CUMA HUTBESİ

Hutbe: Hz. Peygamber’i Sevmek Allah’ın Emrine Uymaktan Geçer

06 Kasım 2019
Rahle Kur'an

Değerli Müminler!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.” [1]

Okumuş olduğumuz bu ayetten de anlaşıldığı gibi Yüce Rabbimiz, gönderdiği peygamberini dünya ve dünyanın içindeki her şeyden daha çok sevmemiz gerektiğine vurgu yapmaktadır. O halde Peygamber Efendimiz ﷺ’i sevmek dindir, imanın bir gereğidir. Hatta onu sevmek imanın kemaliyle alakalıdır. Resûl-i Ekrem ﷺ de peygamber sevgisini bir iman meselesi olarak ortaya koymuş ve şöyle buyurmuştur: “Sizden birinize ben¸ annesinden¸ babasından¸ çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadığım müddetçe o kimse (kâmil anlamda) iman etmiş olmaz.”[2]

Muhterem Müminler!

Peygamber sevgisi bizi hangi makamlara taşıyabildiğini Peygamber Efendimiz ﷺ’in şu hadîs-i şerifinden öğrenmekteyiz: Bir kişi Resûl-i Ekrem Efendimiz ﷺ’e “Kıyamet ne zaman kopacak!?” diye sorduğunda onun dikkatini odaklanması gereken hususa çekmek için “Onun için (amel olarak) ne hazırladın?” diye sorar.  O da “Fazla (nafile) namazım, orucum ve sadakam yok, ama ben Allah’ı ve elçisini severim.”
Resûlullah ﷺ bunun üzerine “Sen sevdiğin kişi ile beraber olursun.” diye buyurmuştur.[3]

Ancak bir kişi sadece diliyle “Ben Peygamberimiz ’i seviyorum.” demesi onun Peygamberi gerçekten sevdiği anlamına gelmez. Çünkü sevgi ilgi, emek, ispat ister. Sevgilerin de bir bedeli vardır. İçerisinde ilgi, emek ve özveri bulunmayan sevgi, sözde bir sevgidir. “Peygamberimi seviyorum” deyip de sevgisinin gereğini yerine getirmeyen insan, sevgisinin bedelini ödemekten kaçınıyor demektir.

Değerli Cemaat!

Hz. Aişe (r.a.) rivayet eder: Bir adam Peygamber Efendimiz ﷺ’e gelip derdini şu şekilde ifade etmiş: “Ya Resulallah, seni kendimden, ailemden, malımdan ve oğlumdan da daha çok severim! Ben evde otururken seni düşünür ve yanına gelip seni görene kadar sabırsızlanırım. Ölümlerimizi düşündüğümde senin cennette Peygamberlerin makamlarına yükseltileceğin aklıma gelir. Ben cennete girsem bile seni orada göremeyeceğimden korkarım.” Peygamberimiz ﷺ ise Cebrail (a.s.) şu âyet-i kerîmeyi indirene kadar cevap vermemiştir: “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.”[4] Resul-i Ekrem ﷺ bu ayeti okuduğunda adam kendini sevinçten tutamamıştır.

Muhterem Cemaat!

Peygamberi sevme iddiası çok ciddi bir iddiadır. Allah’ın emir ve yasaklarını ciddiye almayan kişi, peygamberi sevdiğini ne kadar çok söylerse söylesin, o sevgi lafta bir sevgidir. Zira Peygamberi sevmek Allah’ın emir ve yasaklarına uymayı gerektirir.

Cenab-ı Allah bizleri Allah’ı ve Peygamberini sözde değil özde seven ve sevgisinin gereğini yerine getiren kullarından eylesin! Amin

[1] Tevbe suresi, 9:24
[2] Buhârî¸ İman, 8; Müslim¸ İman: 69¸ 70
[3] Buhârî, Edep, 96, H.No: 6171
[4] Nisa suresi, 4:69; Taberânî: El-Mu’cem Es-Sağir, H.No: 52, Ravileri güvenilirdir

Hutbe-Hz Peygamberi Sevmek Allah’ın Emrine Uymaktan Geçer

Hutbe-Arapça