İRŞAD

Kurban Bayramı Hutbesi: Kurban Bayramı

18 Ağustos 2018 Minber Ahşap
Minber Ahşap

Muhterem Müslümanlar!

Allah’a hamd olsun, sağlık ve afiyet içinde bizleri bir Kurban Bayramı sabahına daha kavuşturdu. Kurban Bayramı’nda bir taraftan yeryüzündeki bütün Müslümanlar Allah’a yakınlaşmayı umarak kurban keserler, bayram namazlarında Rablerinin huzurunda saf tutarlar, diğer taraftan da Kâbe-i Muazzama’da Rableri ile ömürlük ahitlerini tazelerler. Ne mutlu böyle bir bayrama sahip olan ve bayramı bayram gibi yaşayan Müslümanlara! Ancak geçen bayramlarda olduğu gibi, İslam dünyasının bir kısmının bu bayrama da yine gönül kırıklıkları ile girmiş olmalarının hüznünü göz ardı edemeyiz. Cenâb-ı Hak’tan yeryüzündeki tüm Müslümanların gönül huzuru içinde bayram yapacakları günlere bizleri kavuşturmasını bütün kalbimizle diliyoruz.

Aziz Kardeşlerim!

Kurban Bayramı’nın, isminden de anlaşılacağı gibi iki yönü vardır: Bayram ve kurban. Bayram deyince hatırımıza sevinç ve neşe ile dolu gönüller gelir. Evet, bugün bayram günü ve bizim üzerimize düşen görevlerimiz vardır. Bunların başında ise aile içinde bayramlaştıktan sonra komşularımızla ve din kardeşlerimizle bayramlaşmak gelir. Bugün insani ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz. Kırgın ve dargın olanlarımız varsa bayramı da vesile bilerek barışmalı ve bayramlaşmalıyız. Uzaktaki akraba, eş, dost ve ahbaplar aranmalı ve bayramları tebrik edilmelidir. Yapabiliyorsak gayrimüslim komşularımıza da bugünün bayramımız olduğunu hissettirebilmeliyiz. Küçükler yaşça büyükleri ziyaret etmeli, herkes birbiri ile bayramlaşmalı, ikramlarda bulunmalı. Dargınları barıştırmaya gayret etmeliyiz.

Bayramın ikinci yönü ise üzerimize vacip olan kurbanı kesmektir. Kurban, Allah’a yakınlaşmak, böylece rızasına ulaşmak için eda edilen bir ibadettir. Burada aslolan Allah’a kulluğu ifa etmektir. Yoksa ayette de ifade buyurulduğu gibi kurbanın herhangi bir parçası Allah’a ulaşmayacaktır. “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”[1] “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece takvanız ulaşır.”[2] İşte biz bu bilinçle kurban keser ve ikramda bulunuruz.

Değerli Müminler!

Kurbanın hem maddi hem manevi son derece önemli hikmetleri vardır. Bu hikmetlerin başında kurban etlerinden bilhassa ihtiyaç sahiplerinin yararlanması gelir. İçinde yaşadığımız ülkelerde kurbanın bu hikmetinin gerçekleşmesi epeyce zordur. Bundan dolayı da bizler cemaat olarak teşkilatımızın onlarca ülkede, sayıları milyonları bulan ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere yaptığı kurban kampanyasına destek vermekteyiz ve kurbanlarımızı hikmete uygun şekilde kesmek istemekteyiz. Bir kurban deyip geçmemek gerekir. Nitekim kurban kampanyamız, dünyanın dört bir yanında, herhangi bir ayrım gözetmeksizin mağdur ve muhtaçlara ulaşıyor ve insani dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyor. Böylece dünyaya dalga dalga sevgi, kardeşlik ve barış aşılanıyor. İşte bu hayırlı ve güzel organizasyona katılmak isteyip henüz kurbanlarını kesme planını yapmamış olan kardeşlerimiz şu bayram sabahında ve bayramın dördüncü gününe kadar kurbanlarını kestirmek üzere organizasyonumuza müracaat edebilirler.

Rabbimizden sağlık ve huzur içinde daha nice bayramlara ulaşmayı niyaz ediyor ve hutbemizi şu hadisle bitiriyoruz: “Âdemoğlu Kurban Bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. Şüphesiz ki o kesilen kurban kıyamet günü boynuzları ve kılları ile gelir. Hiç şüphe yok ki, kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul görür. Öyle ise gönüllerinizi kurban ile huzura kavuşturun.”[3]

[1] En’âm suresi, 6:162
[2] Hac suresi, 22:37
[3] İbn Mâce, Babu Sevabi’l Udhiyye, H. No: 3126

Hutbe-Kurban Bayramı

Hutbe-Arapça