GENÇLİK TEŞKİLATI

Üniversiteliler Genel Merkez’de buluştu

08 Aralık 2019

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Üniversiteliler Başkanlığı Özel Eğitim kapsamında Atölye Buluşması ve UNIYES programlarını gerçekleştirdi.

IGMG Üniversiteliler Başkanlığı’nın düzenlemiş olduğu ve üç yıl süren Özel Eğitim ve Atölyeler Programı kapsamında bir atölye buluşması daha başarıyla gerçekleştirildi. Genel Merkez binasında icra edilen programda, IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Üniversiteliler Başkanı Selçuk Çiçek, İbn Haldun Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Nagihan Haliloğlu ve Hattat Mustafa Cemil Efe, Islamrat Onursal Başkanı Ali Kızılkaya ve IGMG Genel Sekreter Yardımcısı Murat Gümüş hazır bulundu.

“Metin Okuma Yöntemleri”

İlk atölyede İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nagihan Haliloğlu, ögrencilerle birlikte metin okuma yöntemleri, Batı geleneğinde Müslüman imajları, gezi edebiyatı, Halide Edip Adıvar ve Osmanlı entelektüel geleneği gibi konuları ele aldı. Dr. Nagihan Haliloğlu, derste “Metin Okuma Yöntemleri” bağlamında akademik seviyedeki bir metnin nasıl okunması ve hangi araştırma yöntemlerinin dikkate alınması gerektiği hususunda önemli bilgiler sundu. Her yazarın, yaşadığı çağın ruhunun etkisi altında olduğunu vurgulayan Dr. Nagihan Haliloğlu, bir metnin tahlilinin her aşamasında bu ruhu göz önünde bulundurmanın önemi üzerinde durdu.

“Batı Kültüründe Türk İmgesi”

Dr. Haliloğlu, atölyenin ikinci bölümünde ise “Batı Kültüründe Türk İmgesi” başlıklı konuyu ele aldı.  Osmanlı’nın Batı’ya yönelmesiyle oluşmaya başlayan ve çok yönlü olan Türk imgesi üzerinde duran Haliloğlu, 15 yy. sonlarına doğru Batı Avrupa’da yazılan kitapların ve tiyatro oyunlarının Osmanlı Devleti’ni Amerika’nın keşfinden iki kat daha fazla konu ettiğini dile getirdi. Derste ayrıca uygulamalı olarak, Shakespeare’in Othello oyunundaki Türk imgeleri kapsamlı bir şekilde incelendi.

Üçüncü bölümde ise Nagihan Haliloğlu, “Avrupa gezi edebiyatına postkolonyal yaklaşımlar“ konusunu işlerken, insanların seyahat etme sebeplerini ve Batı seyyahlarının (imtiyazlı gezgin) yazdıkları seyhatnamelerde yerli halkın (imtiyazsız yerli) hakikatlerini nasıl kendi lehlerine kullandıklarını izah etti. Derste ayrıca gezi edebiyatının türleri ve faydaları anlatıldı. Dr. Haliloğlu, dersin sonlarına doğru ise Edward Said’in “Oryantalizm” kitabını mütalaa ederek, Said’in Avrupa’nın üstenci söylemine verdiği örneklerin birçoğunun gezi edebiyatından olduğunu vurgularken, dolayısıyla gezi edebiyatının Avrupa kolonilerinin oluşmalarında büyük bir katkısı olduğunu dile getirdi.

UNIYES

IGMG Üniversiteliler Başkanlığı’nın düzenlemiş olduğu Üniversiteliler Yatılı Eğitim Semineri (UNIYES) programı da aynı şekilde Genel Merkez binasında Avrupa’nın farklı şehirlerinden gelen 70 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirildi.

İki gün süren programda IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Gençlik Teşkilatı (GT) Başkanı Ünal Ünalan ve Genel Merkez Hatibi Muhammed Turhan hazır bulunurken, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Necmettin Gökkır ve IGMG Üniversiteliler Birimi’nin düzenlediği Özel Eğitim Programı’nın mezunlarından Yasemin Söğüt, Burak Barut ve Feyza Akdemir çeşitli seminerler sundu.

