CUMA HUTBESİ

Hutbe – Hicreti anlamak

25 Kasım 2011

Muhterem Müminler!

İslam tarihinin en önemli kavşak noktalarından birisi de şüphesiz ki, Efendimiz (sav)’in Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye göç etme olayı olan “Hicret” hadisesidir. Hicret, sadece bir iklimden bir başka coğrafyaya vatan değiştirme hadisesi değildir. Hicret; İslam ve insanlık tarihinde bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılması, adaletin, huzurun, insan haklarının, maddi-manevi zenginliklerin artırılması, insanlığın yok sayılan onur ve şahsiyetinin korunması, insana insan olma şerefinin yeniden tanınması tarihinin adıdır. Ayrıca hicret, yüce ahlaki değerlerin şahıslarında adeta birer mizaç olmuş insanların, dünyaya hakim hale gelmelerine imkan sağlayan bir inkılabın kutlu tarihidir.  

Muhterem Kardeşlerim!

Rabbimiz, Peygamber Efendimiz (sav)’den, evvela hak dine gizlice davet etmesini, daha sonra da açıktan açığa tebliğ yapmasını emretmiş; böylece Hakk’ın mesajı dünyaya yayılmaya başlamıştı. Putperest Mekkeliler de bu kutlu davete hemen evet demedikleri gibi, inatçı bir şekilde karşı koymuşlardır. Halbuki hak mesajı kendilerine sunan insanı çok iyi tanıyorlar, o insanın sözüne sadık, emanet ve akl-ı selim sahibi bir insan olduğunu da biliyorlardı. Böyle olmasına rağmen, dini tebliğ şöyle dursun Mekke’de Peygamber Efendimiz (sav)’e yaşama hakkını bile çok gördüler. Bunu Kur’an-ı Kerim’imiz şöylece beyan buyurmuştu: “Ve hani bir zamanda o kafirler, seni tutup bağlamalar”ı veya seni öldürmeleri veya seni çı”karmalar”ı için sana hilede bulunuyorlardı (tuzak ve hile hazırlıyorlardı)”. Ve onlar hilede bulunurlar. Allah Teâlâ da hileleri bozar ve Allah Teâlâ hileleri bozanların en hay”ırlı”sı”dı”r.” (Enfal Suresi, [8:30]) 

Değerli Kardeşlerim!

Bütün bu yıldırma hareketlerine rağmen, İslamı tebliğ faaliyetleri devam etti. Başta Peygamber Efendimiz (sav) olmak üzere ilk Müslümanlar, çok büyük işkence ve haksızlığa maruz kaldılar. Şehid olanlar, mal ve mülkleri ellerinden alınanlar oldu. Ambargolar uygulandı. Zaman zaman tam bir izole hayatına mahkum edildiler. Nitekim Medine’den ticaret maksadıyla Mekke’ye gelen ensar Müslümanları, Peygamberi davete evet dediler. Böylece İslam’ın Mekke’de tebliğ imkanı kalmayıp, Resul-ü Ekrem (sav)’in da can güvenliği tehlikeye girince İslam’ın karargahının Medine’ye taşınması kararı verildi. Tarih miladi 622 idi.

Muhterem Kardeşlerim!

Artık Mekke’deki zulüm ve haksızlık ortamının tamamen azgınlaştığı günlerde Efendimiz (sav) yanında Hz. Ebu Bekir (ra) ile birlikte Mekke’den ayrılmaya ve Medine’ye gitmeye karar verdi. Sevr Mağarası’nda İslam düşmanlarının Efendimiz (as)’e hayati zarar vermelerinden endişe duymaya başladığında Cenab-ı Hak’tan şu ayet inzal oldu: “Eğer siz O’na yardı”m etmezseniz muhakkak ki, Allah Teâlâ O’na yardı”m etmiş”tir. O zaman ki, kafirler O’nu çı”karmış””lardı”. O ikinin biri bulunuyordu. O ikisi mağarada bulundukları” sı”ra, o vakitte ki, refikine diyordu: ‘Mahzun olma, ş”üphe yok ki Allah Teâlâ bizimle beraberdir.’ Artı”k Allah Teâlâ O’nun üzerine sekîneti indirdi ve bunu da görmediğiniz askerlerle teyid buyurdu ve kafir olanları”n sözünü alçalttı”. Allah Teâlâ’nı”n kelimesi ise, o en yüksektir. Ve Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.” (Tevbe Suresi, [9:40])   

Değerli Kardeşlerim!

Hicret gibi çok büyük bir tarihi olayı bütün yönleri ile bir hutbe çerçevesinde dile getirmek zordur. Bundan dolayıdır ki, Müslümanlar olarak her sene Hicri Yılbaşı kutlamalarını çalışma programlarına almalı ve konuyu enine boyuna irdelemeliyiz. Hicretin verdiği mesajları anlamaya çalışmalıyız. Çünkü hicret İslam ve Müslümanların baskı ve zulümden kurtulmalarının, izzet ve şereflerinin zirveye ulaşmalarının tarihidir. Bütün İslam dünyasının Hicri Yılbaşı’nı tebrikle, hayırlara vesile kılmasını Rabbimiz’den niyaz ediyoruz.

IGMG İrşad Başkanlığı

[supsystic-social-sharing id="1"]