GENEL SEKRETERLİK

Yayınevi – “Bu topraklarda İslam’ın yer edinmesine katkı sağlıyoruz.”

06 Kasım 2015 “Bu topraklarda İslam’ın yer edinmesine katkı sağlıyoruz.”
“Bu topraklarda İslam’ın yer edinmesine katkı sağlıyoruz.”

Yayınlarıyla kamuoyuna açılan PLURAL yayınevi Genel Müdürü Ali Mete ile hedefleri ve aktüel yayınları hakkında konuştuk.

Öncelikle yayınevi hizmetlerinin hayırlı olmasını diliyoruz. Neden bir yayınevi çalışmasına ihtiyaç duyuldu?

Yayınevi fikri zaman zaman farklı çalışmalar vesilesiyle karşımıza çıkan bir meseleydi. Teşkilat bünyesinde birçok birimin köklü yayın çalışmaları bulunmaktadır. Camide kullanılan ders kitaplarından tutun, programlarda sergilenen farklı dillerdeki İslam tanıtım materyallerine kadar farklı yayınlar mevcut veya planlanıyordu. Tüm bu yayınları bir merkezden koordine edebilmek ve daha geniş bir kitleye sunabilmek için bir yayınevinin kurulmasına ihtiyaç duyuldu. Bundan böyle bu hizmetimizle hem daha çok insana ulaşmış olacağız hem de yayın çalışmalarımız daha kaliteli hâle gelmiş olacak.

Neden “PLURAL yayınevi”?

Teşkilatımız, öteden beri, birçok görüş ve fikre sahip ama aynı hedefler doğrultusunda çalışan insanları bir arada barındırabilen kuşatıcı bir yapıdadır. Yayınlarımızla da bu minvalde hizmet sunmak istiyoruz. Bir taraftan İslam’ın fikrî zenginliğini yansıtmak, diğer taraftan ise farklı farklı fikirlere yer vererek Müslümanların ortak konularının güncel müzakeresine bir zenginlik katmak istiyoruz. Bunların yanı sıra yayınlarımız değişik ülkelerde yaşayan okurlara hitap ettiği için herkes tarafından anlaşılabilen ve mesajımızı taşıyabilen, çoğul anlamına gelen “PLURAL” ismini seçtik.

Yayınevi olarak hedeflerinizi nasıl tanımlarsınız?

Farklı eğitim, irşad ve tanıtım yayınlarına olan ihtiyacın ve beklentilerin git gide arttığını müşahede ediyoruz. Bunların kaliteli ve daha profesyonel hazırlanması gerektiğini de hepimiz biliyoruz. Yayınevimiz işte bu ihtiyaca karşılık vererek bu hizmeti gerçekleştirmek istiyor.

Diğer taraftan kendi iç bünyemiz için hazırlamış olduğumuz, ama aynı tecrübeyi yaşadıkları ve aynı ihtiyacı hissettikleri için aslında Avrupa ülkelerinde yaşayan birçok Müslüman’ın da istifade edebileceği çalışmalarımızın olduğunun farkındayız. Dolayısıyla bunları daha geniş kitlelere ulaştırmanın yayınevimizin diğer bir görevi olduğunu düşünüyoruz.

Ayrıca Avrupa ülkelerinde yeni yeni oluşan ve bilhassa Müslümanlar tarafından çıkartılan İslami literatüre de katkıda bulunmak ve zenginlik katmak hedeflerimiz arasındadır. Böylece dinî referanslarımızı yaygınlaştırabiliriz ve Müslümanların bu referanslara dayanarak kendilerini yeniden tanımlama çabalarına destek sağlamış oluruz. Etkili ve kalıcı olan da budur.

Böylece yayınlar boyutuyla Müslümanların hem toplumsal hem de bireysel kimliklerini inşa sürecine katkı sağlamak istiyoruz. Yayınevimizin bu çabasının, teşkilatımızın buralı olma söyleminin bir gereği ve neticesi olduğunu düşünüyorum.

Bu durumda sadece Türkçe değil, yerel dillerde de yayınlarınız olacak mı?

Evet, bu kaçınılmaz bir durumdur. Tabii ki Türkçe yayınlar bilhassa Türkiye kökenli Müslümanların kimlik, din ve kültürleri açısından son derece önemlidir. Bu nedenle zaten yayınlarımızın çoğu Türkçe olarak neşredilmektedir. Ama herkesin kendi tecrübelerinden bildiği gibi nesiller arasında sadece yaş farkı değil dil farkı da gittikçe derinleşiyor. Yani “Türkiye kökenli Müslümanlar Türkçe konuşuyor, diğerleri de kendi dillerini.” diye bir ayrım yapamazsınız artık.

