CUMA HUTBESİ

Hutbe: Ahlaki çürümeye karşı emr-i bi’l ma’rûf görevimiz

08 Kasım 2016 Kuran Tesbih Kırmızı
Kuran Tesbih Kırmızı

Muhterem Müslümanlar!
Ahlak, güzel huy, iyi insan olmak gibi değerler her zaman el üstünde tutulması gereken ve hiçbir zaman göz ardı edilmemesi icap eden ferdî ve toplumsal değerlerdir. Bu değerler toplumda hak ettiği kıymeti görmediği ve benimsenmediği anda çürüme başlar ve o toplumun insan onuruna yaraşır bir şekilde devamı mümkün olmaz. Tam bu noktada din çok önemli bir rol oynamaktadır. İyilikte bulunmayı, kötülüklerden uzaklaşmayı insanlara emreden İslam dini bunu başkalarına da uygulatmayı bireye sorumluluk olarak yüklemektedir. Dinin emirleri gereğince hareket edildiği takdirde hem fert kendisini düzeltmiş olacak hem de diğer insanların kendilerini düzeltmelerine, kötülüklerden uzaklaşmalarına vesile olacaktır.

Aziz Kardeşlerim!
Ahlaki çürümeye karşı toplumsal direnişi ancak, emr-bi’l ma’rûf ve nehy’ ani’l münker diye tarif edilen iyiliklerin emredilmesi, kötülüklerin menedilmesi ilkesi ile gerçekleştirebiliriz.
Bu ne demektir? Önce ma’rûfun ve münkerin ne olduğunu bilmemiz gerekir ki, emr-bi’l ma’rûf ve nehy’ ani’l münker nedir sorusunun cevabını bulalım.

Değerli Kardeşlerim!
Ma’rûf, dinimizin emrettiği, meşru ve doğru kabul ettiği, güzel gördüğü her şeydir. Münker ise bunun tam zıddıdır. Yani dinimizin çirkin gördüğü, yasakladığı, hoş görmediği, reddettiği, haram saydığı, mekruh gördüğü her şeydir. İşte Müslüman’ın ahlakı ma’rûfa bağlılığı ve münkere direnişi ile orantılıdır.
Bugün eğer ma’rûf yok oluyor, münker çoğalıyor ise, emr-bi’l ma’rûf ve nehy’ ani’l münker sorumluluğumuzu hep beraber yerine getirmek zorundayız. Ahlaki çürümeden şikâyet ediyorsak, ahlaklı ve faziletli olmanın mücadelesini vermeliyiz. Hem de toptan, kadın erkek, birbirimiz ile dayanışma içinde olarak. Her şeyden önce, münkerin adını koymak zorundayız. Eğer bir davranış münker ise ona itiraz etmeliyiz. Münkerin yapılmaması için, en az o münkeri işleyen kadar cesurca davranmalıyız. Bu cesurca davranışı kadın-erkek toptan yani toplum hâlinde sergilemeliyiz. Bunu bize Rabbimiz Tevbe suresinde şöyle bildirmektedir:
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”[1]

Değerli Müslümanlar!
Emr-bi’l ma’rûf ve nehy-i ani’l münkeri ihmal etme konusunda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in şu uyarısına kulak verelim ve bunu aklımızdan çıkarmayalım:
“Yemin ederim! Ya siz iyiliği emreder kötülükten sakındırırsınız veya Allah Teâlâ, sizin kötülerinizi size musallat eder. Böyle olduktan sonra sizin hayırlılarınız dua ederler, fakat duaları kabul edilmez.”[2]

[1] Tevbe suresi, 9:71
[2] Tirmizî, Fiten, 12, H. No: 2169

Hutbe-Ahlaki çürümeye karşı emr-i bi’l ma’rûf görevimiz

Hutbe-Arapça