Cemiyet Haberleri

NIF Yöneticileri ve eski kurucuları buluştu

07 Şubat 2011

IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan'ın da hazır bulunduğu buluşma Ömer Atıf'ın hazırladığı eskiye ait görüntülerden oluşan sinevizyon  gösterimiyle başladı. Daha sonra Nurettin Akbulak aşr-i şerif okudu. Teşkilatlanma Başkanı Tahir Karademir yaptığı kısa ve duygulu konuşmada birinci neslin eskimez kurucularını camilerin etrafında sıdk ile dolanan sadık insanlar olarak nitelerken, “Sizler çok olumsuz şartlarda buralara geldiniz. Yapayalnız ve pek çok çaresizlikler içinde tek şey düşünüyordunuz oda imanınızdı. Aç kaldınız, açıkta kaldınız, ağır işlerde çalıştınız. Ama sizler bunlara hiç aldırmadan evvela namaz kılacak bir yer deyip gayrete geldiniz. Ve biz bugün o ihlasla, o samimiyetle ve içine zerre kadar haram karışmamış alın terlerinizle elde ettiğiniz kazançlarınızla attığınız ve Allah'ın izniyle asla sarsılmayacak olan o temeller üzerinde varlığımızı sürdürüyoruz “diyerek ağabeylerine teşekkür etti.

Karademir'in konuşmasından sonra Mahmut Işık okuduğu birbirinden güzel ilahilerle ortamı renklendirdi. Bölge Başkanı Mehmet Yaramış da bir konuşma yaptı. Gurbete gelişin 50. yılını doldurmak üzere olduğumuzu hatırlatan Yaramış, “Buraya gelirken elbette hepinizin birer planı vardı. Kimileriniz tarla, kimileriniz traktör kimileriniz de inek koyun almayı planladınız, yada dükkan açacak kadar bir sermaye yapıp dönmeyi. Ancak Allah'ın da bir planı vardı. İkinci dünya harbi sonrası ortaya çıkan ekonomik alanda iş gücüne duyulan ihtiyaçtan dolayı Türkler buraya geldi. Böylece bin yıl boyunca girmesi engellenen İslam'ın, bu topraklara girmesine vesile oldunuz…İlk geldiğinizde dini vecibelerinizi yerine getirebilme konusunda çok çileler çektiniz. Zira sizi buralara yollayanlar bu konuları hiçbir şekilde dikkate almadılar. Hiç bir sözleşmede buna yer verilmedi. Sizi adeta bir döviz makinesi olarak buralara gönderdiler. Gerçi bu döviz makinesi olma işlevini uzun süre yaptınız ve yaptık. Ama netice olarak artık buralarda kalakaldık ve şuan burada yerleşik düzene geçildiği bir gerçektir. Geriye dönüp baktığımızda dini ve kültürel anlamda çok kaybımız olduğunu söyleyebiliriz. Ama şu an, sizlerin o günlerde temellendirdiğiniz o mütevazi yerler üzerinde bugün külliyeler yapılıyor. Yani aynı zamanda çok sevindirici gelişmelerde yaşanıyor. O külliyelerin içinde ibadetler ediliyor, çocuklarımıza dini eğitim veriliyor. Kadınlarımız kızlarımız dini sohbetler yapıyor ve o yerlerden pek çok yönden istifade ediliyor. Şu an camilerimizde 4 bine yakın çocuk eğitim almaktadır” diyen Yaramış, bu tür toplantıları daha kapsamlı ve uygun şekillerde yapmaya devam edeceklerini de hatırlatarak herkese tekrar teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Anılar

