BASIN AÇIKLAMASI

Anayasa düşmanlığını kurgulamak

31 Ocak 2007

Broşürün, kendi iddiasına göre Almanya’da, ideolojileri ve faaliyetleri nedeniyle anayasa koruma daireleri tarafından izlenen aktif “islamcı” organizasyonlarla ilgili bir bilgilendirme öngördüğünü belirten Yeneroğlu, ancak bunun gerçekleştirilmediğini, aksine, “islamcı” olarak nitelendirilen İslami kurumların terör örgütlerinin ilk basamağı olarak gösterilerek, islami kurumlar ve terör örgütleri arasında bir ilişki kurulduğunu ifade etti.

Ayrıca din özgürlüğü çerçevesinde korunan davranış biçimlerinin “islamcılık” ve anayasa düşmanlığı olarak damgalandığını kaydeden Yeneroğlu, “islamcı” olarak nitelendirilen kurumların anayasaya aykırı iddia edilen fiilleri hakkında somut verilerin gösterilemediğini belirtti ve ekledi, “Daire, rapora alınan kurumların anayasa düşmanlığına dair somut verileri ortaya koymak yerine, izlediği organizasyonu kolayca içerisine alabileceği bilimsel olarak geçersiz kategorilerle bir çerçeve oluşturmaktadır”.

Yeneroğlu değerlendirmesinde, özgürlükcü demokratik temel düzenin unsurlarına dayalı bir delillendirmenin sözkonusu olmadığını gösteriyor. Bunun yerine, zikredilen kurumların, anlamı hukuken belirgin olmayan “İslamcılık” kavramının altına yerleştirildiğini, bu belirsizliğin de, müslümanların anayasal haklarının kısıtlanmasına vesile olduğunu belirtti.

İslam ve terörizmin bu derece içiçe algılanmasının kamuoyunun nerdeyse hiç dikkatini çekmemesinin endişe verici olduğunu, bu tür yayınların da Müslümanlara yönelik önyargıları körüklediğini ve toplumsal barışı tehdit ettiğini belirten Yeneroğlu, son olarak şunları söyledi: “İslam’ın ve Müslümanların dışlanması yoluyla özgürlükçü demokrasimizin sürekli yara aldığı düşünüldüğünde, içişleri bakanlıkları ve anayasayı koruma dairelerinin uygulamalarının hiç bir şekilde toplumdan tepki görmemesi kaygılandırması gereken bir durumdur”.

[supsystic-social-sharing id="1"]