Hutbeler

Rahmet Ayı: Ramazan

Ramazan ayı, içerisinde Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olduğu Kadir Gecesi’ni barındıran mübarek bir aydır. O Kur’an ki insanlığa yolun doğrusunu gösterir, hak ile bâtılı birbirinden ayırmanın apaçık delillerini ortaya koyar. Cahiliyenin karanlığında yolunu kaybetmiş insanlığa hakikatin çıkış yolunu gösterir. Allah’a hamd vesilesi olarak bu ayda oruç tutmak bizlere farz kılınmıştır. Rabbimiz şöyle buyurmuştur:

İnsanlığın Ortak Yarası: Irkçılık

Şan ve şeref arzusu, insanın fıtratında var olan bir hissiyattır. Ruhen olgunluğa erişmemiş olan insanlar bu duygularını etnik kökenleriyle tatmin etmeye yeltenmektedirler.

Nefis Terbiyesi

İnsanın hayatı tam anlamıyla bir sınavdan ibarettir. Bu sınav bazen korkuyla, bazen açlıkla, bazen mal ve ürünlerin eksilmesiyle, bazen de can ile sınanmak şeklinde tezahür eder. Bütün bunların yanında insanın en büyük sınavı hiç kuşkusuz nefsiyle verdiği sınavdır. Peygamberimiz insanın nefsiyle olan sınavını büyük cihat olarak nitelemiştir. Çünkü nefis insana sürekli kötülüğü emreder.

Berat Gecesi

Üç aylar bizi hem ruhumuzla hem de bedenimizle ramazana hazırlamaktadır. Regaip ve Miraç geceleriyle tekrar kulluk bilincimizi hatırlarız. Berat Gecesi ile Allah’tan af ve mağfiret dileriz. Ramazan ayında oruç tutarak nefislerimizi terbiye eder, fitre ve zekât ibadetiyle mali sorumluluğumuzu yerine getirir, bayramda ise Allah’ın sayısız nimetleriyle mükâfatlandırılırız.

Dayanışma ve Kardeşlik Duygumuz

Allah (c.c) eşref-i mahlukat olarak yarattığı insana sayısız nimet ihsanında bulunmuştur. Yiyecek-içecek nimetinin yanı sıra akıl, irade ve sorumluluk bilinci de insana bahşedilen nimetler arasındadır. İslam dini, insanı sosyal ve sorumluluk sahibi bir varlık olarak kabul etmiş, ona ferdî ve toplumsal bazı sorumluluklar yüklemiştir. Bu vazifelerin başında dayanışma ve kardeşlik duygusu gelmektedir. Bundan dolayı, yaşadığımız dünyayı ve toplumu düşünmek, birbirimize maddi-manevi destekte bulunmak hem dinî hem de insani bir vazifedir.

Miraç Gecesi

İslam’ın Mekke döneminde miraç olayı Hz. Peygamber ve Müslümanlar için nasıl rahmetin habercisi olduysa, bu Miraç Gecesi de inşallah depremzede kardeşlerimizin ve mazlumların yaralarının sarılması ve acılarının hafiflemesine vesile olacaktır.

Doğal Afet ve Musibetlere Karşı Sabır

Bu yaşanan afet vesilesiyle insanın ne kadar âciz olduğuna, felaketler karşısında ne kadar çaresiz kaldığına, Allah’ın gücünün ne büyük olduğuna, Allah’ın kuvvet ve kudreti karşısında hiç kimsenin dayanmaya muktedir olamayacağına bir kez daha şahitlik ettik! Dünyanın fâni olduğunu, yarın başımıza ne geleceğini bilmeden yaşıyor olduğumuzu, yalnızca Allah’a güvenip dayanmamız gerektiğini bir kez daha anladık!

Üstünlük Ancak Takva İledir

İnsanlığın saadet ve selameti için gönderilmiş olan yüce dinimiz İslam’da, insanların üstünlüğü soy, sop, makam ve mevki ile ölçülmez. Âlemlerin Rabbi olan Allah (c.c.) “Allah katında en değerliniz, en derin takva bilincine sahip olanınızdır.”[1] diye buyurarak, üstünlüğün ancak takva ile olduğunu beyan etmiştir.

Hayatımızı Tövbeyle Arındırmak

Allah Teâlâ’nın, peygamber olmadığı hâlde övgüyle andığı ve insanlığa örnek olarak gösterdiği Hz. Meryem validemizin, mukaddes olan dimimiz İslam’da özel bir yeri vardır. Öyle ki Meryem ismi Kur’ân-ı Kerîm’de bir sureye isim olmuştur.

Üç Aylar

Tüm mevcudatı yoktan var edip yaratmış olan Allah (c.c.) bizlere hayat nimetini bahşetmiştir. Verilen ömrümüzün her anı elbette kıymetlidir. Ancak Cenâb-ı Hakk’ın, kullarına lütuf ve ihsanını bolca ikram ettiği özel vakitler vardır. Recep, şaban ve ramazan ayları işte böyle birbiri ardına açılan bereket kapılarıdır. Bu müstesna zamanlar maddi ve manevi kurtuluşumuza, ebedî huzur ve mutluluğumuza vesiledir.

Sabah Namazının Önemi

Her yeni günün ilk ibadeti sabah namazının kılınmasıdır. Sabah namazı beş vakit namazın en mühimidir. Okuduğumuz hadîs-i şerifte şöyle buyrulur: “Her kim sabah namazını kılarsa o kimse Allah’ın koruması altındadır.”[1] Buna göre Allah Teâlâ namaz kılan Müslümanları dünyada da ahirette de yalnız bırakmayacaktır.

Kur’an’ın Değerini İdrak Etmek

Yüce Rabbimiz, insanoğlunu dünyada başıboş ve yalnız bırakmamış, ona önder olarak peygamberler göndermiş, ilahî kitaplar indirerek de yol göstermiştir. Kur’ân-ı Kerîm, insanın Rabbini tanıyıp Ona kulluk etmesiyle ilgili hususları, inanç ve ibadetle ilgili meseleleri, ahlaki sorumlulukları, geçmiş ümmetlerin yaşadıkları tecrübeleri, ahiret hayatının mahiyetini ve daha nice konuları içermektedir.