“Tefsirde Yeni Eğilimler”

UNIYES programı GT Başkanı Ünal Ünalan’ın açılış konuşmasıyla başladıktan sonra Muhammed Turhan’ın “Libya, Tunus ve Mısır Örneğinde Arap Dünyasında Din-Devlet İlişkileri” konulu semineri ile devam etti. Prof. Dr. Necmettin Gökkır ise “Tefsirde Yeni Eğilimler” ve “Modernite ve Postmodernite Bağlamında Tefsir” başlıklı iki ders işledi. Gökkır, tefsir ilminin kuruluşu ve gelişimi hakkında konuştuktan sonra, tefsirde eski-yeni ayrımı ile çağdaş tefsirin imkânı, niteliği ve anlamı hakkında farklı yaklaşımları tanıttı. Prof. Dr. Necmettin Gökkır ayrıca, oryantalizm ve Batı’daki Kur’an araştırmalarını konu edindi. 12. yüzyılda Kur’an tercümeleri ile başlayan batılı araştırmaların 19. yüzyıl öncesine kadar polemik ve apolojetik bir yaklaşıma sahip olduğunu söyleyen Gökkır, 19. yüzyıl itibarıyla bunun bilimsel bir yaklaşıma dönüştüğünü ifade etti.

“Kamusal Alan ve Dinî Sembol”

UNIYES programının ikinci gününde ise ilk seminer, 2015-2018 Özel Eğitim Programı mezunlarından Marburg Üniversitesi Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Öğrencisi Yasemin Söğüt tarafından verildi. “Kamusal Alan ve Dinî Sembol” konusunu ele alan Söğüt, okulda haç, savcılıkta başörtüsü gibi farklı örneklerden yola çıkarak, mevzunun güncelliğini ortaya koydu. Bu bağlamda yasağı onaylayanların başörtüsünün dinî bir vecibe olmadığı ve siyasi bir sembol olduğu yorumuna dikkat çeken Söğüt, siyasilerin teolojik bir konuda yorum ve yargıda bulunduklarını belirtti. Seminerde ayrıca, dinî bayramlar gibi Hristiyanlığın kamudaki varlığını ve belirleyiciliğini ortaya koyan örneklerden yola çıkılarak, Hristiyanlığın seküler devlet nezdindeki ayrıcalıklı ve asli unsur konumu tespit edildi. Buna karşılık aynı veya benzer bir tutumun İslam dinine yansıtılmadığı ifade edilirken, öğretmeni devletin temsilcisi olarak ele alan bu yaklaşımın Müslüman öğretmenin din ve vicdan hürriyetini göz ardı ederek, anayasanın özgürlükçü tavrını sınırlamakta olduğu dile getirildi. Bununla birlikte yorumlama ve tanımlama konumunda olanların etkin konumu ortaya konulmuş oldu.

“Azınlıklar Bağlamında Entegrasyon Politikaları”

Üniversiteliler Yatılı Eğitim Semineri’nin (UNIYES) ikinci gününde ise “Avrupa’daki Müslümanların Diaspora & Entegrasyon Politikaları Ekseninde Kimlik Arayışı” adlı sunum IGMG Üniversiteliler Birimi’nin 3 yıl süren Özel Eğitim Programı’ndan mezun olan Feyza Akdemir ve Burak Barut tarafından gerçekleştirildi. Bu sunumların devamında katılımcılarla beraber çalışma atölyeleri gerçekleştirildi. Üç bölümden oluşan seminerin ilk bölümünde Feyza Akdemir, azınlıklar bağlamında entegrasyon, asimilasyon ve çokkültürcülük politikalarını işledi. Akdemir, örneği, bu politikayı son 50 yılda göçmen azınlıklarına uygulayan Hollanda üzerinden aktardı.

“Mesken Tutmak – Köken Aramak”

Seminerin ikinci bölümde ise Burak Barut diaspora kavramının teşekkülüne ve bu kavramın tarihsel diskurlarda kullanımına değindi. Türkiye ve Almanya’nın izlemiş olduğu diaspora/entegrasyon politikalarına eleştirel bakmayı hedefleyen bu sunumun ardından ise atölye çalışmalarına geçildi. “Mesken Tutmak – Köken Aramak“ adlı atölye çalışması için katılımcılar farklı gruplara ayrıldı ve belirli sorular eşliğinde katılımcıların kimlik arayışında önemsedikleri konular işlendi. Böylelikle farklı ülkelerden bu seminerlere dâhil olan katılımcılar, bulundukları ülkelerdeki durumdan yola çıkarak, konuya farklı cihetlerden yaklaşabildi.

Hem Türkiye hem Avrupa’daki devletlerin kimlik politikalarının artı ve eksilerinin tartışıldığı atölye çalışması, üç grubun yapmış olduğu kısa sunumlar ile tamamlanmış oldu.