CUMA HUTBESİ

Hutbe – Allah’a yaklaştıran ibadet: Kurban

18 Kasım 2005

Muhterem Kardeşlerim,

Kurban; uayyen bir vakitte, muayyen bir hayvanı ibâdet maksadıyla usûlüne uygun olarak kesmek demektir. Sözlükte yaklaşmak anlamına gelir. Allah'a yaklaşmayı Allah yolunda malların feda edilebileceğini, Allah'a teslimiyeti ve şükrü ifade eder.

Kurban ibadetinin meşruiyyeti hem Kur'an, hem sünnet hem de ümmetin söz birliği ile sabittir. Bir müslümanın eğer imkanı varsa kurban ibadetini yerine getirmeme noktasında bir mazereti olamaz. Zira Allahu Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerîm'inde; “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes“, Hz. Peygamber s.a.s)'in de “İmkânı olup da kurban kesmeyen bizim namazgâhımıza yaklaşmasın” şeklindeki ifadeleri kurban ibadetinin hem meşruiyyetini hem de önemini ortaya koymaktadır.

Aziz Kardeşlerim ,

Kurban Allah'a yaklaşmak maksadıyla ve yalnız O'nun rızasını kazanmak için kesilir. Yani kul, mal ve canı ile Rabbinin emrine amade olduğunu bir bakıma ispat niyetiyle kurbanını keser.

Rahmeti bütün alemleri kuşatan bir Allah'a inandığımız gerçeğinin ispatlarından birisi de kurban kesme ibadetiyle muhatap oluşumuzdur. Nefislerimiz de dahil emaneten taşıdığımız bütün değerlerimizin hepsinin sahibi olduğu halde, kendi verdiği imkanla yine kendisini razı etmemizi bizden beklemesi ve sadece malımızın bir kısmı ile bunu yerine getirmemizi istemesi, ne kadar büyük bir al-i cenaplıktır; ne büyük bir rahmettir.

Muhterem Kardeşlerim,

İslam, verilerek kazanılan bir dindir. Yani zamanınızı vereceksiniz, ömrünüzü vereceksiniz, malınızı vereceksiniz, bunun neticesinde ebedi bir saadet ve mutluluk yurdu kazanacaksınız.. Vermeden elde edebilme şansımız yoktur. Kurban ibadeti, basit bir hayvan kesiminden ve belki on-onbeş kişiye birer kilo et dağıtmaktan ibaret değildir. Onun çok daha büyük hikmetleri vardır.

Bir defa kurban kesmek, kurban kesen kişinin ihlas ve samimiyetini sınar ve ortaya çıkarır. Çünkü biliyoruz ki kurbanın maddi olarak hiç bir şeyi Allah'a ulaşmaz; sadece kurban kesenin böyle bir ibadeti yerine getirmiş olması sebebiyle, Allah'a itaatı, ihlası ve samimiyeti ortaya çıkar. Nitekim Rabbimiz Kur'an'ında “Ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmaz. Fakat sizin takvanız O'na ulaşır.“ buyurmuştur.

Öbür taraftan kurban kesmek, İslam Dininin, insan dayanışmasına ve yardımlaşmasına verdiği önemin tam bir nümunesidir. Bir de bu ibadet yerel düşünülmeyip, bütün bir İslam dünyasını kuşatacak şekilde bir organize ile yerine getirilecek olursa, çok daha büyük maslahatların oluşmasına sebeb olabilmektedir.

Öyle bir dayanışma ki, bir kurban bedeli veriyorsunuz, bunlar bir araya gelince sayı elli binleri buluyor. Toplanan elli bin kurbanla siz dünyanın atmış küsur ülkesinden on milyon insanla kucaklaşıyor ve karşılıklı dualar alıyorsunuz. Kim bilir belki bu duaların bereketiyle ayakta duruyor ve gelecek neslimizi manevi sigorta altına alıyoruz. Bu rakamlar yüz binlere, ikiyüz binlere ulaştığı zaman görülecektir ki, bir kilo etten ibaret bir kurban payının dünya barış zincirinin halkalarının daha da uzatacak ve güçlendirecektir ve bu suretle dünya sevgi gökkuşağı ile kuşatılmış, sevgi tarlası haline gelmiş, rahmet yağmurlarıyla sulanmış, yüreklerde barış fideleri yeşermiş, dünya cennet haline gelmiş olacaktır.

Öyleyse bu sene 21.sini gerçeklştireceğimiz Kurban Organizemize biraz daha güçlüce omuz vermeye ve bir kurban vererek, veya aracı olarak bir kucak sevgi biçmeye ve insanlığın halen yaşadığını ispat etmeye var mısınız?

Kevser Suresi: 2

İ bn Mâce, Edâh ı , 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 321

Hac Suresi: 37

[supsystic-social-sharing id="1"]