CUMA HUTBESİ

Günümüzün Hicreti

06 Ağustos 2021 Minber Ahşap
Minber Ahşap

Muhterem Kardeşlerim!

Tarih ile ilgilenmek bugünü anlamak ve yarına ışık tutmak adına son derece önemlidir. Tarihî bilgilerle ilgilenirken, genelde tarihin seyrini değiştiren olaylar ele alınır. Bu vakalar, yaşanan çağı o denli etkilemiştir ki, artık o olaydan önceki ve sonraki tarihten bahsedilir.

Efendimiz ﷺ’in hicreti de bu olaylardan bir tanesi, hatta İslam tarihi açısından belki de en önemlisidir. Nitekim Müslümanların takvimi bu tarihî olaya göre uygulanmıştır.

Resûlullah ve mübarek ashabı, vahyin mesajını açık bir şekilde tebliğ etmeye başladıkları günden itibaren ciddi baskıya maruz kaldılar. Hakaret, baskı, saldırı ve işkencelerin gölgesinde Müslümanlar varlık mücadelesinde sebat göstermişlerdir. Durum tahammül edilemeyecek seviyeye ulaştıktan sonra Müslümanlar ilk önce Habeşistan’a, sonra da Medine-i Münevvere ismini alacak Yesrib şehrine hicret etmiştiler. Medine’ye varan Mekkeli muhacirler daha sonra ensâr diye adlandırılacak olan Medineli Müslümanlar tarafından evlerinde misafir olarak ağırlanmış ve Efendimiz ﷺ burada bu iki grup arasında bir kardeşlik kurmuştur.

Aziz Müminler!

Yüce Rabbimiz hicretin ecrine nail olabilmek için, niyetin Allah ve Resulüne hicret etmek olması gerektiğini belirtmektedir:
“Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah’a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”[1]

Merhum Elmalılı Hamdi Yazır bu âyet-i kerîmeyi açıklarken ilim talep etmek, hac, cihad veya bunlar gibi herhangi bir dinî maksatla Allah rızası için yapılan her hicretin Allah’a ve Resulüne hicret olarak sayılacağını ifade etmiştir.[2]

Muhterem Cemaat!

İnsanoğlu bütün üstün meziyetlerine rağmen, noksan ve hataya meyilli bir varlık olduğunu unutmamalı. Hata işlediğinde bu hatasından dönmeli, hemen ardından bir iyilik yapmalı ve icabında samimi bir tövbe ile Rabbine dönmelidir. Bizi yoktan var eden ve her şeyimizden haberdar olan yüce Rabbimiz, günahlarımızdan vazgeçip, samimi bir şekilde tövbe ettiğimizde bizi affedeceğini müjdelemektedir.

Sahabeden biri Peygamber Efendimiz ﷺ’e “Yâ Resûlallâh, hangi hicret en faziletlidir?” diye sorduğunda, Resûl-i Ekrem ﷺ, “[En faziletli hicret] Allah’ın hoşlanmadığı şeylerden hicret etmendir (yani uzaklaşmandır).”[3] diye cevap vermiştir.  Hepimizin bildiği bu hadîs-i şerif bu bağlamda çok anlamlıdır.

Önümüzdeki pazartesi günü 9 Ağustos tarihinde inşallah hicri 1443 senesine girmiş olacağız. Yüce Mevlâ yeni yılımızı bize hayırlı ve bereketli kılsın, bizi günahlarından hicret eden salih kullarından eylesin! Amin.

[1] Nisâ suresi, 4:100

[2] Bkz. Elmalılı Hamdi Yazır: Hak Dini Kuran Dili, 4:100 ayetin tefsiri

[3] Müsned-i Ahmed, 11/26, H.No: 6487

Günümüzün Hicreti