Hutbeler

Hutbe: Ahlaki çürümeye karşı emr-i bi’l ma’rûf görevimiz

Muhterem Müslümanlar! Ahlak, güzel huy, iyi insan olmak gibi değerler her zaman el üstünde tutulması gereken ve hiçbir zaman göz ardı edilmemesi icap eden ferdî ve toplumsal değerlerdir. Bu değerler toplumda hak ettiği kıymeti görmediği ve benimsenmediği anda çürüme başlar ve o toplumun insan onuruna yaraşır bir şekilde devamı mümkün olmaz.

Hutbe: Yardımı Rabbimizden Sabır ve Namazla Dileyelim

Muhterem Müslümanlar! Şu bir gerçektir ki, beki de her gün canımızı sıkan, bazen de üstesinden gelmekten aciz kaldığımız problemlerle karşı karşıya kalmaktayız. Bu problemlere karşı bize direnç verecek olan ve onların üstesinden gelmek için ilk adımı attıracak olan tek şey Rabbimize yalvarmamızdır. Rabbim, bana yardım eyle, Rabbim bana sabırlar ver diye!

Hutbe: Müslümanca hayatın temeli: Helal ve harama riayet

Muhterem Müslümanlar! Her insanın hayatı belirli çizgilere göre şekillenir. Müslümanın hayatı ve temel çizgisi ise helal ve haram sınırlarıdır. Müslüman helal dairesi içinde kalıp çizgiyi aşmayacaktır. Hayat kısıtlı bir süreçtir. Bu süreç içinde helalinden kazanmak, helalinden harcamak, yemek-içmek, insanlarla ve diğer mahlukat ile ve en önemlisi de Allah ile olan ilişkilerimizde Müslümanlar olarak helal-haram çerçevesine riayet etmek durumundayız. Allah ile aramızda olan çizgi tevhit ve kulluk çizgisidir. İnsanlar ve diğer mahlukat ile olan çizgiler ise; adalet, hürmet, sevgi ve merhamet çizgileridir. Bu çizgiler aşılınca haramlar başlar.

Hutbe: İyilik 10 katı karşılık bulur

Muhterem Müslümanlar! Kim herhangi bir iyilik yapar, iyiliğe teşvik eder, iyiliğe öncülük ederse, o kimseye yaptığının en az 10 katı karşılık verilecektir. Hatta bu karşılık o kadar ileri gidecektir ki, 700’e çıkacaktır. Nitekim En’âm ve Bakara surelerinde şöyle buyurulmaktadır:

Hutbe: Kur’an Tilavetinde Yarışalım!

Muhterem Kardeşlerim! – Hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan ayırandır bu. – Kur’an’dır bu. – İyiyi kötüden, güzeli çirkinden ve adâleti zulümden ayırandır bu… – Çünkü Kur’an’dır ve O’nun ağzından konuşandır bu… – Dünya ve âhiret saadetinin kurallarını koyandır bu. – Kur’an’dır bu.

Hutbe: Muharrem ayı ve Aşûre Günü

Muhterem Kardeşlerim! Önümüzdeki salı günü, yani 11 Ekim günü Aşûre Günü’dür. Peki, Aşûre Günü bizler için neden önemlidir? Bu sorunun cevabını doğrudan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den almaktayız.

Hutbe: Hicret Şuuru

Muhterem Müslümanlar! Düşünün ki günün birinde aniden memleketinizi terk etmek durumunda kalıyorsunuz. Belki ailenizi ve dostlarınızı artık bir daha hiç göremeyeceksiniz. Kendinizi bir anda, yabancısı olduğunuz bir yerde buluveriyorsunuz. Bu durumda kendinizi nasıl hissederdiniz? İşte Mekke’den Medine’ye göç eden Müslümanlar hicretlerinde böyle hissettiler. Bugün yurtlarını terk etmek durumunda kalan mülteciler de yine aynı hisleri yaşamaktalar.

Hutbe: Ana-Baba’ya karşı sorumluyuz!

Muhterem Müminler! Hiç bebek olmadan, anında büyüyen bir canlıya rastladınız mı? Peki ya anasını-babasını sevmeyene? Ne yazık ki, insanoğlu da bebeklikten itibaren anasının-babasının yanında büyüdüğü hâlde, o mübarek insanları daha sonraları itip kakabiliyor ve onları ihmal edebiliyor. Tabii bunun bir de tam tersi vardır.

Hutbe: Ümmet olma bilinci

Muhterem Kardeşlerim! Hiç şüphesiz insanlar Hz. Âdem ve Hz. Havva’dan yaratılmış olmakla kardeş kılınmışlardır. Bununla birlikte, Hucurât suresinin 10. ayetinde; “Müminler elbette ki kardeştir.”[1] buyurulmaktadır. Dinimiz İslam böylelikle müminler arasındaki kardeşliği daha ileri götürmüş, farklı kavimlerden insanları din kardeşi yapmıştır. Bu kardeşliğin nasıl olduğunu Medine’ye hicret edildiğinde ensar ve muhacir arasında görmüştük. İşte bu kardeşlikle birlikte oluşan bütüne kısaca “ümmet” denilmektedir. Onun içindir ki, tüm insanlığa karşı bir sorumluğumuz olduğu gibi, dinde kardeş olmamız hasebiyle ümmetimize karşı da sorumluluklarımız vardır. İşte bu bilinç, ümmet bilincidir.

Hutbe: Hac ve haccın hikmetleri

Muhterem Müminler! Allah (c.c.), Kur’an’da şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz yeryüzünde insanlar için yapılan ilk mabet, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olan Kâbe’dir. Orada apaçık deliller ve İbrâhîm’in makamı vardır. Oraya giren güven içindedir. Bundan dolayı hacca gitmeye gücü yetenlere Beytullah’ı haccetmek Allah’ın bir emridir.”

Hutbe: Kurbanınla adayan ol!

Muhterem Müslümanlar! Yüce Allah şöyle buyuruyor: “(Ey Muhammed!) Onlara, Âdem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, ‘Andolsun seni mutlaka öldüreceğim.’ demişti. Öteki, ‘Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder.’ demişti.”

Hutbe: Sâlih amellerle süslenmiş iman kişiyi cennete götürür

Muhterem Müslümanlar! İman, ruhlar âleminde Rabbimiz’e verdiğimiz sözle başlayıp, ahiret hayatına kadar uzanan, kalbî bir kabulün ve yönelişin adıdır. İman her ne kadar “dil ile ikrar, kalp ile tasdik” diye tarif edilse de, onun en büyük göstergesi pratik hayata yansıyan ameldir. Çünkü insan, amel defterine kaydedilen iş ve davranışlara göre ahirette kıymet bulacak, dünyevi eylemlerine göre ahirette hesaba tabi tutulacaktır. Bu manada amel, insanın ahirete götürmek üzere nakış nakış, ilmek ilmek hazırladığı çeyiz sandığına benzer.