Hutbeler

Hutbe: Sanal Âlemde Müslümanca Davranmak

Değerli Müminler! Okuduğumuz âyet-i kerîmede Yüce Mevlamız “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız. Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.”

Hutbe: Ailede Mahremiyet

Muhterem Kardeşlerim! Aile, toplumun ve medeniyetin vazgeçilemez en değerli unsurudur. İnsanın huzur ve güven içerisinde yaşaması aile mahremiyetinin korunması ile mümkündür. Bu nedenle aile, insan yaşamının fıtri bir olgusudur. Oldukça kutsal bilinen ailenin mahremiyet değerlerinin, sadakat ve sevgi bağlarının sorumluluk bilinci ile korunması oldukça önem arz eder. Dolayısıyla bireyin ve ailenin varlığına değer katan aile mahremiyetinin dikkate alınması gerekir. Ancak günümüzde özellikle sosyal medya ortamında aile mahremiyeti ölçülerinin ne denli yara aldığını hepimiz görmekteyiz.

Hutbe: Müstehcenlik Kalbi Yozlaştırır

Değerli Müminler! Resûl-i Kibriyâ Efendimiz ﷺ dinimizin özelliğini şu sözleriyle beyan etmiştir: “Her dine has bir ahlak vardır; İslam dininin ahlakı da hayâdır.” Buna göre hayâ, korumamız gereken en önemli İslami değerlerimizden biridir. Yaşadığımız çağda, insanlık bu hususta gittikçe zorluk çekmekte ve hayâ duygusundan uzaklaşmaktadır. Günümüzün bir nimeti ve aynı zamanda büyük bir imtihanı olan internet, bu gelişmenin en esaslı etkenlerinden biridir. İnternet vasıtasıyla, bir tıkla her çeşit faydalı bilgiye ulaşabildiğimiz gibi, birçok kötülük, aşırılık ve fuhşiyât da parmağımızın ucundadır.

Hutbe: İhsan Şuuru Verimli Çalışmanın Anahtarıdır

Değerli Müminler! Okuduğumuz âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve muhsinlerle beraberdir.” diye buyurmaktadır. Muhsin, Peygamber Efendimiz ﷺ’in açıklamasına göre, Allah Teâlâ’yı görüyormuş gibi ibadet edendir, çünkü bilmektedir ki, Allah’ı göremese de Allah onu görmektedir. Her an Yüce Rabbimizin gözetlemesinin farkında olup ihsan makamına ulaşan mümin, tüm işlerini mükemmel yapmaya gayret eder. Bu gayret, ibadetleri içine aldığı gibi günlük hayatımızdaki işleri ve ilişkileri de kapsamaktadır.

Hutbe: Miladi Yeni Bir Yıla Başlarken

Muhterem Müslümanlar! Yeni bir miladi yılın arefesindeyiz. Allah Teâlâ yarattığı en önemli mefhumlardan birisi de şüphesiz ki zamandır. Zaman, hayat yolculuğumuzda içinde yaşadığımız ve gelip geçmesiyle farkına vardığımız bir süreçtir. Bir günün, bir ayın, bir yılın sona ermesi hiç şüphesiz önemli bir hadisedir. Çünkü geçip gitmekte olan her zaman dilimi, müminin yaşam sayfasından koparılan bir yapraktır.

Hutbe: “Heva ve Heveslerinizi İlah Edinmeyin!”

Aziz Cemaat! Müslüman’ın en temel meziyeti, kendini, iradesini, düşüncesini ve nefsini Allah Teâlâ’ya teslim etmesidir. Bir mümin için, hak ve batıl, doğru ve yanlış, iyi ve kötü, sevap ve günah arasındaki farkı belirleyen yegâne merci ve kriter de vahiydir. Elbette peygamberler hariç hiç kimse masum değildir ve insan, yaratılışı gereğince günaha düşebilir. Ancak mümin günahlarda ısrar etmez ve asla yanlışlarını doğrulamaz. Bilakis, onları doğrultur ve tövbe ile Rabbine yönelir.

Hutbe: Nasihat Ahlakı

Muhterem Müslümanlar! Yaşadığımız her ilişkide zaman zaman sıkıntılı dönemler geçirmemiz gayet doğaldır. Bu bizim ana babamızla ilişkimizde olabilir, eşimiz, evlatlarımız, bir akrabamız, içerisinde bulunduğumuz cemaatten bir kardeşimiz, iş arkadaşımız, hatta en samimi dostumuz olabilir. Zor ve yorucu olsa da bazı ilişkileri baştan sona kadar sıkıntılı buluyor olabiliriz de. Böylesi durumlarda hatayı sırf muhatabımızda aramak ancak şeytanı memnun eder. İnsanoğlunun en sık düştüğü hatalarından biri, başkalarının hatasıyla meşgul olup, kendi hatasını aramaya, düşünmeye, düzeltmeye vakit ayırmamasıdır. Fakat ilişkilerimizin düzelmesi için sırf karşı taraftan düzelme beklemek yanlış ve eksiktir.

Hutbe: Tesettür ve Moda

Muhterem Kardeşlerim! Okuduğumuz âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, kıyafetlerimizin birer ilahî lütuf olduğunu hatırlatır ve buyurur ki: “Ey Âdemoğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise yarattık. Takva elbisesi, işte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.”

Hutbe: Amellerinizi Boşa Çıkarmayın!

Değerli Cemaat! Yüce Rabbimiz, bize Kur’ân-ı Kerîm’in birçok ayetinde iman edip salih ameller işlemeyi emreder. Bu amellerin bir kısmı, namaz, oruç, zekât, hac, kurban gibi Allah ile kul arasındaki ilişkiyi ilgilendiren ibadetlerdir. Amellerin bir diğer bölümü ise nikâh, alışveriş, vasiyet ve miras gibi kullar arasında icra edilen uygulamalardır. Müminler olarak, bunların her birini Allah Teâlâ’ya yakınlaşmak için birer fırsat görmeliyiz. Ancak, Allah’ın rızasını kazanmak için işlediğimiz ameller bazı şartlara sahip olmalıdır.

Hutbe: Sadaka Belaları Defeder

Değerli Müminler! Okuduğumuz ayette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Elif Lâm Mîm. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.” Bu ayetlerde müttekîlerin, yani Allah’tan sakınanların vasıflarından üç tanesine dikkat çekilmektedir.

Hutbe: Camilerin İhya ve İnşası

Muhterem Kardeşlerim! Peygamber Efendimiz (s.a.v.) peygamberlik görevine başladığı Mekke döneminde Kâbe yakınlarında namaz kılardı. Ancak Kâbe’de namaz kılmak müşriklerin engelinden dolayı çok zordu. Bu sebepledir ki, sahabeden bazıları kendi evlerini mescit hâline getirmişlerdi. Bunların ilki Ammâr b. Yâsir (r.a.) idi. Aynı şekilde Hz. Ebû Bekir (r.a.) da evinin avlusunu mescit hâline getirmişti. Ancak bu ev mescitlerinde cemaatle namaz kılınmazdı.

Hutbe: Hz. Peygamber’i Sevmek Allah’ın Emrine Uymaktan Geçer

Değerli Müminler! Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.”