak zorundayız. Biz biliyoruz ki ilim ehlinin uykusu bile ibadettir. Yemesi ve içmesi ibadettir. Kişinin Allah’ın kitabından bir ayet öğrenmesi bin rekat nafile namaz kılmasından daha hayırlıdır.”

İslami İlimler Yarışmalarının amacının bu yolda yürüyenlerin sayısını artırmaya teşvik olduğunu dile getiren Eğitim Başkanı Abdulhalim İnam, yarışma ile eğitimde alınan mesafeyi insanlara göstermek, bu eğitimi bir nevi ölçmek ve değerlendirmek istediklerini bildirdi. İnam konuşmasını şöyle bitirdi: “Bu eğitimlerimizi tamamladıktan sonra durmak yok. Hizmet sevdalıları olacağız. Kim var diye seslenildiğinde sağına ve soluna bakınmadan fert fert ‘Ben varım’ diyebilen bir imana sahip gönül erleri olacağız. Bu çalışmaları yaparken hiçbir hesap yapmadan sadece Allah için bu çalışmalara talip olacağız.”

Bize ağır gelse de ahlak disiplinine uymamız gerekiyor

Programın açılış konuşmasını Eğitim Başkanlığı İslami İlimler Sorumlusu Sultan Balkaya yaptı. Yarışmalar, konuları ve katılım hakkında bilgi veren Sultan Balkaya özellikle yarışmanın Temalı Sergi bölümünün konusu olan ahlaka vurgu yaptı.

Avrupa’nın birçok yerinde faaliyet gösteren IGMG İslami İlimler Kurslarının sadece son sınıf öğrencilerinin katılabildiği bu yarışmada 11 bölgenin öğrencileri Avrupa Hitabet Yarışması’nda dereceye girmek için yarışırken, 12 bölge de bilgi yarışması ile karşımızda olacaklar. Kur’an’dan peygamber örnekleri, İslam’ın şartları, imanın şartları konuları ile şimdiye kadar materyal yarışmasına katılıp çok bereketli ve faydalı eserler ortaya koyan bölgelerimiz bu sene de ahlaki değerlerimiz konusuyla yarışacaklar. Yarışmalarımızın amacı en iyiyi ve en kötüyü seçmek olmadığından, hayırda yarışacak olan bu yarışmacılarımızı tebrik etmek, teşekkür etmek istiyorum.

“Bugün ahlaki değerlerimiz üzerinde yoğunlaşacağız. Ahlaki değerlerimizin nasıl oluştuğunu, bunların göreceli değil, sizin memleketinize veya benim memleketime göre değişmediğini ilk insanla birlikte yeryüzüne indirilip peygamberler tarafından uygulandığını hatırlamak gerekir.” cümleleri ile konuşmasını sürdüren Balkaya, ahlaki değerlerin hayata anlam veren insan yönümüz olduğunu ve kesinlikle disiplin ile elde edildiğinin farkında olunması gerektiğine işaret etti. Disiplin kelimesinin baskı, yukarıdan indirmeli, nefes aldırmayan terbiye gibi algılanmasına rağmen, aslen bir işi nizam ile düzenli yapma anlamında devamlı olma manasına gelmesi sebebiyle, Peygamberimizin bize önerdiği gibi az da olsa devamlı yapmak demek olduğunu söyleyen Balkaya şöyle devam etti:

“Eğer iyiye ve hayra ulaşmak istiyorsanız az ve devamlı olarak yapın. Buna ister başarı deyin, ister mutluluk deyin ne derseniz deyin. Ama özünde canımıza ağır da gelse bir nizam sistemine uymak geliyor. Komşu hakkına riayet, arkadaşa merhamet, anne babaya saygı, sosyal yaşamı güzel hareketlerle renklendirmenin temelinde disiplinli bir nefis terbiyesi ile kazanılmış ahlaki değerlerimiz yatıyor. Ahlaki değerler miras değil bir kazanımdır.”

İnanan insanın paylaşmaya ihtiyacı olduğunu, huzuru, bilgiyi, ekmeği, derdi, çayı paylaşmanın onun en önemli hayat düsturu olması gerektiğini söyleyen Balkaya paylaşmanın sosyal bir görev olduğunu da söyledi: “Hele mümin olanın, iyiliği paylaşıp kötü olandan alıkoyması, kötü yolları tıkaması, yaşadığı ve yaşattığı en önemli paylaşımıdır. Bu aynı zamanda müminin sosyal görevidir.”

Sonuçlar

İslami İlimler Yarışması’nın Bilgi Yarışması kategorisinde Nazan Aygör ve Hanife Odabaşı’nın temsil ettiği Kuzey Ruhr Bölgesi birinci, Tuba Çetin Ebrar Yalçın’dan oluşan Hamburg Bölgesi ekibi ikinci, Birsel Yarmadelen ve Hülya Çetinkaya’nın temsil ettiği Rhein-Neckar-Saar (RNS) Bölgesi de üçüncü oldu. Yarışmada Temalı Sergi kategorisinde Ruhr-A Bölgesi birinci olurken Düsseldorf Bölgesi ikinci ve RNS Bölgesi üçüncü oldu.

Hitabet Yarışması’nın birincisi Güney Hollanda Bölgesi’nden Pınar Çatıkkaş oldu. İkinciliği Ruhr-A Bölgesi’nden Gülay Orhan, üçüncülüğü ise Kuzey Ruhr temsilcisi Sabahat Açıkalın kazandı.