CUMA HUTBESİ

Hutbe – Küçük hac: Umre

16 Şubat 2007

Muhterem kardeşlerim,

adına küçük hac da denilen umre ibadeti, Allah’ın yeryüzündeki evi, Ka’be’yi ziyaret ve tavaf ederek yapılan mühim bir ibadettir. Cenab-ı Hakk’ın Kur’an’ında “Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.” [2:196] ayetinde ifadesini bulan umre ibadeti, Hanefi ve Maliki mezheplerinde sünnet-i müekkede, Şafii ve Hanbelî mezheplerine göre ise, hac gibi farz bir ibadettir. Hali, vakti ve durumu müsait olan kardeşlerimizin ya hac ibadetiyle ya da müstakil olarak ömürde en az bir defa umre yapmaları, Rabbimizin talebi olan güzel amellerdendir.

Yılda beş gün hariç, her zaman eda edilebilecek bu ibadet, Allah’ın yeryüzündeki evi Ka’bey’i ziyaret ederek tavaf, Safa ve Merve arasında say etmekten ibarettir. Kendisinde Arafat vakfesi bulunmadığı için, haccın küçültülmüşü olarak kabul edilmiştir.

Muhterem kardeşlerim,

Umre ibadeti son derece faziletli bir ibadettir. Onun fazileti hakkında Efendimiz (as)’dan birçok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bu mübarek Peygamber sözlerinden bazıları şunlardır: “Umre ibadeti, daha sonraki bir umreye kadar işlenecek günahlara kefârettir. Mebrûr haccın karşılığı ise, ancak cennettir.“ (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, İbni Mâce).

Hac ve Umreyi beraber yapınız; çünkü Hac ve Umre günahları ve fakirliği giderir. Tıpkı demir, altın ve gümüşün kir ve pasını körüğün giderdiği gibi… Kabul edilmiş haccın sevâbı ise ancak Cennettir.” (Nesâî) En büyük mürşidimiz Efendimiz (as) bizzat kendisi hayatında iken umreler yaparak aynı zamanda fiili olarak ta bize örnek olmuştur. İbn Abbas (ra) Efendimiz (as)’ın umreleri hakkında şöyle buyurmuştur: “Rasûlullah (s.a.v.) dört defa umre yaptı; Hudeybiye umresi, bir sonraki yıl kaza umresi, ciraneden yaptığı umre, son olarak ta veda haccıyla beraber yaptığı umre.“ (İbn Mâce)

Değerli kardeşlerim,

Umre ibadeti yılın her mevsiminde yapılabilir. Ancak bazı zamanlarda yapılan umrelerin değer ve fazileti daha üstündür. İbn Abbas (ra)’dan rivayet edilen ve Kütüb-ü Sitte’nin (büyük temel altı hadis kitabımız) hemen hepsinde yer alan bir hadis-i şerifinde, bakınız Peygamber Efendimiz (as) ne buyuruyor: “Ramazan ayında yapılan umre, tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.“ (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesâî, İbni Mâce)

Diğer taraftan hem Hacc ibadeti hem de umre ibadeti, İslam nurunun parlamaya, Kur’an ışığının yeryüzünü aydınlatmaya başladığı, Hak mücadelesinin safha safha sürdürüldüğü ve zaferlere ulaşıldığı, mukaddes toprakların ve mübarek iklimin manevi havasının buram buram teneffüs edilmesine vesile olması sebebiyle de, tam bir eğitim yolculuğudur. Bilhassa genç dimağlara din, iman ve peygamber sevgisinin ve bilincinin tatbiki olarak öğretilmesi, bizzat vahyin merkezinde, Ka’be’de ve Ravza-i Mutahhara’da gerçekleşecek hac ve umre ibadetleri vesilesi ile mümkündür.

Aziz kardeşlerim,

işte bu sebepledir ki, teşkilatımız, özellikle gençliğimizin dini eğitimine vermiş olduğu ehemmiyetten dolayı, okulların hemen her tatil dönemini ve yaz tatili mevsimini kaplayacak şekilde çok seçenekli umre programları hazırlamış bulunmaktadır. Ana-babalar olarak gençliğimizin bilinçli birer Müslüman olarak yetişmesini istiyorsak, Umre ibadeti tam bu bilinç eğitiminin yapılacağı mekân ve makamdır. Onun için de kardeşlerimiz kendileri için hazırlanmış olan bu alternatifleri değerlendirmeliler; gençlerimizi ve cemaatimizi Ka’be ile, Efendimiz (as)’la buluşturmalılar ve ilhamlarını direkt olarak o mübarek mekanlarda elde etmelerine imkan hazırlamalılar. Hutbemizi konu ile alakalı bir hadis-i şerif mealiyle bitirmek istiyoruz. Peygamber Efendimiz (as) buyuruyorlar ki: “Kim Ka’beyi ziyaret eder de cinsel isteklerinden ve dili ile zarar vermekten sakınırsa, anasından doğduğu günkü gibi tertemiz olur.” (Buhari ve Müslim)

IGMG İrşad Başkanlığı