Avrupa ülkelerinde doğan ve büyüyen gençler için mesela Almanca, Fransızca ve Hollandaca artık “diğer”lerinin konuştuğu diller değil, kendi dilleri oldu. Bu da çok doğal ve normal bir durumdur. Öyle olmasaydı mesela Türkiye’de, Malezya’da, Hindistan veya Bosna’da kendine has İslam toplulukları nasıl oluşabilirdi ki? Bunların hepsi temelde, dinî referanslar o ülkenin dilinde ifade ve müşahede edildiği, tabiri caizse bir “din dili” geliştiği için mümkün olmuştur. Bizler de bu gerçekten yola çıkarak, bu gelişmeyi göğüsleme çabasında olmalıyız diye düşünüyorum. Dolayısıyla farklı dillerin egemen olduğu bölgelerde kavramsal ve içeriksel olarak İslam’ın, özellikle İslam ilahiyatının kökleşmesi elzemdir. Bunun için yayınlarımızı çok dilli hazırlamayı hedefliyoruz.

Yayınevinin yeni çıkardığı eserlerden bahseder misiniz?

Yayınevinden yeni çıkan eserlerden özellikle Kur’ân-ı Kerîm’e değinmek istiyorum. Mushaf-ı şerif çalışmamız okunaklı yeni yazı stiliyle, dizgisiyle, yaldızlı ama sade stiliyle tamamen bize ait bir çalışmadır. İlerleyen zamanda farklı ebatlarda ve ayrıca çocuklara yönelik tasarım ve renklendirme ile çıkartmayı planlıyoruz. Dikkat çeken eserlerden birisi de IGMG Din İstişare Kurulu tarafından yapılan araştırma ve verilen fetvaları içeren “Fetâvâ” kitabıdır. Ayrıca çocuklara yönelik boyama ve etkinlik kitabı “On Parmağım Benim Marifetli Ellerim” yayınını da özellikle küçük yaştaki okurlarımıza tavsiye ederim.

İleride hangi kitapları çıkarmayı planlıyorsunuz?

Bir taraftan mevcut yayınlarımızın diğer dillere tercümesi üzerinde çalışırken diğer taraftan özgün çalışmalar hazırlıyoruz. Bunların arasında selefiliğin tarihi, akidevi temelleri ve argümanlarıyla ilgili bir kitap çalışmamız bulunmaktadır. Yine cami tanıtım çalışmalarına teorik ve pratik anlamda temel teşkil edebilecek bir kitap projemiz var. Aynı şekilde “dindarlar arası diyalog” çalışmalarının hedef ve sınırını gösteren bir kitap, gençlere yönelik Müslüman âlimler ile ilgili bir kitap serisi ve İslami ilimler alanında bir dizi kitap hazırlıyoruz. Bunların yazılı eser anlamında önemli bir açığı kapatacak uzun soluklu çalışmalar olduğunun da farkındayız.

Yayınevi tanıtımı bağlamında ne gibi çalışmalar yapacaksınız veya gerçekleştirdiniz?

Her yeni yayın için özgün bir reklam hazırlayıp tanıtımını gerçekleştirmek istiyoruz. Bu konuda hem yazılı medyayı hem de sosyal medyayı etkin bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Buna kısmen de başladık. Bu konudaki ilk büyük çalışmamız internet sitemizin yayın hayatına geçmiş olmasıdır. İnternet sayfamız www.plural-publications.eu üzerinden okurlar yayınevimizin çalışmalarını takip etme imkânına sahip olmakla beraber, arzu ettikleri eseri online sipariş edebilirler.

Yayınevi olarak etkinliklere de katılıyor musunuz?

Evet, tanıtım çalışmalarımızın ikinci ayağı da belli başlı fuar ve etkinliklere katılmaktır. İlk olarak bu sene Arlberg Bölgesinde nisan ayında gerçekleşen 10. Avusturya Kültür ve Kitap Fuarı’na katılarak geniş bir kitleyle buluştuk. Ayrıca iki hafta evvel dünyaca ünlü, Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı’na katılarak hem yayınevini tanıttık hem de eserlerini sergiledik. Standımız büyük beğeni gördü, özellikle eğitimcilerin yoğun ilgisini çekti. Gelecek dönemlerde de bu tür etkinliklere katılarak tanıtım çalışmalarımızı devam ettirmek istiyoruz.

Son olarak okuyucularımıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Okuma alışkanlığımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekmektedir. Okuyan, düşünen ve üreten bir nesil yetiştirmekle mükellef olduğumuzu unutmayalım. Kitap insanın en sadık ve vefakâr dostudur. Arkadaşlar gibi onlar da iyi seçilmelidir. Kitap daha önce hayalini bile kurmadığımız dünyaları bize açar. Bizi başka âlemlere götürür, düşündürür, kimlik oluşturur. Cengiz Aytmatov’un da dediği gibi, “Sen kitapları açıyorsun, onlar da seni.”

[supsystic-social-sharing id="1"]