BASIN AÇIKLAMASI

Bavyera Eyaleti IGMG’nin açtığı davayı kaybetti

22 Mayıs 2006

İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) 2002 yılında da Bavyera Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın yayınlarında geçen gerçek dışı iddialar nedeniyle Bavyera Eyaleti hakkında davacı olmuş, gerçekleştirdiği programlarında veya cemiyetlerinde “Hoca, sen savaş dersen savaşırız, öldür dersen öldürürüz” veya “Yahudilere ölüm” gibi sloganların kullanıldığı iddialarına karşı çıkmıştı. Bavyera Eyaleti ise geçtiğimiz Çarşamba günkü duruşmada halen raporun doğruluğunda ısrar ediyordu.

İçişleri Bakanlığının savunması Münih İdari Mahkemesi önünde kabul görmedi ve mahkeme IGMG’nin davasını haklı buldu. Böylece Mahkeme davalının şu iddialarını reddetmiş oldu;

-Bir programda katılımcıların “Hoca, savaş dersen savaşırız, öldğrmemizi istersen öldürürüz” diye slogan attıkları,

-Hamburg’da bir camiide görevli bir imamın, “keşke geçmişte de günümüzde de yahudiler denize batırılsalardı” şeklinde konuştuğu ve vaazını “tüm yahudilere ölüm” sözleriyle noktaladığı,

-Şikayetçi kuruluşun başkanının, bir konuşmasındaki “Yahudilerin Amerika’yı kontrol altına aldıkları gibi, Müslümanların da Avrupa’yı kontrol altına alabilecek derecede, hiç de azımsanmayacak bir politik güce sahiptirler” cümlesinde “Yahudi” sözcüğünü kullandığı.

Ayrıca Bavyera Eyaleti’ne, Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın raporunda IGMG ile ilgili bölümde “Milli Gazete”den alıntıların kullanılması da yasaklandı.

Duruşma sırasında Bavyera Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Günter Gold’un iddialarının aksine, raporlar ve resmi daire belgelerinde sürekli ve bilinçli olarak güvenilir olmayan iddiaların ve kesinleşmemiş bilgilerin kullanıldığı ortaya çıktı.

Ayrıca tanık olarak dinlenen Anayasayı Koruma Dairesi eski başkanı, dairenin sivil davalar için şahıslara destek olarak, hatta daha sonra yanlış olduğu ortaya çıkan resmi karneler verme sebebini de açıklayamadı.

IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü; “Anayasayı Koruma Dairesi’nin siyasi emeller için suistimalinin kabul edilemez bir durum” olduğunu belirtti. Ayrıca; “Bu gibi durumların ilgili daireler için nasıl olumsuz sonuçlar doğurabileceği ortada. Bazı İçişleri Bakanlarının uyguladığı siyasi baskılar Anayasayı Koruma Dairelerinin bu tür metodlara başvurmaya zorluyor” uyarısında bulundu.

Öte yandan “Anayasayı Koruma Dairesi’nin kanuni sınırlarını hatırlatmak için sürekli uzun yıllar süren davalar açmak zorunda olmamız Hukuk devleti açısından düşündürücüdür” tespitinde bulunan Üçüncü, son Anayasa raporları hakkında şunları söyledi; “IGMG hakkındaki son Anayasa raporlarının, IGMG’yi takip raporundan çok, İçişleri Bakanlığı’nın siyasi manifestosu görüntüsü vermesi göze batmaktadır. Özellikle IGMG’nin Anayasayı Koruma Dairesi tarafından neden takip edildiği konusunda Daire’nin kanuni görevi dahilindeki gerekçeleri bulmak imkansız.”

Üçüncü son olarak; “Bavyera Eyaleti’nin bu süreçte dava ile daire tarafından kullanılan muhbirleri tesbit etmek istediğimize dair iddiaları asılsızdır. Bizim amacımız sadece Bavyera Anayasayı Koruma Dairesi’nin hukuka aykırı hareketlerini engellemektir” dedi.

[supsystic-social-sharing id="1"]