CUMA HUTBESİ

Hutbe – Kurban Bayramı

10 Ocak 2006

Muhterem müminler!

İki büyük bayramımızdan ikincisi olan Kurban Bayramı sabahına ulaşmış bulunmaktayız, Cenab-ı Hakka hamdediyor, hem İslam dünyası hem de bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.

Bayramlar biz Müslümanlar için, iman ve ibadet şuurunun yenilendiği, yaşanmış gerçek hayat hikayelerinden dersler çıkarmamıza sebep olduğu ve yaşanan mesut neticelerin sevincine bizleri de ortak kıldığı içindir ki, geçmişten gelen bu coşkuyu geleceğe taşıyan müstesna zaman dilimleridir. Ramazan Bayramımızda, bir ay boyunca Kur’an ve Oruç ibadetiyle adeta yeniden can bulduğumuzun sevincini yaşarken, Kurban Bayramımızda, Peygamber efendimiz (as)’dan Peygamberler babası Hz. İbrahim (as)’a uzanan yüce bir tarihin canlandığına şahit oluyoruz. Diğer taraftan, Arafat vadisinden, rahmet ve mağfiret sağanakları altında Ka’beye akan Allah evi ziyaretçileriyle ruhen beraberleşmenin de ayrı bir heyecanını yaşıyoruz.

Değerli kardeşlerim!

Bu gün Kurban bayramıdır. Yani bu güne ismini veren bir ibadetin; Kurban kesme ibadetinin ifa edildiği; Allah’a, yüce ve ilâhî olan her şeye yakın olma arayışının coşkun sel haline geldiği gündür. Yine Hz. İbrahim ve Hz. İsmail (as)’ların baba-oğul sevgisi ile hakka bağlılık duygularının, harman olduğu engin bir dünyada, onlarla manen beraber olma günüdür. Bir başka anlamı ile, gerektiği zaman canın bile verilebileceği Allah yolunda, mallarımızın bir kısmını kulluk bilinci içerisinde kurban ederek, Allah’a yakın olmanın yollarının arandığı bir gündür.

Bu gün canlarımızın yongası olan, mallarımızdan bir kısmını Allah için kurban edeceğiz. Kurban kesmekten maksat, sadece bir hayvanın telef edilmesi ve kanının akıtılması değildir. Çünkü Allah’ın kesilen hayvanların kan ve etlerine ihtiyacı yoktur. Ama inanan insanların, samimi olup-olmadıklarını Allah’a ispat etmeleri gibi bir görevleri vardır. Bunun içindir ki Cenab-ı Hak, Kur’an’ında “Allah’a kurbanlarınızın ne etleri ulaşır, ne de kanları. Ona ulaşan takvanızdır…” (Hac Suresi : 37) buyurarak keseceğimiz kurbanlarımızdan gayenin “takvaya ulaşmak“ olduğunu haber vermiştir.

Muhterem kardeşlerim!

Bayramlar; sevinçleri büyütme mevsimidir. Biz de sevinç ve coşkumuzu dünyayı kuşatacak kadar büyütmek durumundayız. Önce kendi gönüllerimiz bir sevinç yumağı hâline gelmeli, sonra annelerimizin ve babalarımızın gönüllerini şad etmeliyiz. Evlerimizde de eş ve çocuklarımızla bu sevinci daha da büyütmeliyiz, gönüllerin ağır yükü olan küskünlükleri ortadan kaldırmalıyız. Selâmlaşarak, musafaha ederek, ziyaretleşerek, kurban etlerini dağıtarak, ikramda bulunarak; ulaşabildiğimiz komşularımızın, bayramlarını tebrik ederek, gönüller kazanmalı, kardeşlik ve dostlukları pekiştirmeliyiz. Gerçi cemaat olarak, her kurban bayramında olduğu gibi, bu bayramda da bayram sevinci daha da büyüsün için, dünyanın dört bir tarafında mazlum, mağdur ve muhtaç duruma düşmüş insanlara, kurban etleriyle beraber, selam ve sevgilerimizi de ulaştırarak bayram havasını dünyaya yayma başarısını gösterdik. Şu saata kadar bile kurbanlarını kesme noktasında, bir karara varamamış kardeşlerimiz, hala kurbanlarını organizemiz eliyle kestirebilir ve insanlığın bayram mutluluğuna mutluluk katabilir, mağdur insanları sevindirebilirler. Pakistanda deprem felâketine maruz kalan, öz yurtlarında esaretle karşı karşıya gelmiş, dünyanın bir çok bölgesindeki din kardeşimize hala ulaşabilme imkanınız vardır ve değerlendirebilirsiniz.

Muhterem kardeşlerim!

Hutbemize son verirken tekrar bayramınızı tebrikle, Rabbimizden bizi yakınlığına lâyık kılacak bir kurban ibadeti eda etmemize imkan vermesini, kalplerimizi, huzuruna çıkacak arı durulukta kalpler hâline getirmesi için dua ediyoruz. Yaptığımız ibadet ve dualarımızın, Arafatta, Ka’bede, Mescid-i Nebevide yapılan ibadet ve dualara iltihak ile, katında makbul kılması için yine Rabbimize yöneliyor ve dua ediyoruz. Nice bayramlara ulaşmak dilek ve temennilerimizle.

IGMG İrşad Başkanlığı

[supsystic-social-sharing id="1"]