Ardından herkesten anılarını anlatmaları istendi. Pek çok davetli anılarını anlattı. Anlatılan anılar arasında bir anı hayli ibret verici ve duygulandırıcıydı. Yıllar önce Türkiye'den henüz üç hafta önce Leiden'e gelmiş olan Trabzonlu bir genç olan Ahmet Özdemir Ramazan ayı içinde cemaatin sipariş ettiği takvimleri alıp getirmek için  Rotterdam'a gönderilir. Fazla yol bilmediği için bölge merkezinden biri gelip onu istasyondan alır ve bölgeye götürür. Orada takvimleri teslim alır ve parasını da öder. Ancak cebinde hiç para kalmamıştır. O bileti tek geliş aldığını düşünmeden tekrar istasyona gelir. Onu bırakıp giderler, ve o an, birden ne bileti ne de parası olmadığını kavrar. Çare aramaya başlar. Ne lisan biliyor ne de cebinde iphone var. Bir bilet parası lazım. Bir bilet parası elde edebilmek için bir takvim satabilse yeterli olduğunu düşünür. Ancak kime. Bir takvim satacak bir Türk arar uzun süre. Trenler gelir geçer ancak nafile, kimseye rastlayamaz. Sonunda tüm rizikoları göze alarak biraz da kondüktörsüz bir treni kollayarak kaçak olarak biner bir Leiden trenine. Trene binerken son anda, biri önden diğeri ise arkadan trene binen iki kondüktörü fark eder. Kompartımanda bir cam kenarına oturur, yüzünü dışarı çevirip aklı sıra kendini gizlemeye çalışır. Ve bu arada ecel terleri dökmektedir. En kötüsü kendisini ifade edemeyecek oluşuna hayıflanmaktadır. Yakalanırsa kim bilir kendisini nasıl bir şekilde suçlayacaklar. Kafasında çok olumsuz onlarca senaryo çakışır durur. Ve çok geçmeden kondüktör kompartımandan içeri dalar. Kompartımanda üç beş kişi kadar başkaları da bulunmaktadır. Ve kondüktör kontrol ede ede en sonunda ta yanındaki kişinin biletini ister ve kontrol edip geri verir.. ve sonra döner gider.. Böyle bir sahneyi yaşayan insanın ruh halini hayal edebiliyor musunuz?.. Bu olayı herkes kendince bir şekilde yorumlayacaktır.. Ama herkesin birleştiği bir ortak nokta şu olacak galiba..  Allah yolunda samimi bir şekilde koşturanları Allah mahcup eder mi hiç? Ve hatıranın son bölümü de aynı şekilde ibretlik olarak tamamlanmış; bu kardeşimiz bu trene kaçak binişini o zaman saygı duyduğu fetvasına inandığı bir imama anlatınca, imam, bu kardeşimize; “O halde Leiden istasyonuna git tek gidiş bir Rotterdam bileti al ve onu kullanmadan yırt çöpe at, bu şekilde sendeki hak üzerinden kalkmış olur” der ve oda gidip öyle yapar.

Toplantıya Özel Kalem Müdürü Emrullah Yayla ile birlikte katılan IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan, böyle bir ortamı hazırlayan bölge başkanına, icrasına ve bu ortama iştirak eden herkese teşekkür ederek başladı sözlerine. Ve ardından, Hollanda tek bölge iken bölge başkanlığı yapmış olan ve şu an hakkın rahmetine kavuşan Salih Gök ve Şerafettin Keskin için ve tüm geçmişlerimiz için bir Fatiha okunmasını istedi. “Anlatılan anekdotları dinlediğimde bir ortak kelime söylendi 'çaresizlik'. Pek çoğunuz çaresizlik içinde geldik. Amma rabbimiz bizlere hayal bile edemediğimiz nimetler bahşetti” diyen Karahan “Bundan sonra da her türlü zorluğa rağmen burada yaşayacağız” dedi. Karahan eski kuruculara Avrupa genelinde gelinen nokta hakkında somut bilgiler aktardı. Avrupa'nın tümünde 7 bine yakın cami 25 milyona yakın Müslüman bulunduğunu ifade etti. Diğer yandan “Dünya üzerindeki mazlum ve mağdurlara sizlerin emanet ettiklerinizi ulaştırmaya devam ediyoruz” diyerek çalışmalar ve teşkilat hakkında kısaca bilgiler verdi.

Karahan son olarak, “Değerli büyüklerim, sizler çok güzel işler yaptınız. Ancak göreviniz henüz bitmedi. Şimdi sıra torunlarınızın ellerinden tutup onları sabah namazlarına getirmek. Bunu da yaptığınız zaman işte o zaman yapılan işlerden asıl maksat hasıl olmuş demektir. Ama eğer getiremiyorsak bir şeyler yanlış gidiyor demektir. O nedenle onları camilere getirelim. Getirmek için büyük bir gayretle çalışalım. Allah hepinizden razı olsun” diyerek sözlerini tamamladı. Karahan aynı gün NIF Şube Eğitim Başkanları toplantısına da katıldı.(ik)

[supsystic-social-sharing id="1"]